beyaz adam ile cümle

beyaz adam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Geçmişte, beyaz adamın sahip olduğu en önemli silah, parçalayıp, fethetmek, olmuştur.في الماضي، السلاح الأعظم الذي كان يملكه الرجل الأبيض هو قدرته على التقسيم والتجميع.
Jürinin saygıdeğer üyeleri, ben beyaz adamı, dünyadaki en büyük katil olmakla suçluyorum.Ich klage ihn an, Ladies und Gentlemen der Jury, der größte Mörder der Welt zu sein.
Jürinin saygıdeğer üyeleri, ben beyaz adamı, dünyadaki en büyük katil olmakla suçluyorum.내가 백인, 숙 녀와 신사는 배 심원의 충전 지구에 가장 큰 살인자 되 고.
Jürinin saygıdeğer üyeleri, ben beyaz adamı, dünyadaki en büyük katil olmakla suçluyorum.أتهم الرجل الأبيض، سيداتي وسادتي في المحكمة، بكونه أعظم قاتل على وجه الأرض.
MALCOLM X: "Ben, beyaz adamı, dünyadaki en büyük yalancı olmakla suçluyorum.말 콤 x: "난 지구상에서 가장 큰 거짓말 장이 되 고 백인 충전.
MALCOLM X: "Ben, beyaz adamı, dünyadaki en büyük yalancı olmakla suçluyorum.مالكوم إكس: "أتهم الرجل الأبيض بكونه أعظم كاذب على وجه الأرض.
MALCOLM X: Bunu biliyoruz ve beyaz adam şükretsin ki,말 콤 x: 우리가 알고 있으며, 백인은 감사 해야 하는
Olan şu, beyaz adam uçağını bir binaya doğru uçururken,Khi một người da trắng lao máy bay vào toà nhà,
Olan şu, beyaz adam uçağını bir binaya doğru uçururken,실제로 백인이 건물로 비행기를 몰았을 때는
Olan şu, beyaz adam uçağını bir binaya doğru uçururken,אבל מה שקרה זה, כשהבחור הלבן התנגש בבניין,
Olan şu, beyaz adam uçağını bir binaya doğru uçururken,ولكن ما حدث كان، عندما دخل ذلك الرجل الأبيض بطائرته في المبنى ،
Olan şu, beyaz adam uçağını bir binaya doğru uçururken,国内にいた私の中東出身の友達全員が
Problemin çözülebilmesinin tek yolu, öncelikle, beyaz adamla siyah adamın, aynı masaya oturması gerekir.말 콤 x: 문제가 해결 될 수 있는 유일한 방법 첫째, 백인 남자와 흑인 남자 같은 테이블에 앉을 수 있다.
Şanslı numara beyaz adamın üzerindeydi행운의 숫자가 아닌 것 같습니다.
Şanslı numara beyaz adamın üzerindeydi.여기 백인 남자의 행운의 숫자는
Şanslı numara beyaz adamın üzerindeydi.שבו לבחור השמן יש מספר מזל
Şanslı numara beyaz adamın üzerindeydiשלא היה מספר מזל,
Şanslı numara beyaz adamın üzerindeydi.كانت عن رجل ابيض و رقمه المحظوظ
Şanslı numara beyaz adamın üzerindeydiوهو لم يكن رقما محظوظا ،
Şanslı numara beyaz adamın üzerindeydiそれは彼らがどれくらいあの島にいたのかっていうことだったんです
Şanslı numara beyaz adamın üzerindeydi.ラッキーナンバーじゃなかった
Siz hayatta olduğunuz sürece, asla beyaz adamın sistemine dahil olmayacaksınız.125番街と7番街は
Siz hayatta olduğunuz sürece, asla beyaz adamın sistemine dahil olmayacaksınız.백인 남자의 시스템으로 통합
Siz hayatta olduğunuz sürece, asla beyaz adamın sistemine dahil olmayacaksınız.So lange Ihr lebt werdet Ihr euch nicht ins System des Weissen Mannes integrieren können!
Siz hayatta olduğunuz sürece, asla beyaz adamın sistemine dahil olmayacaksınız.Ποτέ, όσο ζείτε, δεν θα ενσωματωθείτε στο σύστημα των λευκών
Siz hayatta olduğunuz sürece, asla beyaz adamın sistemine dahil olmayacaksınız.تتحدوا إلى نظام الرجل الأبيض
Sizler beyaz adamdan daha iyisiniz.당신이 백인 보다 더 뛰어나다고
Sizler beyaz adamdan daha iyisiniz. Ve bu herhangi bir cümle değil.Είσαστε καλύτεροι από τους λευκούς κι αυτό δεν λέει τίποτα.
Sizler beyaz adamdan daha iyisiniz.أنت أفضل من الرجل الأبيض
"Tanrı beyaz adama saat, siyah adama zaman verdi.""Bóg dał białym zegarki, a czarnym czas."
"Tanrı beyaz adama saat, siyah adama zaman verdi.""Boh dal bielemu mužovi hodinky a čiernemu čas."
"Tanrı beyaz adama saat, siyah adama zaman verdi."Chúa trao cho người da trắng chiếc đồng hồ nhưng lại gửi tặng người da đen thời gian.
"Tanrı beyaz adama saat, siyah adama zaman verdi.""Deus deu ao homem branco um relógio "e ao homem negro deu o tempo."
"Tanrı beyaz adama saat, siyah adama zaman verdi.""Dieu a donné la montre à l'homme blanc et il a donné le temps à l'homme noir."
"Tanrı beyaz adama saat, siyah adama zaman verdi.""Dio donò all'uomo bianco l'orologio, e all'uomo nero donò il tempo".
"Tanrı beyaz adama saat, siyah adama zaman verdi.""Dios le dio al hombre blanco un reloj y al hombre negro, el tiempo."
"Tanrı beyaz adama saat, siyah adama zaman verdi.""Dumnezeu i-a dat omului alb un ceas și timp omului de culoare."
"Tanrı beyaz adama saat, siyah adama zaman verdi.""God gaf de blanke man een horloge en gaf de zwarte man tijd."
"Tanrı beyaz adama saat, siyah adama zaman verdi.""Gott gab dem Weißen Mann eine Uhr und dem Schwarzen Mann gab er Zeit".
"Tanrı beyaz adama saat, siyah adama zaman verdi.""신은 백인에게 시계를 주시고 흑인에겐 시간을 주셨다."
"Tanrı beyaz adama saat, siyah adama zaman verdi.""Ο θεός έδωσε στον λευκό ένα ρολόι και στον μαύρο: χρόνο."
"Tanrı beyaz adama saat, siyah adama zaman verdi.""Бог дал белому человеку часы, а чернокожему — время".
"Tanrı beyaz adama saat, siyah adama zaman verdi.""Бог дал на белия човек часовник, а на черния човек дал време."
"Tanrı beyaz adama saat, siyah adama zaman verdi."באפריקה אנו נוהגים לומר,
"Tanrı beyaz adama saat, siyah adama zaman verdi."" الله أعطى الرجل الأبيض ساعة وأعطى الرجل الأسود الزمن."
"Tanrı beyaz adama saat, siyah adama zaman verdi."黒人に時間を与えた" (笑)
Ve bizi hayatın bir çok alanında, gerçekten motive eden şey, beyaz adam tarafından sevilme arzumuzdu.Das Bedürfnis vom Weissen Mann anerkannt zu werden trieb uns in viellerlei Hinsicht an.
Ve bizi hayatın bir çok alanında, gerçekten motive eden şey, beyaz adam tarafından sevilme arzumuzdu.foi o nosso desejo de sermos amados pelos homens brancos.
Ve bizi hayatın bir çok alanında, gerçekten motive eden şey, beyaz adam tarafından sevilme arzumuzdu.I wiele razy, to, co najbardziej nas motywowało, to pragnienie bycia kochanym przez białego człowieka.
Ve bizi hayatın bir çok alanında, gerçekten motive eden şey, beyaz adam tarafından sevilme arzumuzdu.그리고 거기에 많은 방법으로, 어디 무슨 정말 우리 동기 백인 남자에 게 사랑을 우리의 욕망이 이었다.
Ve bizi hayatın bir çok alanında, gerçekten motive eden şey, beyaz adam tarafından sevilme arzumuzdu.وهناك العديد من الطرق ، حيث ما يحثنا حقيقة هو رغبتنا أن نكون محبوبين من قبل الرجل الأبيض.
Ve bizi hayatın bir çok alanında, gerçekten motive eden şey, beyaz adam tarafından sevilme arzumuzdu.白人に愛されたい願望である。 マルコムは黒人の劣等感に切り込んだ。
Ve eğer İsa bugün Amerika'da olsaydı, o beyaz adama gitmezdi. Beyaz adam zulmedendir.그리고 그 백인 남자에 될 것 이라면 예 수 여기 미국에서 오늘. 화이트는 억압 이다.
Ve eğer İsa bugün Amerika'da olsaydı, o beyaz adama gitmezdi. Beyaz adam zulmedendir. O, ezilenlere giderdi.Robin des bois était Malcolm. et ces enfants blancs seraient vont de pair.
Ve eğer İsa bugün Amerika'da olsaydı, o beyaz adama gitmezdi. Beyaz adam zulmedendir.وإذا كان المسيح هنا في أمريكا اليوم، لم يكن ليذهب لرجل أبيض. الرجل الأبيض هو الطاغية.
Ve eğer İsa bugün Amerika'da olsaydı, o beyaz adama gitmezdi.Und wäre Jesus heut zu tage in Amerika, dann ginge er nicht zum weißen Mann.
Ve eğer İsa bugün Amerika'da olsaydı, o beyaz adama gitmezdi.Αν ο Ιησούς ήταν σήμερα στην Αμερική, δεν θα πήγαινε στους λευκούς.
Ve size bunu yaşatan da beyaz adamdır.Man kann die Hölle erfahren während man lebt.
Ve size bunu yaşatan da beyaz adamdır.Un juge du comté a statué que les biens agricoles s'applique aux blancs seulement.
Ve tenindeki açıklığın, annesinin annesine tecavüz eden beyaz adamı hatırlattığını söylemişti.Eine Erinnerung, so meinte er, an den Weissen der seine Großmutter vergewaltigte.

İlgili Sayfalar