Ana içeriğe geç
Sözlük

beyinde ile cümle

beyinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Gittikçe, beyinde daha fazla cinsiyet farkı keşfediyoruz.И мы обнаруживаем всё больше и больше гендерных различий в мозгах.
Gittikçe, beyinde daha fazla cinsiyet farkı keşfediyoruz.И откриваме все повече и повече разлики между мозъците на двата пола.
Gittikçe, beyinde daha fazla cinsiyet farkı keşfediyoruz.І ми знаходимо все більше і більше гендерних відмінностей в мозку.
Gittikçe, beyinde daha fazla cinsiyet farkı keşfediyoruz.ואנו מוצאים עוד ועוד הבדלי מגדר במוח.
Gittikçe, beyinde daha fazla cinsiyet farkı keşfediyoruz.ولقد وجدنا العديد و العديد من الإختلافات فيما بين النوعين بالمخ
Gittikçe, beyinde daha fazla cinsiyet farkı keşfediyoruz.我地從大腦中發現越來越多性別上嘅差異
Görünen o ki, Alzheimer hastalığı beyindeki glikoz kullanımının aşırı düşük olmasıyla ortaya çıkıyor.Bây giờ hóa ra rằng với bệnh Alzheimer thì có lượng đường glucose lớn trong não bị thiếu hụt.
Görünen o ki, Alzheimer hastalığı beyindeki glikoz kullanımının aşırı düşük olmasıyla ortaya çıkıyor.Det visar sig att vid Alzheimers så är det en stor brist i hjärnans förbrukning av glukos.
Görünen o ki, Alzheimer hastalığı beyindeki glikoz kullanımının aşırı düşük olmasıyla ortaya çıkıyor.Det viser sig at med Alzheimers, er der et kæmpestort underskud af udnyttelsen af glukose i hjernen.
Görünen o ki, Alzheimer hastalığı beyindeki glikoz kullanımının aşırı düşük olmasıyla ortaya çıkıyor.In caso di Alzhemeir, c'è un deficit nell'impiego di glucosio nel cervello.
Görünen o ki, Alzheimer hastalığı beyindeki glikoz kullanımının aşırı düşük olmasıyla ortaya çıkıyor.Kiderült, hogy az Alzheimer-kór esetében nagy probléma van az agy glükózfelhasználásával.
Görünen o ki, Alzheimer hastalığı beyindeki glikoz kullanımının aşırı düşük olmasıyla ortaya çıkıyor.이제 알츠하이머 질환의 경우 뇌의 포도당 활용에 장애가 있다는 것이 밝혀졌습니다.
Görünen o ki, Alzheimer hastalığı beyindeki glikoz kullanımının aşırı düşük olmasıyla ortaya çıkıyor.Nu blijkt dat bij Alzheimer er een enorm tekort in glucosegebruik is in de hersenen.
Görünen o ki, Alzheimer hastalığı beyindeki glikoz kullanımının aşırı düşük olmasıyla ortaya çıkıyor.Okazuje się, że w tej chorobie występuje ogromny deficyt glukozy w mózgu.
Görünen o ki, Alzheimer hastalığı beyindeki glikoz kullanımının aşırı düşük olmasıyla ortaya çıkıyor.Resulta que en el Alzheimer, hay un gran déficit en la utilización de glucosa en el cerebro.
Görünen o ki, Alzheimer hastalığı beyindeki glikoz kullanımının aşırı düşük olmasıyla ortaya çıkıyor.Se pare că în Alzheimer există un uriaș deficit în procesarea glucozei în creier.
Görünen o ki, Alzheimer hastalığı beyindeki glikoz kullanımının aşırı düşük olmasıyla ortaya çıkıyor.U Alzheimerovy choroby je příznačný hluboký deficit glukózy v mozku.
Görünen o ki, Alzheimer hastalığı beyindeki glikoz kullanımının aşırı düşük olmasıyla ortaya çıkıyor.Wir wissen, dass Alzheimer mit einem großen Defizit an Glukose-Stoffwechsel im Gehirn einhergeht.
Görünen o ki, Alzheimer hastalığı beyindeki glikoz kullanımının aşırı düşük olmasıyla ortaya çıkıyor.Оказва се, че при пациенти с Алцхаймер използването на глюкоза е в голям дефицит в мозъка.
Görünen o ki, Alzheimer hastalığı beyindeki glikoz kullanımının aşırı düşük olmasıyla ortaya çıkıyor.Оказывается, при болезни Альцгеймера в мозге наблюдается сильный дефицит глюкозы.
Görünen o ki, Alzheimer hastalığı beyindeki glikoz kullanımının aşırı düşük olmasıyla ortaya çıkıyor.לחולי אלצהיימר. מתברר שבאלצהיימר, יש מחסור ענק בשימוש בגלוקוז במוח.
