Bay Beyaz sınıfımızdan sorumludur.Mr. White is in charge of our class.
Sizlere Tanaka Bey'i takdim etmeme izin veriniz.Let me introduce you to Mr. Tanaka.
Bu kızlar beyaz gömlek kullanıyor.These girls use white skirts.
O, kapıyı açar açmaz, beyaz bir köpek evden kaçtı.As soon as she opened the door, a white dog ran out of the house.
Onun konuştuğu beyefendi kim?Who is the gentleman he is speaking to?
Bay Hawk nazik bir beyefendidir.Mr. Hawk is a kind gentleman.
Şu beyaz şemsiye onun.That white parasol is hers.
Tom beyin hasarlı.Tom is brain damaged.
Tom bir profesyonel beyzbol oyuncusu.Tom is a professional baseball player.
Neden her zaman beyaz gömlek giyiyorsun?Why do you always wear white shirts?
Onun teni kardan daha beyaz.Her skin is whiter than snow.
Çatıda beyaz bir güvercin var.There's a white dove on the roof.
Beyaz bir kedim var.I have a white cat.
Tom'un beyni uzun süre oksijenden yoksun kaldı.Tom's brain was deprived of oxygen for too long.
Tom hiçbir beyin aktivitesi işareti göstermiyor.Tom is showing no signs of brain activity.
Tom'un beyninin artık çalışmadığını söylüyorlar.They say Tom's brain isn't functioning anymore.
O, odasını beyaza boyuyor.She's painting her room white.
Bana dört beyaz tabak verin.Give me four white plates.
Onlar uzun beyaz evin yanında seni bekliyorlar.They are waiting for you next to the long white house.
Balığa normalde beyaz şarap eşlik eder.Fish is normally accompanied by white wine.
O gerçek bir beyefendidir.He is a true gentleman.
Beyaz erik brendisi bir kompostoda eşit ölçüde lezzetlidir.Mirabelles are equally delicious in a compote.
Karıncalar, beyaz karıncalar ve arılar sosyal hayvanlardır.Ants, termites and bees are social animals.
Bu resim siyah ve beyaz.The picture is in black and white.
Onun kıyafeti mavi ile beyaz benekli.Her dress is blue with white spots.
Afrika'da beyaz biriyle siyah biri arasında hiçbir fark yok.In Africa, there is no difference between a white and a black.
Onlar sadece beyaz olmadıkları için öldürüldü.They were killed just because they were not whites.
Sen hiç beyaz tavşanı deliğine kadar izledin mi?Have your ever followed the White Rabbit to its hole?
Bir bilgisayar, bacaklar için bir bisiklet gibi, beyin içindir.A computer is to the brain like a bike is to the legs.
Tüm olasılıkları beyin fırtınası yapmalıyız.We should brainstorm all the possibilities.
Tom sevgi dolu ve şefkatli bir beyefendi.Tom is a loving and caring gentleman.
O mükemmel bir beyin cerrahıdır.She's an excellent brain surgeon.
Güneş beyazdır.The sun is white.
Bu kurşun kalem kırmızı mı beyaz mı?Is this pencil red or white?
Bu kalem beyazdır.This pencil is white.
Bu kağıt beyaz.This paper is white.
Bu kâğıt beyaz mı?Is this paper white?
Hayır, bu kağıt beyaz değil.No, this paper isn't white.
Bu ülke beyin göçünden muzdarip oluyor.This country suffers from brain drain.
Geçen yıl Tom'un babasına beyin tümörü tanısı konuldu.Tom's father was diagnosed with a brain tumor last year.
Beyniniz duygularınızı programlar.Your brain programs your emotions.
Bu insan beyninde kaç nöron var?How many neurons are there in this human brain?
Siz beyler ne içiyorsunuz?What are you guys drinking?
Beyzbol oynarım.I play baseball.
Tom profesyonel beyzbol oynamayı hayal ederdi.Tom used to dream of playing professional baseball.
Ben beyzbol maçına gitmekle ilgilenmiyorum.I'm not interested in going to the baseball game.
O beyaz bir tişört giyiyordu.She was wearing a white T-shirt.
Tom lisesinin beyzbol takımı için ikinci taban oynardı.Tom used to play second base for his high school's baseball team.
Hangi teli kesmeliyim, kırmızı olanı mı yoksa beyaz olanı mı?Which wire should I cut, the red one or the white one?
Tom bir beyin cerrahıdır.Tom is a neurosurgeon.
O bir beyzbol sopasıyla beni öldüresiye dövdü.She beat the shit out of me with a baseball bat.
Kızlar Blackpool'daki beyaz erkeklerle buluşmayı umut ediyorlar.The girls hope to meet white boys in Blackpool.
Beynimizin sadece %10' unu kullanıyoruz.We only use 10% of our brain.
Hayalet kadar beyazsın. Hasta mısın?You're white as a ghost. Are you sick?
Beyzbol, golften çok daha eğlencelidir.Baseball is a lot more fun than golf.
Tom, beyaz süs çiçek demetini Mary'nin elbisesine iğneyle tutturdu.Tom pinned a white corsage on Mary's dress.
Beyzbol oynayacağımızı düşündüm.I thought we were going to play baseball.
Senin beyzbol hakkında konuşmaktan keyif aldığını düşündüm.I thought you enjoyed talking about baseball.
Siz beylerin bu gece büyük bir partisi olduğunu sandım.I thought you guys had a big party tonight.
Siz beylerin arkadaşlarım olduğunuzu sanıyordum.I thought you guys were my friends.