Ana içeriğe geç
Sözlük

besliyor ile cümle

besliyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onu çiğ balıkla mı besliyorsun?You feed her raw fish?
Ve yeniden Brook Park yemek fişi veya parmak izi olmaksızın yüzlerce insanı besliyor.And again, Brook Park feeds hundreds of people without a food stamp or a fingerprint.
Neyle besliyorsunuz?"What are you feeding?"
"Daha çok insanı daha ucuza besliyorsak ne kadar kötü olabilir ki?""If we're feeding more people more cheaply, how terrible could that be?"
Bu bölge şu anda 30 dan fazla aileyi besliyor.The same trash site is feeding more than 30 families.
Ebeveyn bunu bebek açıktı sanıp bebeğini çok sık besliyor olabilir.A parent might interpret that as my baby's hungry and feed them too often.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.One kind of token feeds only the partner who chooses, the other one feeds both of them.
Onları da sizi de biz besliyoruz.We will provide for them and for you.
Biz senden rızık istemiyoruz. Seni biz besliyoruz.We do not ask you to provide: It is We who provide for you.
"(Böyle iken) hakkımızda çok gayz (öfke) besliyorlar. "They are always harassing us.
Aksine biz seni besliyoruz. Sonuç, erdemlilerindir.The reward is for piety and fear of God.
Fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da sizi de biz besliyoruz.Slay not your children, fearing a fall to poverty, We shall provide for them and for you.
Biz senden herhangi bir rızık beklemiyoruz. Aksine biz seni besliyoruz.We do not ask you for provisions, rather, it is We who provide for you.
Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; sizi de onları da biz besliyoruz.And do not approach immoralities - what is apparent of them and what is concealed.
Seni biz besliyoruz. Sonuç takva(sahipleri)nindir.It is We who provide for you, and the best end is that of righteousness.
Bu şekilde bir aşırı görüş diğerini besliyor.In this way one type of extremism feeds another.
Yunanlılar Oyunlar İçin Büyük Umutlar BesliyorGreeks Have High Hopes for Games
Güvenlik alanında işbirliğine ilişkin samimi bir umut besliyoruz." dedi.We sincerely hope for co-operation in the field of security."
Türkiye 13 güreşçisi için de yüksek umutlar besliyor.Turkey also has high hopes for its 13 wrestlers.
Sırp yetkililer de aynı umutları besliyor.Serbia's officials harbour the same hopes.
BH Airlines da aynı umutları besliyor.The hopes for the BH Airlines are the same.
Mitrovica gibi bölünmüş kentlerde, Türkiye'nin rolü güvensizlik ve garezi besliyor.In divided cities like Mitrovica, Turkey's role breeds distrust and resentment.
Rapor: Bulgar uyuşturucu kaçakçılığı kilit terörist grupları besliyorReport: Bulgarian drug trafficking finances key terrorist groups
Acaba ülke, Moskova'dan gelecek destek konusunda gereğinden fazla umut besliyor olabilir mi?But are hopes of assistance from Moscow too high?
Bulgaristan'da düzenlenecek 22 Ekim cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yedi aday kazanma umudu besliyor.Seven candidates are hoping to win Bulgaria's presidential election on October 22nd.
Yine de, katılımcıların büyük kısmı hükümete inanç, geleceğe de umut besliyorlar.Still, a majority of respondents have faith in government and express hope for the future.
Morante müzik, kitaplar ve kedilere karşı bir sevgi besliyordu.Morante cultivated a love for music, books and cats.
Canlandırma: Geri çekilen buzullar Yosemite gölünü besliyor ve bugünkü vadiyi oluştururAnimation: Retreating glaciers feed Lake Yosemite and open today's valley
Her gün onunla oynuyor, onu yıkıyor ve besliyordu.Chaque matin, elle allait à leur rencontre : elle les lavait, leur faisait à manger et lavait leurs vêtements.
Oysa o Zeus ve arkadaşlarına karşı kin besliyordu.Viene al presente para enfrentar a Zi-O y sus amigos.