Görünen o ki, Alzheimer hastalığı beyindeki glikoz kullanımının aşırı düşük olmasıyla ortaya çıkıyor.الآن تم اكتشاف أنه في مرض الألزهايمر هناك عجز كبير في استخدام الجلوكوز في الدماغ
Görünen o ki, Alzheimer hastalığı beyindeki glikoz kullanımının aşırı düşük olmasıyla ortaya çıkıyor.脳でのブドウ糖消費において 重大な問題が判明しました ブドウ糖消費にかけては 脳は少し貪欲です
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.A ce point, lorsqu'on étudie plus avant le cerveau on voit de remarquables progrès.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.Ale kiedy zbadamy mózg zobaczymy zdumiewający postęp.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.Als we de hersenen bekijken zien we opmerkelijke vorderingen.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.Apesar de tudo, quando olhamos para o cérebro vemos um avanço notável.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.Khi nhìn bên trong bộ não, ta thấy có một tiến bộ rõ ràng.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.이미, 우리가 뇌를 주목한다면, 참으로 놀라운 진보를 목격할 것입니다.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.Ma quando guardiamo nel cervello noi vediamo notevoli progressi.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.Schauen wir uns jedoch die Zukunft des Gehirns an, finden wir beachtlichen Fortschritt.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.Și totuși, dacă analizăm mai atent creierul, vom vedea un progres cu adevărat remarcabil.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.И всё же, когда мы посмотрим на мозг, мы видим действительно поразительный прогресс.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.И все пак, когато се вглеждаме напред в мозъка, виждаме наистина забележителен напредък.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.І тепер, коли ми подивимось на мозок, ми побачимо справді дивовижний прогрес.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.ועדיין, כשמסתכלים במוח אנו רואים התקדמות ראויה לציון.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.والآن، عندما نتطلع إلى الدماغ نرى تقدما ملحوظا حقا.
Hal böyleyken, beyinde ileri doğru baktığımızda gerçekten dikkat çekici bir ilerleme görürüz.素晴らし進歩が見られます その時点で脳は記憶できるようになっています
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Alors que dans le cerveau, on a un système qui stocke les données de façon distribuée, et c'est solide.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Das System des Gehirns dagegen speichert Daten dezentral und ist fehlertolerant.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.In de hersenen heb je een systeem waar gegevens gedistribueerd worden opgeslagen. Dat is robuust.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Invece il sistema cerebrale conserva i dati in maniera distribuita, ed è quindi robusto.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.강력한 하나의 시스템이 있습니다.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.lưu trữ dữ liệu một cách phân tán, điều đó làm cho nó thực sự mạnh mẽ
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Natomiast w mózgu mamy system rozproszonego przechowywania danych -- i jest on niezawodny.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Pe când în creier, avem un sistem care stochează datele într-un mod distribuit, și este robust.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Sin embargo, en el cerebro, se tiene un sistema que almacena los datos de forma distribuida, y es robusto.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.В той же час, мозок представляє собою систему, яка зберігає дані розподілено, і це надійно.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.Докато в мозъка имате система, която съхранява данните по разпръснат начин, и тя е здрава.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.שמאכסנת מידע בצורה מפוזרת, והיא חסינה.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.يقوم بتخزين البيانات عن طريق توزيعها ، وهذا نظام قوي.
Halbuki beyinde verileri dağınık biçimde depolayan bir sisteme sahipsiniz, ve o sağlamdır.このような脳のように働くことのできるコンピュータを作ることが
Hatırlayacaksınız, Freud beyinde bilinç ve bilinçaltını ayıran filtreler olduğundan bahsediyordu.Víme, že Freud mluvil o filtrech, které oddělují vědomí a nevědomí.
Hatırlayacaksınız, Freud beyinde bilinç ve bilinçaltını ayıran filtreler olduğundan bahsediyordu.Wiesz, Freud mówił o filtrach oddzielających świadomą i nieświadomą część umysłu.
Her bir beyinden binin üzerinde numune alıyoruz.Chúng tôi lấy khoảng 1000 mẫu từ mỗi bộ não.
Her bir beyinden binin üzerinde numune alıyoruz.De cada cerebro tomamos más de mil muestras.
Her bir beyinden binin üzerinde numune alıyoruz.Estamos a recolher mil amostras para cada cérebro.
Her bir beyinden binin üzerinde numune alıyoruz.Kami mengambil lebih dari seribu contoh untuk setiap otak.
Her bir beyinden binin üzerinde numune alıyoruz.각각의 두뇌에서는 천개가 넘는 샘플을 채취합니다.
Her bir beyinden binin üzerinde numune alıyoruz.Luăm peste o mie de eşantioane pentru fiecare creier.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod