Ana içeriğe geç
Sözlük

bey ile cümle

bey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Donanma subayları beyaz üniformalar giyer.Officers of the navy wear white uniforms.
Beyaz pirinci mi yoksa kahverengi pirinci mi tercih edersiniz?Do you prefer white rice or brown rice?
Beyzbolda, atıcı topu atan oyuncudur.In baseball, the pitcher is the player who throws the ball.
Bir beyefendi ve bir bayan görüyorum.I see a gentleman and a lady.
Kitap beyazdır.The book is white.
Beyefendi bankanın önünde durdu.The gentleman stood in front of the bank.
Kar niçin beyazdır?Why is snow white?
Onlar sertleşene kadar yumurta beyazlarını çırpın.Whip the egg-whites until they are stiff.
Evde iki kedimiz var; biri beyaz ve biri siyah.We have two cats in the house: one white, and one black.
O bir kedi besliyor. O kedi beyaz.She keeps a cat. That cat is white.
O bir beyefendidir.He's a gentleman.
Kırmızı şarabı beyaz şaraba tercih ederim.I prefer red wine to white wine.
Keskin nişancı beyaz bir minibüsü kullanıyor.The sniper is driving a white van.
Onun cildi kardan daha beyaz.Her skin is more white than snow.
Beyaz kavak sökülmüştü.The white poplar was uprooted.
Bu masadaki beyler Birinci Körfez Savaşı sırasındaki deniz komutanlarıydı.The gentlemen at this table were naval commanders during the first Gulf War.
Derhal Beyaz Sarayı aradı.He immediately called the White House.
Doktorlar Beyaz Saray'a çağırıldılar.Doctors were called to the White House.
Thomas Jefferson 1809'un Mart ayında Beyaz Saray'dan ayrıldı.Thomas Jefferson left the White House in March of 1809.
Beyninde bir kan damarı patladı.A blood vessel burst inside his brain.
Bir haberci mektubu Beyaz Saray'a götürdü.A messenger took the letter to the White House.
Truman, Beyaz Saray'a dakikalar içinde ulaştı.Truman arrived at the White House within minutes.
İnsanlar yaşlanırken, beyin hücreleri daha az verimli olur.As people get older, their brain cells become less efficient.
Onun beyaz bir kedisi var.She has a white cat.
Siz beyler niçin öyle öfkelisiniz?Why are you guys so angry?
Konuşma, beynin değerini açığa vurur.Speech exposes what the brain is worth.
Fazla kumar, uyuşturucu bağımlılığına benzer beyin değişimlerine neden olur.Excessive gambling causes the same brain changes as a drug addiction.
Bir çözüm bulmaya çalışarak beynine eziyet ediyordu.He racked his brains, trying to find a solution.
Onun iki kedisi var biri beyaz biri siyah.She has two cats. One is white and one is black.
Biri beyaz diğeri siyah renkli olan iki tane kedisi var.He has got two cats, one is white, one is black.
Çocukken genellikle okuldan sonra beyzbol oynardım.As a kid I usually played baseball after school.
Bilgeliğe sebep olan beyaz saç değildir.It is not white hair that engenders wisdom.
O çok kibar bir beyefendidir.He is a very gallant gentleman.
Onun dişleri inci gibi beyaz.His teeth are white like a pearl.
O, bir beyzbol sopası ile ona saldırdı.She attacked him with a baseball bat.
O, onu ve beyzbol oynayan diğer çocukları izledi.She watched him and the other boys playing baseball.
Yarın beyzbol oynayacak.He plays baseball tomorrow.
Henri IV'ün beyaz atı ne renk?What colour is Henri IV's white horse?
Onun evi beyaz bir çitle çevrili.Her house is surrounded by a white fence.
O beyaz mendil üzerine kendi baş harflerini işledi.She embroidered her own initials on the white handkerchief.
Onun elbisesi beyaz pulka puanlı mavidir.Her dress is blue with white polka dots.
Favori beyzbol takımın nedir?What's your favorite baseball team?
En sevdiğin solak beyzbol oyuncusu kimdir?Who's your favorite left-handed baseball player?
Ben bir beyefendinin kızıyım.I am a gentleman's daughter.
Benim hayalim bir beyzbol oyuncusu olmak.My dream is to become a baseball player.
O, nasıl beyzbol oynayacağını biliyor.He knows how to play baseball.
Onun bir kedisi var. Kedi beyaz.She's got a cat. The cat's white.
Şimdi beyzbol oynayacağız.We will play baseball now.
Sıra beyazda ve kazandı.White to play and win.
Kitap beyaz.The book's white.
Beyaz pirinç yemeği kahverengi pirinçten daha çok seviyorum.I think I like eating white rice better than brown rice.
Benim on iki yaşındaki oğlum beyzbol oynamaktan hoşlanmaz.My twelve year old boy doesn't like to play baseball.
Bir gün Beyaz Saray'ı ziyaret etmek ister misiniz?Would you like to visit the White House someday?
Kendim dışında Beyzbol izlemeyi sevmeyen, tanıdığım tek kişi sensin.You're the only person I know besides myself who doesn't like watching baseball.
Bizim iki kedimiz var - biri beyaz ve diğeri siyah.We've got two cats - one is white, and the other's black.
Beyefendi bankanın önünde duruyordu.The gentleman was standing in front of the bank.
Daha önce beyzbol oynamayı denedin mi?Have you tried to play baseball before?
Beyaz güller çok güzel.The blue roses are very beautiful.
Beyzboldan hoşlanan tek kişi sen değilsin. Tom da ondan hoşlanıyor.You aren't the only one who likes baseball. Tom likes it, too.
Niçin Tom'un beyzbolu çok sevdiğini düşünüyorsun?Why do you think Tom likes baseball so much?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod