biçme ile cümle
biçme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Mesela, muhafaza etme gibi durumları incelemek, bunlara değer biçmek için.De exemplu pentru a evalua starea de conservare. Priviți fața Madonei din
Mesela, muhafaza etme gibi durumları incelemek, bunlara değer biçmek için.주로 보존상태에 대해 연구를 했죠.
Mesela, muhafaza etme gibi durumları incelemek, bunlara değer biçmek için.Mojou úlohou bolo napríklad posúdiť stav ich zachovania. Pozrite sa na tvár
Mesela, muhafaza etme gibi durumları incelemek, bunlara değer biçmek için.Nos, hogy meghatározzam a restaurálás állapotát. Itt láthatják az arcot a
Mesela, muhafaza etme gibi durumları incelemek, bunlara değer biçmek için.Par exemple, évaluer l'état de conservation.
Mesela, muhafaza etme gibi durumları incelemek, bunlara değer biçmek için.Seperti yang terlihat di sini
Mesela, muhafaza etme gibi durumları incelemek, bunlara değer biçmek için.Tu vidite obraz "Marije na stolu".
Mesela, muhafaza etme gibi durumları incelemek, bunlara değer biçmek için.Wat deed ik? Ik evalueerde bijvoorbeeld de staat van bewaring.
Mesela, muhafaza etme gibi durumları incelemek, bunlara değer biçmek için.За да имам достъп, например, до консервация. Вижте тук лицето на
Mesela, muhafaza etme gibi durumları incelemek, bunlara değer biçmek için.Например, я оценивал состояние сохранности полотен.
Mesela, muhafaza etme gibi durumları incelemek, bunlara değer biçmek için.Ну, щоб оцінити, наприклад, стан збереженості. Погляньте на обличчя з картини
Mesela, muhafaza etme gibi durumları incelemek, bunlara değer biçmek için.את מצב השימור. תראו כאן את פני
Mesela, muhafaza etme gibi durumları incelemek, bunlara değer biçmek için.حالة الحفظ. نرى هنا وجه
Mesela, muhafaza etme gibi durumları incelemek, bunlara değer biçmek için.ラファエロの『小椅子の聖母』の顔に 紫外線をあてると
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Ai xem gió sẽ không gieo ; ai xem mây sẽ không gặt .
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Ai xem gió sẽ không gieo; ai xem mây sẽ không gặt.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.A ki a szelet nézi, nem vet az; és a ki sûrû fellegre néz, nem arat.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Als u steeds blijft wachten op de beste omstandigheden, krijgt u nooit iets gedaan.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Celui qui observe le vent ne sèmera point, et celui qui regarde les nuages ne moissonnera point.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Chi bada al vento non semina mai e chi osserva le nuvole non miete
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Cine se uită după vînt, nu va sămăna, şi cine se uită după nori, nu va secera.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.El que observa el viento no sembrará, y el que se queda mirando las nubes no segará
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.En vindspejare får aldrig så, och en molnspanare får aldrig skörda.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Joka tuulta tarkkaa, ei kylvä; ja joka pilviä pälyy, ei leikkaa.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Kdor pazi na veter, ne bo sejal, in kdor gleda na oblake, ne bo žel.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Kdo šetří větru, nebude síti; a kdo hledí na husté oblaky, nebude žíti.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.풍세를 살펴보는 자는 파종하지 아니할 것이요 구름을 바라보는 자는 거두지 아니하리라
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Kto upatruje wiatr, nigdy nie będzie siał; a kto się przypatruje obłokom, nie będzie_żął.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Man får aldrig sået, når man kigger efter Vinden, og aldrig høstet, når man ser efter Skyerne.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Quem observa o vento, não semeará, e o que atenta para as nuvens não segará.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Siapa menunggu sampai angin dan cuaca sempurna, tak akan menanam dan tidak pula memetik hasilnya
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Ten, kto pozoruje na vietor, nebude siať, a kto hľadí na oblaky, nebude žať.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Wer auf den Wind achtet, der sät nicht; und wer auf die Wolken sieht, der erntet nicht.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Οστις παρατηρει τον ανεμον, δεν θελει σπειρει και οστις θεωρει τα νεφη, δεν θελει θερισει.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Кто наблюдает ветер, тому не сеять; и кто смотрит на облака, томуне жать.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.Преди да се помрачи слънцето и светлината, луната и звездите, И да се върнат облаците подир дъжда;
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.שמר רוח לא יזרע וראה בעבים לא יקצור׃
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.من يرصد الريح لا يزرع ومن يراقب السحب لا يحصد.
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.看 風 的 必 不 撒 種 . 望 雲 的 必 不 收 割
Rüzgarı gözeten ekmez, Bulutlara bakan biçmez.看風 的 必不撒種 . 望雲 的 必不 收割
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.De oogst is voorbij; de zomer loopt ten einde en wij zijn niet gered.
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar."Die Ernte ist vergangen, der Sommer ist dahin, und uns ist keine Hilfe gekommen."
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Elmult az aratás, elvégzõdött a nyár, és mi nem szabadultunk meg!
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.E' passata la stagione della messe, è finita l'estate e noi non siamo stati soccorsi
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Ha pasado la siega, se ha acabado el verano, y nosotros no hemos sido salvos
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.추수할 때가 지나고 여름이 다하였으나 우리는 구원을 얻지 못한다 하는도다
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Kornhøsten er forbi, frukthøsten er til ende, men vi er ikke frelst.
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Kornhøst er omme, Frugthøst endt, og vi er ej frelst!
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.La moisson est passée, l`été est fini, Et nous ne sommes pas sauvés!
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.„Minila je žetev, konec je poletju, in mi nismo rešeni!“
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Mùa gặt đã qua , mùa hạ đã hết , mà chúng_ta chưa được cứu_rỗi !
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Mùa gặt đã qua, mùa hạ đã hết, mà chúng ta chưa được cứu rỗi!
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Ohi on elonaika, lopussa kesä, mutta ei ole meille apua tullut.
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Passou a sega, findou o verão, e nós não estamos salvos.
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Pominęło żniwo, skończyło się lato, a myśmy nie wybawieni.
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Pominula žeň, dokonalo se léto, a my nejsme vyproštěni.
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.,,Secerişul a trecut, vara s'a isprăvit, şi noi tot nu sîntem mîntuiţi!`` -
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Skördetiden är förbi, sommaren är till ända, och ingen frälsning har kommit oss till del.
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Umat Israel berseru, "Musim menuai dan musim kemarau kini sudah lewat, tapi kita belum juga selamat.
‹‹Ürün biçme zamanı geçti, Yaz sona erdi, Biz ise kurtulmadık›› diye haykırıyorlar.Žatva prešla, skončilo sa leto, a my nie sme zachránení!
İlgili Sayfalar