"Önce hayranlık sonra düşmanlık besliyorlar".Bueno, antes que nada, debemos detener el odio contra ellos".
Saçları besliyor ve yumuşak hale getiriyor.Lui le offre del cibo e le accarezza dolcemente il pelo.
Kate bir köpek besliyor.У Кейт есть собака.
O, koyunlarını besliyor.Он кормит своих овец.
Her gün onunla oynuyor, onu yıkıyor ve besliyordu.وكان يلعب معه كل يوم، ويحممه، ويطعمه.
Bir de bakmış Sarıkız orada kazları besliyor ve davranışlarından hiç de kötü yola düşmediği anlaşılıyormuş.Ele come desesperadamente os Biscoitos Gatinhos restantes, imaginando por que não está funcionando.
"I Feed You My Love" (Türkçe: Seni aşkımla besliyorum), Margaret Berger tarafından seslendirilen şarkı."Jij was mijn leven" antwoordt Sarah Jane.
Oysa o Zeus ve arkadaşlarına karşı kin besliyordu.Poprzysiągł sobie zemstę na Odie'em i jego przyjaciołach.
"I Feed You My Love" (Türkçe: Seni aşkımla besliyorum), Margaret Berger tarafından seslendirilen şarkı.I Feed You My Love är en låt med den norska sångerskan Margaret Berger.
Şehzade hocasına büyük bir sevgi besliyor, saygıda kusur etmiyordu.Закохана в начальника, страждає без взаємності.
Çocuk maymunu muzla besliyordu.Дитина годувала мавпу бананом.
Tom inekleri besliyor.Том годує корів.
Başlangıçta yalnızca etini yiyebilecekleri hayvanları bakıp besliyorlardı.Ei sunt capabili de la început să-și caute singuri hrana.
O ülkemizdeki düşmana karşı büyük bir nefret ve öfke besliyordu.Ea producea dușmanului o mare panică și pierderi grele.
O ülkemizdeki düşmana karşı büyük bir nefret ve öfke besliyordu.Irigy ellenségek támadtak hazánkra.
Başlangıçta yalnızca etini yiyebilecekleri hayvanları bakıp besliyorlardı.Az elején csak a hím látja el élelemmel a családot.
Her gün onunla oynuyor, onu yıkıyor ve besliyordu.Ο άντρας της την ξυλοκοπούσε και την κακοποιούσε καθημερινά.
Biz iki keçi besliyoruz.Έχουμε δύο κατσίκια.
Saçları besliyor ve yumuşak hale getiriyor.Senere bliver den håret og glat.
Oysa o Zeus ve arkadaşlarına karşı kin besliyordu.Sandsynligvis gjaldt det samme for Sigurd og hans mænd.
Evcil hayvan besliyor musun?ペットを飼っていますか。
Saçları besliyor ve yumuşak hale getiriyor.剃除鬚髮,度為沙彌,受具足戒。
"Önce hayranlık sonra düşmanlık besliyorlar".首尾击之,敌尽矣”。
"İfadesizlik şarkılarımı besliyor".Изпява песента My Happiness.
Her gün onunla oynuyor, onu yıkıyor ve besliyordu.Bilo joj je žao pa ga je svakog dana posječivala i kuhala mu hranu.
Oysa o Zeus ve arkadaşlarına karşı kin besliyordu.Tieto však stáli proti Rosasovi a jeho spojencom.
"2.5'a bir ne? Neyle besliyorsunuz?""뭐에 대해 2.5:1 인가요? 뭘 먹이죠?"
"2.5'a bir ne? Neyle besliyorsunuz?""2,5 προς ένα τι; Τι τροφή δίνετε;"
"2.5'a bir ne? Neyle besliyorsunuz?""2.5 к 1му чего, чем вы кормите рыбу?"
"2.5'a bir ne? Neyle besliyorsunuz?""2.5 לאחד מה? מה אתם מאכילים?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod