Beynin yapısı karmaşıktır.Структура мозга сложна.
Senin beynin yıkanmış.Твой мозг промыт.
Kitaplar beynin çocuklarıdır.Книги - это дети мозга.
Hydra onu kurtarmış, beynini yıkamış ve suikastçı yapmıştır.«Гидра» поймала её и промыла ей мозги.
Aslında biz onun sadece beynini görebiliyoruz.Лишь в нашем мозгу она начинает жить.
Bir gün Yang'ı kandırıp beynini çıkarmak ve kendi beynini yerleştirmektir.Атакуя душит свою жертву, прогрызает череп и высасывает из него мозг.
Buna göre düşünce, ilkin insan beyninde ortaya çıkar.Человек в этом состоянии существует вблизи сознания.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Они показали, что даже во время сна в мозге имеется некая активность.
Bu yüzden beynin "beyaz madde"sidir.هذه هي الدماغ "المادة البيضاء".
Gawker bu durumu “/b/‘yi okumak beyninizi eritecektir.” diyerek esprili bir şekilde açıklamıştır.كما قال موقع غوكر مازحاً ان "قراءة منتدى /b/ ستذيب دماغك".
Buna göre düşünce, ilkin insan beyninde ortaya çıkar.في الإنسان نجده بدائي.
Aslında biz onun sadece beynini görebiliyoruz.ثم يفحص ثم الدماغ في موقعه.
Orta beyin beyin kabuğunun altında ve art beynin üstünde bulunur, bu yüzden beynin ortasına yakındır.يقع الدماغ المتوسط تحت القشرة المخية وفوق الدماغ الخلفي، مما يجعل الدماغ المتوسط يقع بالضبط في مركز الدماغ.
Beynin kasılmaları o kadar belirgindi ki daha aracımdan inmeden, kafasındaki yarayı fark ettim.أنا أول مرة لاحظت الجرح على رأسه قبل أن إأترجل من عربتي، نبضات الدماغ تبدو واضحة للغاية.
Beynin oksijensiz kalması sonucu olabileceği düşünülmektedir.يحدث الإغماء نتيجة فقدان وصول الأوكسجين إلى الدماغ.
Yüksek kafa içi basıncı beynin sıkışmasına yol açar ve beyin hasarı ve diğer komplikasyonlara neden olur.قد يتسبب الضغط المرتفع داخل القحف الدماغي إلى الضغط على الدماغ, مما يؤدي إلى تلف في نسيج الدماغ ومضاعفات أخرى.
İnsan beyninde dil işlevleri için özel alanlar mevcuttur.القدرة اللغوية البشرية موجودة في المخ.
Örneğin bisikleti sürmeyi öğrenirken, öğrenme işlevi beynin kontrolündedir.على سبيل المثال إنّ دراسة الدماغ في نطاق العلم، ولكن دراسة العقل هي في نطاق الفلسفة.
Tilki Andrei, sniper tüfeğiyle Raskoln'un kafasına sıkar ve beyninde ciddi hasarlar oluşmasına yol açar."طلقة كرونلين" هي عبارة عن جرح من طلقة سريعة للغاية في الرأس تتسبب في نزع الأحشاء من الدماغ.
Neokorteks insan beyninin kütlesinin yaklaşık %76’sını oluşturur.Nos humanos é de aproximadamente o 76 % do volume do cérebro.
Aslında biz onun sadece beynini görebiliyoruz.Tudo que é preciso é o cérebro.
Fakat sesin beynin içindeymişcesine bilinen ses gibi işitildiği söylenir.Deus sabe o que se estava a passar através do seu cérebro.
Takma adı "Albay" Alaska'nın hazırladığı şakaların ardındaki stratejik beyninden gelir.Obtém seu apelido por ser o mentor estratégico por trás dos esquemas que Alasca inventa.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Elas revelam que, mesmo durante o sono, todas as partes do cérebro mostram-se com algum nível de atividade.
Kişi bu düşünce, dürtü ve düşlemlerin kendi beyninin bir ürünü olduğunun farkındadır.Mal sabe a sonhadora e valente, Luna, que esse passado também é seu.
Dutschke'nin beynindeki hasar hayati önem taşıyordu.A bomba propulsora do Dushkin estava causando problemas consideráveis.
Vücut ısısı beynin hipotalamus bölgesindeki ısı düzenleme merkezi tarafından kontrol edilir.Este valor é controlado pelo centro termorregulador do corpo no hipotálamo.
Aslında biz onun sadece beynini görebiliyoruz.Normaal ziet men enkel haar hoofd.
Pozitronik beynin önemli noktası ise , robotları kırılgan yapmak oldu .Daarnaast bedacht hij het Positronisch brein van de robot.
Başkalarının beynini kontrol eder.Kon gedachten van anderen beheersen.
Ve annesinin beyninden Giles ile birlikte gençken birlikte olduklarını okumuştur.Nadat zijn ouders scheidden woonde Joss Whedon in zijn jeugd samen met zijn moeder.
İkinci kraniyal sinir, tam bir çevresel sinir değildir, fakat ara beynin bir parçasıdır.Twee derde van de zenuwcellen bevindt zich niet in de hersenen, maar in de vangarmen.
Beynin geri kalanı da tedaviden zarar görebilir.De reflex kan ook door medicijngebruik negatief worden beïnvloed.
Başkalarının beynini kontrol eder.Kontroluje umysły innych.
Gawker bu durumu “/b/‘yi okumak beyninizi eritecektir.” diyerek esprili bir şekilde açıklamıştır.Portal Gawker.com stwierdził, że „czytanie /b/ rozpuści ci mózg”.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Ukazują, że nawet w trakcie snu wszystkie części mózgu wykazują pewien poziom aktywności.
Beyninizi bu tür sorularla meşgul etmeyin.Nie trzymajcie strachu w waszych umysłach.
"Tıkladığınız Sizin Beyniniz".Niszczysz swój umysł."
Norman, oğlu Harry'nin beynini yıkayarak etkisiz hale getirmiştir.Cała sytuacja rozwściecza wuja Harry’ego.
Aslında biz onun sadece beynini görebiliyoruz.W serialu widzimy tylko jego głowę.
Başkalarının beynini kontrol eder.Han äger förmågan att kontrollera andra människors hjärnor.
Buna göre düşünce, ilkin insan beyninde ortaya çıkar.Eller finns "Alma" bara inuti huvudpersonens egen hjärna?
Aslında biz onun sadece beynini görebiliyoruz.Hon ses som gruppens hjärna.
Nucleus accumbens: Beynin ödül merkezi olarak da bilinir.Nucleus accumbens utgör en del av belöningssystemet.
Aynı zamanda beynin iskemik nekrozunda, koagülasyon nekrozu yerine görülür.Hellre vill jag att han skall finna mig hava mera inom revbenen än kål.
Takma adı "Albay" Alaska'nın hazırladığı şakaların ardındaki stratejik beyninden gelir.Його прізвисько Полковник, тому що він є стратегічним «мозком» усіх махінацій, які вигадує Аляска.
Aslında biz onun sadece beynini görebiliyoruz.Їх добре видно на основі головного мозку.
Rise ise beyninden hasar aldığı için ameliyata alındı.Він починає непокоїтись через те, що операція могла зашкодити його мозку.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Вони показали, що навіть під час сну в мозку є якась активність.
Ve beynini masanın üzerindeki dökülen bir kutu süte benzetirler.Також його третє око визирає зі сміттєвої корзини біля столу.
Bu durum beynin şekersiz kalmasına bağlı olarak ortaya çıkar.Внаслідок цього сумарний процес незворотний за клітинних умов.
Gawker bu durumu “/b/‘yi okumak beyninizi eritecektir.” diyerek esprili bir şekilde açıklamıştır.Gawker.com jednou prohlásil: "ze čtení /b/ se vám roztaví mozek".
Davasında Gramsci'nin savcısı ünlü "Yirmi yıl bu beynin işlemesini durdurmalıyız" ifadesini kullandı.Při soudním procesu se státní žalobce nechal slyšet: „Na dvacet let musíme zastavit tento mozek“.
Beynin duyu merkezi olduğunu söylemiştir.Také on pokládal za centrum duševní činnosti mozek.
Aslında biz onun sadece beynini görebiliyoruz.Dále je mysl ovlivňována pouze mozkem.
Başkalarının beynini kontrol eder.Naučí se ale… ovládat mysl jiných.
Beynini emdiği insanlar akıl sağlığını kaybeder.Člověk, kterého obešel, ztrácí paměť.
Glutamat, insan beynindeki temel uyarıcı amino asit nörotransmiteridir.Glutamát je v mozku je primární excitační neurotransmiter.
Beyinsapı, beynin alt kısmıdır ve yapısal olarak medulla spinalis olarak devam eder.Mozkový kmen (latinsky truncus cerebri) je částí mozku a navazuje na páteřní míchu (medulla spinalis).
İnsan beyninde beş ana lob bulunur.Existuje pět kroků k pochopení srdce.