bey ile cümle
bey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Benim köpeklerim beyazdır.My dogs are white.
Arabam beygir gücünde yetersiz.My car is deficient in horsepower.
Hayalim bir beyzbol oyuncusu olmaktır.My dream is to be a baseball player.
Anne babam beni beyzbol klübünden ayrılmaya zorladı.My parents pushed me to quit the baseball club.
O beyefendiyi bir yerde gördüğümü hatırlıyorum.I remember seeing that gentleman somewhere.
Beyefendiyi biliyorum.I know the gentleman.
Yaşlı beyefendinin caddeyi geçip köşedeki bir mağazaya girdiğini gördüm.I saw the old gentleman cross the street and enter a store on the corner.
Televizyonda bir beyzbol oyunu izledim.I watched a baseball game on television.
Benim bir kedim ve bir köpeğim var. Kedi siyah ve köpek beyazdır.I have a cat and a dog. The cat is black and the dog is white.
Eve giderken beyaz bir kuş gördüm.I saw a white bird on my way home.
Bir siyah ve bir beyaz ceketim var.I have a black and a white coat.
Bir siyah ve beyaz köpeğim var.I have a black and white dog.
Bu akşam televizyonda beyzbol seyretmek istiyorum.I want to see baseball on television this evening.
Beyzbol oynuyorum.I am playing baseball.
Geçen sezon beyzbol oynamayı bıraktım.I stopped playing baseball last season.
Ben dün beyzbol oyununu görmeye gittim.I went to see the baseball game yesterday.
Dün gece beyzbol oyunu izledim.I watched the baseball game last night.
Ben dün gece televizyonda bir beyzbol oyunu izlemek için iki saat harcadım.I spent two hours watching a baseball game on TV last night.
Ben gençken sık sık beyzbol izlerdim.When I was young, I would often watch baseball.
Gençken sık sık beyzbol oynadım.I often played baseball when I was young.
Ev ödevimi yaptıktan sonra ,televizyonda beyzbol oyununu izledim.Having done my homework, I watched the baseball game on television.
Ben beyaz gülleri kırmızı olanlardan daha çok severim.I like white roses better than red ones.
Beyaz şarabı kırmızıdan daha çok severim.I like white wine better than red.
Geçen gün beyzbol oynamak için parka gittim.I went to the park to play baseball the other day.
Çitin üzerinden atlayan beyaz bir köpek gördüm.I saw a white dog jump over the fence.
Kırmızı şarabı beyazdan daha çok severim.I like red wine better than white.
Kırmızı şarabı beyaza tercih ederim.I prefer red wine to white.
Ben onu beyzbol oynarken gördüm.I saw him playing baseball.
Onun beyzbol oynadığını gördüm.I saw him play baseball.
Odamın beyaz boyanmasını istiyorum.I want my room painted white.
Hafta içi beyaz gömlek giyerim.I wear white shirts on weekdays.
Yarın beyzbol oyununu izleyeceğim.I'm going to see the baseball game tomorrow.
Ben beyzbol, tenis, voleybol ve bunun gibi oynayabilirim.I can play baseball, tennis, volleyball, and so on.
Beyzbolu severim.I like baseball.
Ben beyzbolu çok severim.I like baseball very much.
Beyzbol takımından çıkarıldım.I was dropped from the baseball team.
Ben beyzbol takımına üyeyim.I belong to the baseball team.
Beyzbol takımının bir üyesiyim.I am a member of the baseball team.
Beyzbol maçını seyretmeye gittim.I have been to see the baseball game.
Futbolu beyzbola tercih ederim.I prefer soccer to baseball.
Tenisi beyzbola tercih ederim.I prefer tennis to baseball.
Beyzbol oynamayı severim.I like playing baseball.
Bir beyzbol oyuncusu olmak istiyorum.I want to be a baseball player.
Geçen hafta beyzbol kulübünden ayrıldım.I quit the baseball club last week.
İhtiyacımız olan her şeye sahibiz; para, zaman ve beyin.We have everything we need: money, time, and brains.
Televizyonda bir beyzbol oyunu izledik.We watched a baseball game on television.
Onların Beyzbol oynamasını izledik.We watched them play baseball.
Biz yarın beyzbol oynayacağız.We're going to play baseball tomorrow.
Biz beyzbolda onları yendik.We defeated them in baseball.
Biz beyzbol hakkında bir konuşma yaptık.We had a conversation about baseball.
Biz iki gün için beyzbol oyununu erteledik.We put off our baseball game for two days.
Biz beyzbol oynarken eğlendik.We enjoyed playing baseball.
Biz beyzbol takımı üyelerini karşılamak için bayrakları salladık.We waved flags to welcome members of our baseball team.
Onlar bazen beyzbol oynarlar.They sometimes play baseball.
Genç olduğum zamanlar sık sık beyzbol oyunlarını izlerdim.When I was young, I would often go to watch baseball games.
Ben gençken sık sık beyzbol maçlarını izlemeye giderdim.When I was young, I would often go to watch baseball games.
Başbakan Beyaz Saray'a resmi bir ziyarette bulundu.The prime minister paid a formal visit to the White House.
Her iki kız beyaz takım elbiseler giyiyor.Both girls wear white suits.
Beynin sürekli bir kan kaynağına ihtiyacı var.The brain needs a continuous supply of blood.
Kız bana bir kırmızı ve bir beyaz gül getirdi.The girl brought me a red and a white rose.