Ana içeriğe geç
Sözlük

beyazlar ile cümle

beyazlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yumurta beyazlarını katılaşana kadar çırpın.Beat the egg whites until stiff.
Onlar sertleşene kadar yumurta beyazlarını çırpın.Whip the egg-whites until they are stiff.
Bazı Beyazlar daha muhteşem çözümler aramaktadır.Some Whites seek more imperial solutions.
Tom otuzuna varmadan, saçlarında beyazlar belirmeye başladı.Tom's hair started turning gray before he turned thirty.
Yumurtaları kır ve sarıları ve beyazları ayır.Break the eggs and separate the yolks and whites.
Yumurta beyazlarını yumurta sarısının içine katlayın.Fold the egg whites into the egg yolks.
Yumurta beyazlarını limon kabuğunun içine katlayın.Fold the egg whites into the lemon curd.
Leyla, beyazlara karşı bir savaş istedi.Layla wanted a war against whites.
Beyazlar ile siyahlar arasında kavga çıktı.There were fights between blacks and whites.
Film, Rus sivil savaşının dramasıdır ve Kızıllar ve Beyazlar arasındaki çatışmayı konu alır.The film is a Russian civil war drama, focusing on the conflict between the Reds and the Whites.
Kente getirilen siyahiler beyazlarla aynı oranda öldüler, yaklaşık 240 siyahi aynı anda öldü.Blacks in the city died at the same rate as whites, about 240 altogether.
Mary Poole tam bu sırada beyazlar içinde Robert Smith ile dans ederken ortaya çıkar.Mary Poole appears in this sequence as a woman dressed in white dancing with Smith.
Geri kalanı ise Avrupalı beyazlar ve Afrikalı siyahilerden oluşur.Other ethnic groups include Black Africans and Black Caribbeans.
Yerli halkın %90'ı Afrika yerlileri ile beyazların karışımıdır.34 of the 39 poorest countries in the world are African.
O sıralarda şehrin iktidarı Beyazların elindeydi ve Siyahların çoğunluğu sürgün edilmişti.The police force of the city was overwhelmingly white and the blacks resented this.
Tōma bir gün balkonunda beyazlar içinde Index adında bir kızla karşılaşır.There Martha meets a bookseller named Mr Index.
Beyazlarda güvercinin herhangi bir yerinde farklı renkte tüy bulunmamasına dikkat edilir.He does have to be careful not to leave muddy footprints everywhere.
Beyazların biri haricinde hepsi ya trenden atıldılar ya da kendileri atladılar.A fight broke out, and all of the white men were thrown from the train.
Malcolm, daha sonra babasının üç kardeşinin beyazlar tarafından öldürüldüğünü söyledi.Malcolm X later said that white violence killed four of his father's brothers.
Beyazlar ve siyahlar var, o kadar!" der."Lo blanco y lo negro, telenovela".
Beyazlarla köleler arasında sık sık şiddetli çatışmalar çıkardı.White colonists and black slaves frequently came into violent conflict.
Bu görüşlerini Beyazlar Kirli; Bir Sürekli Cehennem isimli kitaplarında sergiledi.Jung recorded these deliberately evoked fantasies or visions in the "Black Books".
Bu adamı tatmin edemezdiniz. " Yaşlı beyazlar hakkında bir başka şaka daha.Ha ha.Kıvrak zeka.You couldn't satisfy this guy. "Another joke on old white males. Ha ha.
Eskiden zenciler beyazlarla evlenemezdiler.- Love's a freedom and they're totally taking that away.
Eskiden zenciler ve beyazlar için ayrı tuvaletler vardı, hatırlıyor musun?- So it's fair for everyone and people don't get upset or sad.
Beyazlar ise birleşimi.White is the synthesis.
Aynı şey Naziler için, Ku Klux Klan ve Beyazlar Konseyi için de geçerli.That goes for the Nazis, the Klu Klux Klan, the White Citizens Council.
Aralarında siyahlar, beyazlar, hispanikler ve uzakdoğulular var.It's white, black, Hispanic, Asian.
Bu tesiste siyahlarla beyazlar bir arada mı olacak, nedir yani?"Is this plant going to be integrated or what?"
"Bu fabrikada siyahlarla beyazlar aynı yerde mi çalışacaklar?""Is this plant integrated or what?"
