beyaz adam ile cümle
beyaz adam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Tezgahta oturan üç tane beyaz adam vardı.There were three white guys sitting at the counter.
Bir cümleyi sahiplenmek için, beyaz adam simgesine tıklayın.To adopt a sentence, click on the white person icon.
Saldırı bir beyaz adamın atının bir yerli tarafından çalınması üzerine gerçekleştirildi.An Indian was suspected of stealing the horse of a white man.
"Tanrı beyaz adama saat, siyah adama zaman verdi.""God gave the white man a watch and gave the black man time."
Ben, bir Müslüman olarak, beyaz adamın yeterince zeki olduğuna inanıyorum.And I, for one, as a Muslim believe that the white man is intelligent enough.
Beyaz adam, siz o tatlı dilli konuşmaları sürdürdükçe, siz doğru söylüyorsunuz zannediyor.The white man believes you when you go through with that old sweet talk
Siz hayatta olduğunuz sürece, asla beyaz adamın sistemine dahil olmayacaksınız.You will never, as long as you live, integrate into the white men's system
Evet, beyaz adamdan daha iyi.Yes, better than the white man.
Sizler beyaz adamdan daha iyisiniz. Ve bu herhangi bir cümle değil.You are better than the white man and that's not saying anything.
Geçmişte, beyaz adamın sahip olduğu en önemli silah, parçalayıp, fethetmek, olmuştur.In the past, the greatest weapon the white man has had has been his ability to divide and conquer.
Benim deyimimle, "beyaz adam takımı"."white man's suit," as I call it.
Ve eğer İsa bugün Amerika'da olsaydı, o beyaz adama gitmezdi.And if Jesus were here in America today, he wouldn't be going to the white man.
Beyaz adam zulmedendir.The white man is the oppressor.
Yani, cehenneme gitmeniz için ölmek gerekmiyor. Ve size bunu yaşatan da beyaz adamdır.So you don't have to die to go to hell, you can catch hell while you're living.
"Ben, beyaz adamı, dünyadaki en büyük yalancı olmakla suçluyorum."I charge the white man with being the greatest liar on earth.
Beyaz adamı, dünyadaki en büyük zinacı olmakla suçluyorum."I have charged the white man with being the greatest adulterer on earth."
Bunu biliyoruz ve beyaz adam şükretsin ki,We know you are, and the white man should be thankful that
Olan şu, beyaz adam uçağını bir binaya doğru uçururken,But what happened was, when the white guy flew his plane into the building,
Tarzan (beyaz adam) onun maymun alemi ismidir; İngilizce ismi ise Clayton, Lord Greystoke'dur.En mangani Tarzan signifie « peau blanche », mais son véritable nom est John Clayton III, Lord Greystoke.
Adaya ilk ayak basan beyaz adam, 1642 yılında Hollandalı Abel Tasman olmuştur.Le premier Européen à apercevoir l'île fut le Néerlandais Abel Tasman en 1642.
Adaya ilk ayak basan beyaz adam, 1642 yılında Hollandalı Abel Tasman olmuştur.O primeiro europeu a desembarcar nas ilhas foi o holandês Abel Tasman em 1643.
Tarzan (beyaz adam) onun maymun alemi ismidir; İngilizce ismi ise Clayton, Lord Greystoke'dur.Справжнє ім'я Тарзана — Джон Клейтон (англ. John Clayton), лорд Грейсток.
Saldırı bir beyaz adamın atının bir yerli tarafından çalınması üzerine gerçekleştirildi.Conflictul ar fi fost declanșat prin uciderea brutală a unei femei indigene de un fermier alb.
O sırada Stewie, bir başına havaalanına giderek "Beyaz Adam" ile yüzleşmeye karar verir.Ezalatt Stewie a reptéren úgy dönt, hogy végül is szembe kell néznie a fehér ruhás emberrel.
Adaya ilk ayak basan beyaz adam, 1642 yılında Hollandalı Abel Tasman olmuştur.Az első európai, aki ellátogatott a szigetekre, a holland Abel Janszoon Tasman volt 1642-ben.
Saldırı bir beyaz adamın atının bir yerli tarafından çalınması üzerine gerçekleştirildi.Syyksi riitti erään intiaanin varastama tinalusikka.
Adaya ilk ayak basan beyaz adam, 1642 yılında Hollandalı Abel Tasman olmuştur.Den første kjente europeer som besøkte Fiji var nederlenderen Abel Tasman i 1643.
Saldırı bir beyaz adamın atının bir yerli tarafından çalınması üzerine gerçekleştirildi.白人が黒人を襲って殺した人種暴動だった。
Tarzan (beyaz adam) onun maymun alemi ismidir; İngilizce ismi ise Clayton, Lord Greystoke'dur.Името Тарзан означава Белокожият, но неговото английско име е Джон Клейтън, лорд Грейсток.
1960'lar bize, İslam Ulusu'nun çizdiği beyaz adam imajının doğru olduğunu göstermişti.60 년대 우리에 게 이슬람 국가에서는 그를 캐스팅 했다 이미지에서 백인을 보여주었다
1960'lar bize, İslam Ulusu'nun çizdiği beyaz adam imajının doğru olduğunu göstermişti.Die 60er zeigten den Weißen Mann so wie die Nation of Islam ihn immer dargestellt hatte.
Anlayamadığı kısım, beyaz adamın şeytan olmasıydı.Den Teil in dem vom Weißen Mann als Teufel gesprochen wird.
Anlayamadığı kısım, beyaz adamın şeytan olmasıydı.백인 남자에 대 한 악마 되 고입니다.
Anlayamadığı kısım, beyaz adamın şeytan olmasıydı.أن الرجل الأبيض شيطان
Ben, bir Müslüman olarak, beyaz adamın yeterince zeki olduğuna inanıyorum.A ja, między innymi jako Muzułmanin, uważam, że biały człowiek jest dość inteligentny.
Ben, bir Müslüman olarak, beyaz adamın yeterince zeki olduğuna inanıyorum.> Und ich jedenfalls, als Muslim, glaube, dass der Weisse Mann klug genug ist.
Ben, bir Müslüman olarak, beyaz adamın yeterince zeki olduğuna inanıyorum.그리고, 하나, 이슬람교도로 백인은 충분히 지적.
Ben, bir Müslüman olarak, beyaz adamın yeterince zeki olduğuna inanıyorum.Εγώ, τουλάχιστον, σαν Μουσουλμάνος πιστεύω ότι ο λευκός είναι αρκετά έξυπνος.
Ben, bir Müslüman olarak, beyaz adamın yeterince zeki olduğuna inanıyorum.و أنا، للواحد، كمسلم يؤمن أن الرجل الأبيض ذكي بما يكفي.
Ben, bir Müslüman olarak, beyaz adamın yeterince zeki olduğuna inanıyorum.黒人が本当はどう感じるのか気づくことを。
Benim deyimimle, "beyaz adam takımı".Einen Weißen-Mann-Anzug wie ich ihn nenne.
Benim deyimimle, "beyaz adam takımı"."το κοστούμι ενός λευκού", όπως το λέω εγώ.
Beyaz adamı, dünyadaki en büyük zinacı olmakla suçluyorum."Ich klage ihn an der größte Ehebrecher der Welt zu sein, und deshalb...
Beyaz adamı, dünyadaki en büyük zinacı olmakla suçluyorum."나는 혐의로 백인 지구상에서 가장 큰 간음 되. "
Beyaz adam, siz o tatlı dilli konuşmaları sürdürdükçe, siz doğru söylüyorsunuz zannediyor.백인 믿는 당신은 그 오래 된 달콤한 이야기와 함께 통과 하면
Beyaz adam, siz o tatlı dilli konuşmaları sürdürdükçe, siz doğru söylüyorsunuz zannediyor.الرجل الأبيض يصدقك عندما تدخل في ذلك الحديث المنمق
Beyaz adam, siz o tatlı dilli konuşmaları sürdürdükçe, siz doğru söylüyorsunuz zannediyor.白人が連れてきた時からずっと言いなりだったから。
"beyaz adam takımı".나는 그것을 호출 합니다.
"beyaz adam takımı".كما أدعوها.
Beyaz adam, Zenci adamın hislerini zedelemeden, aklından geçenleri söylemeli,백인 남자는 그의 마음을 열기 부담 그 흑인의 감정을 다치게 하지 않으면
Beyaz adam zulmedendir.Der weiße Mann ist der Unterdrücker.
Beyaz adam zulmedendir.Οι λευκοί είναι οι καταπιεστές.
Doğrusu, beyaz adamın tarih boyunca yaptıklarına bakarsanız, bu çok ikna edici bir öğreti.당신은 그 지옥을 씌우고. 글쎄, 그건는 매우 설득력 있는 가르침, 특히 때 사용 하는 화이트 인간의 역사는 이것을 확증입니다.
Doğrusu, beyaz adamın tarih boyunca yaptıklarına bakarsanız, bu çok ikna edici bir öğreti.يضع تلك النار عليك. حسناً، ذلك تدريس مقنع جداً، خصوصاً عندما تستخدم تاريخ الرجل الأبيض لتثبت ذلك.
Evet, beyaz adamdan daha iyi.네, 백인 보다 더 나은입니다.
Evet, beyaz adamdan daha iyi. Sizler beyaz adamdan daha iyisiniz.Ihr seid besser als der Weisse Mann!
Evet, beyaz adamdan daha iyi.Ναι, καλύτεροι από τους λευκούς.
Evet, beyaz adamdan daha iyi.نعم، أفضل من الرجل الأبيض.
Geçmişte, beyaz adamın sahip olduğu en önemli silah, parçalayıp, fethetmek, olmuştur.과거에는, 가장 큰 무기는 백인 했다 자신의 능력을 분할 하 고 정복 되었습니다.
Geçmişte, beyaz adamın sahip olduğu en önemli silah, parçalayıp, fethetmek, olmuştur.Στο παρελθόν, το μεγαλύτερο όπλο του λευκού ήταν η ικανότητά του να διαιρεί και να βασιλεύει.