bezelye ile cümle
bezelye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İki erkek kardeş iki bezelye tanesi kadar benzer.The two brothers are as like as two peas.
İkizler bir zarftaki iki bezelye kadar benzerler.The twins are as alike as two peas in a pod.
İkiz kız kardeşler bir zarftaki iki bezelye kadar benziyorlar.The twin sisters are alike as two peas in a pod.
İkiz erkek kardeşler iki bezelye kadar benzer.The twin brothers are as like as two peas.
Şu ikizler bezelyedeki iki tane gibi benziyorlar.Those twins look like two peas in a pod.
Bugün sis bezelye çorbası kadar kalındı.Today the fog is as thick as pea soup.
Tabakta bir parça piliç, bir patates ve biraz yeşil bezelye vardı.On the plate was a piece of chicken, a potato and some green peas.
Hiç bezelye istemiyorum.I don't want any beans.
Bezelyeyi uzatır mısın?Would you pass the peas?
Bezelyeyi uzatır mısın, Tom?Would you pass the peas, Tom?
Yeşil bezelyeden hoşlanmam.I don't like green peas.
Tom ve Ken, bir kapsüldeki bezelyeler gibidirler.Tom and Ken are like peas in a pod.
Dün büyük bir kase bezelye çorbası yedim.I ate a large bowl of pea soup yesterday.
Deneylerinden birinde doktor Woyzeck'e bundan böyle sadece bezelye yemesi gerektiğini söyler.At one of these experiments, the Doctor tells Woyzeck that he must eat nothing but peas.
Aynı anda iki bezelye atar.Two Biers for Two.
Yemeklik baklagiller de (bakla, mercimek, bezelye, nohut) nişasta bakımından zengindir.And about the rich, the advantage that they have over the poor, their richness.
Üzerinde ne mercan, ne alg büyümektedir, bezelye çorbası gibidir.There's no coral, algae growing on it, and the water's pea soup.
Australopithecus'un bezelye boyutlarında minik bir beyni vardı.Australopithecus had a tiny little pea brain.
Karnını incelediğimde bir tümör olduğunu gördüm bir bezelye kadar küçük, fakat burda ve ordaWhen I checked your peritoneum, you had tumors. It looked like some peas thrown around.
Bunda da bezelye, küçük doğranmış haşlanmış havuç ve patates, kornişon ve mayonez bulunuyor.It contains peas, finely chopped boiled carrots and potatoes, gherkins and mayonnaise.
Hay, yonca, tahıl, bezelye ve mısır ile desteklenmiş ana yem bitkisidir.Hay is the main forage crop, supplemented by alfalfa, cereals, peas and corn.
Bezelye çorbası ve pişmiş fasülye nabızun büyümesindeki büyük üretim süreçleridir.Peas soup, and baked beans are large production processes from pulse growth.
M3N@C80 bezelye tanelerinin elektron mikroskopi görüntüleri. peapods.Electron microscopy images of M3N@C80 peapods.
Bezelye püresi ile servis edilmiş fish and chipsPlated fish and chips served with mushy peas
C. rhomboideum'un olgun meyveleri bezelye şeklinde ve büyüklüğündedir.It is best identified by its rhomboidal to elliptically-shaped leaves.
Kkanpung saeu tatlı sos, bezelye, havuç, yeşil soğan ve kırmızı biber ile servis edilir.Kkanpung saeu is served with a sweet sauce, peas, carrots, green onions and red chilli peppers.
Gri bezelye, büyük gri bezelyeden yapılan bir Letonya atıştırmalığıdır.Grey peas is a Latvian snack made from large grey peas.
Khoresh e qeyme : Bölünmüş bezelye, patates kızartması ve kuru kireç ile güveç.Khoresh e qeyme: Stew with split peas, French fries, and dried lime.
En yaygın sebzeler şalgam, domates, turp, soğan, bezelye, kırmızı biber ve salatalıktır.The most common vegetables are turnips, tomatoes, radishes, onions, peas, red peppers and cucumbers.
Baklagiller kuru bezelye, bakla, nohut, mercimek ve acı bakla ile sınırlıydı.Legumes were limited to dried peas, fava beans (broad beans), chickpeas, lentils, and Lupines.
O bezelyeler serpiştirmiş.Sie streute Erbsen.
Yemeklik baklagiller de (bakla, mercimek, bezelye, nohut) nişasta bakımından zengindir.Un polyèdre noble (en) est à la fois isoédrique (en) (faces égales) et isogonal (de coins égaux).
Bezelye de tıpkı diğer baklagillerde olduğu gibi insan gıdası olarak kullanılır.Cet ordonnancement est valable pour l'homme comme pour d'autres vertébrés.
Aynı anda iki bezelye atar.Repetidora: Dispara dos guisantes a la vez.
Hem zombilere bezelye atabilirler hem de zombileri engellerler.Ellos necesitan detener a los zombies.
Bezelye bitkisi çok eski çağlardan beri yetiştirilmektedir.La apicultura se practica en Kornos desde tiempos antiguos.
Bazı bezelyeler de parşömen denilen sert tabaka bulunmaz.Tampoco no faltan algunos elementos ornamentales que hacen referencia al trigo.
Deneylerinden birinde doktor Woyzeck'e bundan böyle sadece bezelye yemesi gerektiğini söyler.Per un esperimento, il dottore comanda a Woyzeck di non mangiare nient'altro che piselli per un lungo periodo.
Bununla birlikte taze bezelyeyi sindirmek daha kolaydır.È consigliabile inoltre sostituire la merenda pomeridiana con della frutta fresca.
Aynı anda iki bezelye atar.Откладывают одновременно по два яйца.
Mendel, bezelyelerle yaptığı çaprazlama deneylerinde bu bitkinin kalıtımını incelemiştir.Лила пробует добытый ими космический мёд.
Bezelye haşlandıktan sonra kabuğundan çıkartılmalıdır.Перед употреблением с плодов нужно удалять кожицу.
Lakabı Chicharito (küçük bezelye)'dir.وهو بالسريانية «زكورتا» أي صغير.
Bezelye adlı lezzetli ve çok besleyici sebzeyi ilkbaharda ve yazın verir.يستخدم لتخصيبه أي مخصب عضوي سائل في الخريف والربيع .
Bezelye pek çok yemekte ve çorbalarda kullanılır.É servido muito quente, em pratos de sopa.
Herekleme Sırık bezelye gibi çeşitler desteklenmeye gerek duyar.Jako pnącze potrzebuje jakiejś podpory.
Hem zombilere bezelye atabilirler hem de zombileri engellerler.Potrafią wykonać śmierdzącego potwora, a także rzucać dynamitem.
Lakabı Chicharito (küçük bezelye)'dir.Lilla Lasse (Lasse är liten).
Bununla birlikte taze bezelyeyi sindirmek daha kolaydır.På så vis är det lättare att få tag på fräscha disketter.
Bezelye bitkisi çok eski çağlardan beri yetiştirilmektedir.Cukrová řepa byla pěstována jako krmivo již od antických dob.
Bu çeşit bezelyeler, 10 cm. boylanmasından başlayarak hereklerle desteklenmelidir.5 cm, jelikož tito štíři rádi hrabou.
Lakabı Chicharito (küçük bezelye)'dir.Kartusiaani (Chartreux) on kissarotu.
Bezelye bitkisi çok eski çağlardan beri yetiştirilmektedir.Το φυτό καλλιεργούνταν από τα αρχαία χρόνια.
Bezelye bitkisi çok eski çağlardan beri yetiştirilmektedir.Storfrugtet røn har været dyrket helt siden oldtiden.
Bezelye bitkisi çok eski çağlardan beri yetiştirilmektedir.Morbær har vært dyrket siden oldtiden.
Bezelye Çiçeği (Peri) Helen Westcott ...Tony, si Pembersih Jendela Helen Broderick ...
Bununla birlikte taze bezelyeyi sindirmek daha kolaydır.Tốt nhất là ăn trái cây tươi.
Yemeklik baklagiller de (bakla, mercimek, bezelye, nohut) nişasta bakımından zengindir.一飯の恩にも睚眦(がいさい)の恨みにも必ず報いる人物。
Bezelye bitkisi çok eski çağlardan beri yetiştirilmektedir.羊はかなり昔から飼育されていた。
Toprak Bezelye bitkisi, toprak yönünden fazla seçici değildir.栽培は簡単で、比較的土を選ばない。