Beyazlar da bu yolda ilerliyor.Whites are headed that way too.
Orta Doğulu karakterler gözlerinin beyazlarını göstermeden gülüyorlar veye gülümsüyorlar mı?Two: Do the Middle Eastern characters laugh or smile without showing the whites of their eyes?
Malcolm'un babası Earl Little, yerel beyazları, evini yakmakla suçladı.Malcolm's father, Earl Little, accused local whites of setting the fire.
Ama siz bu mücadeleyi beyazlarla birleşerek verirseniz, mücadeleniz soğur."But once you let them become integrated, it gets cool."
Bu aynı zamanda beyazlar için de geçerli.But that is also true of any white area.
Siyahiler, tam olarak beyazlar kadar mutlu.Black people are just as happy as white people are.
Powder River kırsalının bundan sonra tüm beyazlara kapalı olacağına söz verdik.We promise that the Powder River country will henceforth be closed to all whites.
Başta beyazlar olmak üzere insanların çoğu bu konuda rahat.Most people, especially whites, are open about it.
Birisi beyazlar için dediler.One, they said, was for whites.
Hispanik Olmayan Beyazlarda KarışımAdmixture in Non-Hispanic Whites
Hispanik olmayan beyazlar, güneybatı eyaletlerinin çoğunda çoğunluk değildir.Non-Hispanic whites are also not the majority in several southwestern states.
Beyazların en düşük konsantrasyonu güney ve orta Atlantik ülkelerinde bulunmuştur.[3][43][44]The lowest concentration of whites was found in southern and mid-Atlantic states.[3][43][44]
2007 yılı itibarıyla Hispanik olmayan beyazların en yüksek yüzdesine sahip ülkeler:[46]States with the highest percentages of non-Hispanic Whites, as of 2007:[46]
Her iki durum da siyahilerde beyazlardan daha yaygındır.[1]Both were more common in blacks than whites.[40]
Kırmızı ve beyazlar tam gövdeleri ve yoğun aromatikleriyle karakterizedir.The red and whites are characterized by their full bodies and intense aromatics.
Bir anlaşma sağlanamadı ve Beyazlar ertesi gün müzakereleri durdurdu.An agreement was not achieved and the Whites halted the negotiations next day.
Özgür toprak sahipleri, köleliğin beyazlara yaptıklarından dolayı tehlikeli olduğuna inanıyorlardı.Free-soilers believed that slavery was dangerous because of what it did to whites.
Avustralyalı beyazlardan oluşan Avustralya Yerlileri Derneği, bu rozeti 1911'de üretti.The Australian Natives' Association, comprising Australian-born whites, produced this badge in 1911.
Köleler, çoğu zaman büyük farklarla, tüm adalarda beyazlardan sayıca fazlaydı.Slaves outnumbered whites on all islands, often by large margins.
Bu katliam kızılderililerin beyazlara karşı son direnişini de yok etti.Dieses Massaker brach den letzten Widerstand der Indianer gegen die Weißen.
Beyazlar büyük çoğunluktadır.Die Weißen denken zuviel.
Orada beyazların üstünlüğünü savunan bir çeteyle karşılaştı.Er hat sich gegen eine Gruppe Weißer verteidigt, die ihn angegriffen haben.
Beyazlar ile siyahlar arasında kavga çıktı.Es kam zu Konflikten zwischen den Weißen und den Indianern.
Üç boynuzu vardır, beyazlar içindedir ve doğacak çocukları o seçer.Kästner ist verwitwet, hat drei erwachsene Kinder und lebt in Bingen bei Sigmaringen.
Beyazlar zafer kazanmışlardır.Quel que soit le trait, les blancs gagnent.
Ayrıca Avrupalı beyazlar da mevcuttur.Les négriers britanniques sont également présents.
Charles de Valois Siyahları da kendi saflarına alarak Beyazları şehirden çıkarmıştır.Charles de Blois assiège les remparts de la ville.
Beyazlar ile siyahlar arasında kavga çıktı.Ils se battaient contre les anglais ou blancs contre noirs.
Yerli halkın %90'ı Afrika yerlileri ile beyazların karışımıdır.Environ 90 % des barbadiens sont descendants de peuples africains.
Zerdüşt'ün resim ve heykellerde genelde beyazlar içinde sade bir halde tasvir edilir.La peinture et la sculpture colombiennes sont divisées en périodes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod