Geri kalan on çift beyinsapından yayılır.Das Gehirn ist tief in zwei seitliche Lappen geteilt.
Bunun üzerine Bayezid İsfendiyar Beyi uyarmaya karar verdi.Um ihn zu beruhigen, lädt Hr.
Yazdı, kadın beyni yok, beyin seks organı değil.Das Gehirn besitzt ein Auge, aber keine Gehirndrüsen.
XMind, XMind Ltd. tarafından geliştirilen bir beyin fırtınası ve zihin haritalama yazılımıdır.XMind ist eine Brainstorming- und Mind-Mapping-Software, die von XMind Ltd aus Hongkong entwickelt wird.
Cemal beyin evinde durdum.Starb früh an einem Gehirntumor.
Nisan 2007'de grubun eski gitaristlerinden St. John, 51 yaşında beyin kanamasından hayatını kaybetti.Am 5. April 2007 verstarb Mark St. John im Alter von 51 Jahren an einer Gehirnblutung.
Gerçekte ise beyinde hasar görüp bir yetenek kaybına yol açmayacak bir bölge yoktur.Es gibt fast keinen Bereich des Gehirns, der bei Schädigungen keinen Verlust gewisser Fähigkeiten erfährt.
Adli tıba göre ölüm nedeni beyin kanamasıdır.Als Todesursache stellt der Gerichtsmediziner innere Blutungen fest.
Mahmudi beyi Sarı Süleyman bey tarafından 1643 yılında yeniden yaptırılmıştır.Die Burganlage wurde 1643 durch den kurdischen Fürsten Mahmudi Süleyman erbaut.
Beyin ödemi sebebiyle iki kez ameliyat oldu.Aufgrund eines Gehirntumors wurde er danach zwei Mal schwer operiert.
Beyincik ya da Cerebellum, vücudun denge organlarından biridir.Das Kleinhirn oder Cerebellum ist ein Teil des Gehirns von Wirbeltieren.
1970'te beyin kanaması nedeniyle ölmüştür.Er starb 1970 unerwartet an einer Gehirnblutung.
İnsan beynindeki 4 beyin lobundan biridir.Es gibt im menschlichen Gehirn vier dopaminerge Systeme.
Birçok değerli kumandan ve akıncı beyi öldü.Der König und viele ranghohe Adlige kamen ums Leben.
İkinci beyitteki iki mısra kafiyeli değildir.Zur Doppeldeckung fehlt jede zweite Reihe.
Kuşatmadan sonra çıkan bir olay da II. Manuel'in bir beyin kanaması geçirip felç olmasıdır.Erst nach einer Weile wird festgestellt, dass Dell Gehirnblutungen hat.
79 beyitlik bir mesnevi.Es gibt 79 apulischen Menhire.
Mühezzebüddin Mesud, Pervâneoğulları beyi.Il est le fils d'Astréos et d'Éos (ou d'Éole, le maître des Vents ) (l'Aurore).
Hans Eysenck 1997'de Londra'da beyin tümörü nedeniyle ölmüştür.Hans Eysenck est décédé d'une tumeur du cerveau dans un hospice de Londres en 1997.
Beyin hacminin 600 mL'den biraz daha az olduğu belirlenmiştir.Le volume du cerveau est d'un peu moins de 600 cm3.
Altun Tamgan Tarkan Yazıtı, bir Göktürk beyi olan Altun Tamgan Tarkan adına dikilmiştir.Elle fait du terme un usage littéraire qui marquera la postérité, au même titre que le terme rabutinade.
Beyin fırtınası, tek başına veya bir grupla yapılabilir.Une chasse à l'orage peut se pratiquer en solo ou en groupe.
Beyin tümörleri tanısında X ışınlarını kullanmıştır..Il a utilisé les rayons X pour le diagnostic des tumeurs cérébrales.
Ardından bir başına yola koyulur, Kalmuk beyinin beldesine varır.Puis on introduit un pied de cuve (ou levain) au moût.
7 Ekim 1939), Amerikalı beyin ve sinir cerrahı ayrıca modern beyin cerrahisinin öncüsüdür.Le 21 février 1902, il devient le premier chirurgien américain à opérer une tumeur du cerveau.
Cemal beyin evinde durdum.Voyage au centre du cerveau.
1963'te Cihangir’deki evinde beyin kanamasından öldü.Il meurt d'une hémorragie cérébrale chez lui à Cihangir en 1963.
Ün kazanmadan önce, beyin eğitimi oyunları serisi yapan bir yapımcıdır.Quand on est amoureux, le cerveau active des systèmes de récompense.
Muhtamelen beyinleri küçüktü.Le cerveau est minuscule.
Acele edin, yoksa beyin zarının zarar görme ihtimali var" demişti.Votre domesticité échoue, son accès cérébral à Du-Dehors connaît l'inaptitude."
Kitabe aşağıda yazmaktadır: Marmaray yönündeki kitabe, Şair Şakir tarafından 9 beyit olarak yazılmıştır.La sourate At-Tawba (arabe : سورة التوبة, Le Repentir) est la 9e sourate du Coran.
Gözler hatta beyinden büyüktür.Les yeux sont grands à très grands par rapport à la tête.
Beyin burundan sokulan bir kanca yardımıyla ezilerek burun deliğinden çıkarılırdı.La victime aurait eu le cerveau dévoré par quelque chose de l'intérieur.
Dendirik dalların dinamik yapıları Beyin plastisitesinde önemli rol oynamaktadır.Le lobe pariétal du cerveau joue un rôle important dans la perception de l'espace.
Bunların arasında da omuriliği sarsıntı ve darbelerden koruyan beyin-omur ilk sıvısı (BOS) bulunur.Parmi les autres étoiles du Bélier, on trouve entre autres Mesarthim (γ) et Botein (δ).
Sen ne biçim zebani beyisin, çıplak götünle bile bir kirpi öldüremezsin.Quelle sorte de noble chevalier au diable es-tu, si tu ne sais pas tuer un hérisson avec ton cul nu ?
İşkodra beyinden ise bir yardım gelmemiştir.Aucun clan en dehors d'Allah ne fut là pour le secourir, et il ne pût se secourir lui-même.
Anlatıldığına göre Beyin iki oğlu olmuştur.Elle voulait m'apprendre que les gens ont deux faces.
1396'da attan düşmesi sonucu şiddetli bir beyin sarsıntısı geçirdi.En 1691, il y mourut d'un accident vasculaire cérébral.
Uyuma süresince, beyin hiçbir anda olmadığı kadar etkindir.Mientras dormimos, el cerebro está más activo que en ningún otro momento.
Beyin kafanın içindedir.El cerebro está dentro de la cabeza.
Normalde, kişi uyanıkken beyin dalgaları düzenli bir ritim gösterir.Normalmente, cuando un individuo está despierto, las ondas cerebrales muestran un ritmo regular.
Altun Tamgan Tarkan Yazıtı, bir Göktürk beyi olan Altun Tamgan Tarkan adına dikilmiştir.Facultad que fue cumplida por el decreto que lleva el nombre de: Decreto.
Elvira, Zulma ve Haly Mustafa Beyi hala bir deli "pappataci" gibi bulurlar.Elvira, Zulma y Haly encuentran al bey todavía actuando como un loco pappataci.
Beyin yapısındaki bu farklılıkların cinsel yönelimle de bağlantılı olduğu rapor edilmiştir.También se han registrado diferencias de la estructura del cerebro según la orientación sexual.
Sen ne biçim zebani beyisin, çıplak götünle bile bir kirpi öldüremezsin.¿Qué clase de caballero del demonio eres que no puedes matar un erizo con tu culo desnudo?
Beyin ölümü geliştiği an solunum durmuş ve ölüm gerçekleşmiştir.La sangre dejaba de llegar al cerebro y la muerte se producía de manera inmediata.
Kişi uykuya daldığındaysa beyin dalgaları yavaşlar ve daha az düzenli olur.Cuando una persona duerme, éstas se vuelven más lentas y menos regulares.
Fry'ın eşsiz zihinsel özellikleri (Delta beyin dalgasından yoksundur.La única excepción es Fry, que es inmune a ellos, ya que carece de ondas cerebrales Delta.
Son zamanlarında, tanecikli malzemeler ve hafıza objelerinin beyindeki doğası ile ilgili çalışmıştır.Ha trabajado en material granular y en la naturaleza de los objetos en la memoria en el cerebro.
Bir saat sonra beyin kanamasından ölür.Poco después fallecería de una hemorragia cerebral.
Fiziksel olarak engelliydi ve beyinsel özürlüydü.Estaba arruinado, físicamente débil y con la mente deteriorada.
İspanya'daki yenilikçi beyin takımı Fundacion IDEAS bilimsel komitesinin bir üyesidir.Es miembro del comité científico de la Fundación IDEAS española.
1959 yılında Burgess'a ameliyat edilemez bir beyin tümörü tanısı kondu ve bir yıldan az ömür biçildi.En junio de 1955 Laurel sufrió un leve derrame cerebral que le imposibilitó un tiempo.
Gerçekte ise beyinde hasar görüp bir yetenek kaybına yol açmayacak bir bölge yoktur.En cambio, no hay ningún área del cerebro que pueda ser dañada sin que se pierda alguna habilidad.
Filogenetik olarak en eski beyin kısımlarındandır.Filogenéticamente es una de las partes más antiguas del encéfalo.
Anlatıldığına göre Beyin iki oğlu olmuştur.Con él tuvo, supuestamente, dos hijos bastardos.
Üç Kanunlar da beyin gelişmişliği açısından bir darboğaz vardır .Dos maneras de utilizar el cerebro derecho.
Bu gerçek olsaydı doğal seleksiyon yetersiz beyinleri olan insanları elerdi.Así que el proceso de selección natural debería haber eliminado los cerebros ineficientes.
Ön beyinde 5-HT2A'nın doğrudan agonistidir.Es un agonista parcial del receptor 5 HT1A.