Bence bu canlının beyninin nasıl işlediğini çözmek, nörobilimin sınırlarını zorlayan şeylerden biri.Die Neurowissenschaft sollte erforschen, wie das Gehirn dieses Dings funktioniert.
Bence bu canlının beyninin nasıl işlediğini çözmek, nörobilimin sınırlarını zorlayan şeylerden biri.Een grensgebied zou al gaan over erachter komen hoe de hersenen van dat ding werken.
Bence bu canlının beyninin nasıl işlediğini çözmek, nörobilimin sınırlarını zorlayan şeylerden biri.Ipotizzerei che una frontiera della neuroscienza è capire come funziona il cervello di quella cosa.
Bence bu canlının beyninin nasıl işlediğini çözmek, nörobilimin sınırlarını zorlayan şeylerden biri.Jag påstår att en av frontlinjerna inom neurovetenskap är att lista ut hur hjärnan hos det djuret funkar.
Bence bu canlının beyninin nasıl işlediğini çözmek, nörobilimin sınırlarını zorlayan şeylerden biri.Jedną z takich granic jest poznanie, jak działa mózg takiego stworzenia.
Bence bu canlının beyninin nasıl işlediğini çözmek, nörobilimin sınırlarını zorlayan şeylerden biri.신경 과학의 미개척 분야 중 하나가 이것들이 어떻게 일하는지를 이해하는 것이라고 제안하고 싶어요.
Bence bu canlının beyninin nasıl işlediğini çözmek, nörobilimin sınırlarını zorlayan şeylerden biri.Postularía que una de las fronteras de la neurociencia es averiguar cómo funciona el cerebro de esa cosa.
Bence bu canlının beyninin nasıl işlediğini çözmek, nörobilimin sınırlarını zorlayan şeylerden biri.Předpokládám, že jednou z hranic neurovědy je zjistit, jak pracuje mozek těchto organismů.
Bence bu canlının beyninin nasıl işlediğini çözmek, nörobilimin sınırlarını zorlayan şeylerden biri.Saya akan menempatkan saraf tepi ini dalam ilmu saraf untuk menemukan bagaimana otaknya bekerja.
Bence bu canlının beyninin nasıl işlediğini çözmek, nörobilimin sınırlarını zorlayan şeylerden biri.Я утверждаю, что одной из таких областей является изучение работы мозга подобных существ.
Bence bu canlının beyninin nasıl işlediğini çözmek, nörobilimin sınırlarını zorlayan şeylerden biri.אני מציג עמדה שטוענת שחזית אחת בחקר המוח היא להבין איך עובד המוח של הדבר הזה.
Bence bu canlının beyninin nasıl işlediğini çözmek, nörobilimin sınırlarını zorlayan şeylerden biri.وأود أن أقول أن أحد حدود عمل الأعصاب هو اكتشاف كيف يعمل دماغ هذا الشيء
Bence bu canlının beyninin nasıl işlediğini çözmek, nörobilimin sınırlarını zorlayan şeylerden biri.一緒に考えみよう。少数の神経細胞でたくさんの処理を行うには どうすればいいのか?
Bence bu, sinek beyninin bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini gösteren büyüleyici bir davranış.Det tycker jag är helt fascinerade och det visar hur fort flugans hjärna kan bearbeta information.
Bence bu, sinek beyninin bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini gösteren büyüleyici bir davranış.Dit fascinerende gedrag laat zien hoe snel vliegenhersenen informatie kunnen verwerken.
Bence bu, sinek beyninin bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini gösteren büyüleyici bir davranış.Ein faszinierendes Verhalten, das zeigt, wie schnell die Fliege Informationen verarbeitet.
Bence bu, sinek beyninin bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini gösteren büyüleyici bir davranış.저는 이 비행이 파리의 뇌가 정보를 얼마나 빨리 처리할 수 있는지 보여주는 매력적인 행동이라고 생각합니다
Bence bu, sinek beyninin bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini gösteren büyüleyici bir davranış.Myslím, že to je fascinující chování, které ukazuje, jak rychle dokáže muší mozek zpracovávat informace.
Bence bu, sinek beyninin bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini gösteren büyüleyici bir davranış.Szerintem ez elképesztő viselkedés, mely megmutatja, milyen gyorsan dolgozza fel a légy agya az információt.
Bence bu, sinek beyninin bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini gösteren büyüleyici bir davranış.To fascynujące zachowanie ukazuje szybkość przetwarzania informacji przez mózg muszki.
Bence bu, sinek beyninin bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini gösteren büyüleyici bir davranış.אני חושב שזו התנהגות מרתקת שמראה כמה מהר מוחו של הזבוב יכול לעבד מידע.
Bence bu, sinek beyninin bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini gösteren büyüleyici bir davranış.وأعتقد أن هذا التصرف رائع والذي يوضح مدى سرعة دماغ الذبابة في معالجة المعلومات
Bence bu, sinek beyninin bilgiyi ne kadar hızlı işlediğini gösteren büyüleyici bir davranış.情報を処理しているかを示す 興味深い動きだ では飛行だけど -- 飛ぶには何が必要かな?
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.A tak je tady jedna věc, která mne žene k porozumění lidské povahy, a tohle mi to připomíná.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Et il y a une chose qui me pousse à chercher à comprendre la nature humaine et ça me fait penser à ceci :
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Há mais uma coisa que me faz prosseguir na minha compreensão da natureza humana, e isto recorda-me disso.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Jest jedna rzecz, która każe mi dążyć do zrozumienia natury ludzkiej i to zdjęcie mi to przypomina.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Y hay una cosa que me hace perseguir mi comprensión de la naturaleza humana, y esto me recuerda eso.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Zaradi ene stvari hočem razumeti človeško naravo in to je me spomnilo nanjo.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Има едно нещо, което ме кара да търся разбиране на човешката природа, и това ме подсеща за него.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.И я стараюсь помнить об этом в моих исследованиях человеческой природы.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var. Bu bana onu hatırlatıyor.Я враховую це при вивченні людської природи, це нагадує мені про наступний приклад з життя.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var.제가 인간의 본성에 대해 연구를 계속하게 되는 이유가 있습니다.
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var.כך שיש דבר אחד שדוחף אותי להבין את הטבע האנושי,
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var.لذا هناك شيء واحد هذا يجعلني أواصل محاولة فهم الطبيعة البشرية،
Beni, insan beynini anlamaya sevk eden bir şey var.理解したいと 私を突き動かす理由は この写真が表しています
Benim dil konusuna olan ilgim, dilin insan beynine açılan bir pencere olmasıyla, sınırlı.인지과학자입니다. 저는 언어 그 자체에 관심이 있다기보단 사람 마음의 창이 되는 수단으로서의 언어에 관심이 있죠. 언어는 핵심적인 주제 중에 하나입니다.
Ben sadece şunu istedim, karmaşıklığı kullanarak ve beynin teknolojisini, insan beyninin.Am vrut doar să folosesc complexitatea şi tehnologia creierului uman.
Ben sadece şunu istedim, karmaşıklığı kullanarak ve beynin teknolojisini, insan beyninin.Ho solo voluto farlo, usando la complessità e la tecnologia del cervello, del cervello umano.
Ben sadece şunu istedim, karmaşıklığı kullanarak ve beynin teknolojisini, insan beyninin.Ich wollte einfach die Komplexität und Technologie des menschlichen Gehirns dazu nutzen.
Ben sadece şunu istedim, karmaşıklığı kullanarak ve beynin teknolojisini, insan beyninin.J'ai juste voulu utiliser la complexité et la technologie du cerveau, du cerveau humain.
Ben sadece şunu istedim, karmaşıklığı kullanarak ve beynin teknolojisini, insan beyninin.Jedynie dzięki złożoności i technologii ludzkiego mózgu.
Ben sadece şunu istedim, karmaşıklığı kullanarak ve beynin teknolojisini, insan beyninin.전 그저 인간의 뇌가 지닌 복잡성과 그에 관련된 기술을 이용하고 싶었습니다.
Ben sadece şunu istedim, karmaşıklığı kullanarak ve beynin teknolojisini, insan beyninin.Solo quería usar la complejidad y la tecnología del cerebro, del cerebro humano.
Ben sadece şunu istedim, karmaşıklığı kullanarak ve beynin teknolojisini, insan beyninin.Мне хотелось использовать богатые возможности человеческого мозга.
Ben sadece şunu istedim, karmaşıklığı kullanarak ve beynin teknolojisini, insan beyninin.Просто исках да използвам сложността и технологията на мозъка, на човешкия мозък.
Ben sadece şunu istedim, karmaşıklığı kullanarak ve beynin teknolojisini, insan beyninin.רק רציתי, באמצעות המורכבות והטכנולוגיה של המוח, המוח האנושי.
Ben sadece şunu istedim, karmaşıklığı kullanarak ve beynin teknolojisini, insan beyninin.أردت فقط، باستخدام التعقيد والتكنلوجيا العقليه ، لعقل الإنسان.
Ben sadece şunu istedim, karmaşıklığı kullanarak ve beynin teknolojisini, insan beyninin.利用してみようと思いました そこでホワイトノイズを使いました
Beyin daha iyi olsa bile beynin neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu anlayacak bir mekanizması yok.Creierul nu are nici un mecanism sa faca diferenta intre ce e relevant si ce nu.
Beyin daha iyi olsa bile beynin neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu anlayacak bir mekanizması yok.El cerebro no tiene mecanismo alguno para saber lo que es relevante o menos relevante.
Beyin daha iyi olsa bile beynin neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu anlayacak bir mekanizması yok.Même si le cerveau est meilleur, le cerveau n'a aucun mécanisme pour savoir ce qui est pertinent ou pas.
Beyin daha iyi olsa bile beynin neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu anlayacak bir mekanizması yok.nawet jeśli mózg jest lepszy, nie ma on mechanizmu, który rozróżnia co jest bardziej istotne lub mniej.
Beyin daha iyi olsa bile beynin neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu anlayacak bir mekanizması yok.Ο εγκέφαλος δεν έχει μηχανισμό να γνωρίζει τι είναι σχετικό ή λιγότερο σχετικό ...
Beyin daha iyi olsa bile beynin neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu anlayacak bir mekanizması yok.Дори и мозъкът да е по-добър, той няма механизъм, с който да различава кое е съществено и кое не е.
Beyin daha iyi olsa bile beynin neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu anlayacak bir mekanizması yok.脳には、何が適切で、何がそうではないかを 識別する機能はない。 それは、知性の問題だ。
Beyin esnekliğiyle birlikte, beynin az çok sabitlenmiş olduğu düşünülüyordu.20年ほど前までは すべての神経の接続の総数は 成人した後には
Beyin esnekliğiyle birlikte, beynin az çok sabitlenmiş olduğu düşünülüyordu.Az agyról úgy tudtuk, hogy többé-kevésbé fix.
Beyin esnekliğiyle birlikte, beynin az çok sabitlenmiş olduğu düşünülüyordu.Como a plasticidade cerebral. Julgava-se que o cérebro era mais ou menos fixo.
Beyin esnekliğiyle birlikte, beynin az çok sabitlenmiş olduğu düşünülüyordu.Concernant la plasticité cérébrale, on pensait que le cerveau était plus ou moins figé.