Ana içeriğe geç
Sözlük

besleyecek ile cümle

besleyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
46
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"전 세계 사람들을 어떻게 먹여살릴 거요?"라구요.
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"Wie werden Sie die Welt ernähren?"
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"Πώς θα θρέψεις τον κόσμο;"
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"Как вы собираетесь кормить мир?"
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"Как ще нахраниш света?"
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"איך תאכילו את העולם?
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"كيف ستقوم بإطعام العالم ؟
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"正直言って
En başta Furby'nin sadece iki gözü ve altta pilleri vardı. Daha sonra düşündük ki, onu besleyeceksiniz,Originalmente Furby aveva solo due occhi e delle pile sotto. poi pensammo, "bisogna dargli da mangiare"
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Ehi tu, anche a me piacciono i fenicotteri rosa, ma come pensi di poter nutrire il mondo intero?
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"É pá, eu adoro flamingos cor-de-rosa, "mas como é que vocês vão alimentar o mundo?"
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Hai bung, saya suka flamingo merah muda, tapi bagaimana anda akan memberi makan dunia?"
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Hé, hapsikám, imádom a pink flamingókat, de hogyan eteted majd a világot?
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Hei omule, şi eu iubesc păsările flamingo roz, dar cum vei hrăni lumea?
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"He kerel, ik hou van roze flamingo's, maar hoe ga je de wereld voeden?
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Hele, chlape, mám rád růžové plameňáky, ale jak nakrmíte svět?"
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?" Hé mec, j'adore les flamants roses, mais comment allez-vous faire pour nourrir le monde?
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"¿Hey chaval, me encantan las flamencos rosas, pero como vas a alimentar al mundo?
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Hey Leute, ich liebe pinke Flamingos, aber wie werden Sie die Welt ernähren?
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Hörrni, jag älskar rosa flamingos, men hur ska ni föda världen?
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"이봐요, 핑크 플라밍고도 좋지만 세상 사람들을 어떻게 먹여살릴 거요?
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Tak, tak. Ja też kocham różowe flamingi, ale jak masz zamiar wyżywić cały świat?"
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Ρε φίλε, και εμένα μ' αρέσουν τα ροζ φλαμίνγκο, αλλά πώς θα θρέψεις τον κόσμο;
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Хей, и аз обичам розовото фламинго, но как ще изхраниш целия свят?
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Эй, парень, мне нравятся розовые фламинго, но как вы собираетесь кормить мир?"
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"היי בחורים, אני אוהב פלמינגו ורוד, אבל איך ניתן להאכיל את העולם?"
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?" اسمع يا صاح , انا احب طير النحام الزهري ولكن كيف ستطعم العالم ؟
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?「でも それで世界が養えるかい?」 「どうやって世界の食を確保するんだい?」
Hey, eğer bir süre burada kalacaksak köpeğimi besleyecek birisini bulmalıyımEhi... se staremo qui per un po', ho bisogno che qualcuno dia da mangiare al mio cane.
Hey, eğer bir süre burada kalacaksak köpeğimi besleyecek birisini bulmalıyımHei... Dacă vom sta aici mai mult, o să am nevoie de cineva să-mi hrănească cîinele.
Hey, eğer bir süre burada kalacaksak köpeğimi besleyecek birisini bulmalıyımHej... jeśli mamy tu być dłużej, ktoś będzie musiał karmić mojego psa.
Hey, eğer bir süre burada kalacaksak köpeğimi besleyecek birisini bulmalıyımJo, jestli tu budeme dýl, potřebuju někoho, aby mi krmil psa.
Hey, eğer bir süre burada kalacaksak köpeğimi besleyecek birisini bulmalıyımOiga... Si vamos a estar aquí por un tiempo, voy a necesitar que alguien alimente a mi perro.
Hey, eğer bir süre burada kalacaksak köpeğimi besleyecek birisini bulmalıyımΚοίτα... ...αν είναι να κάτσουμε καιρό εδώ, θέλω κάποιον να ταΐζει το σκύλο μου.
Hey, eğer bir süre burada kalacaksak köpeğimi besleyecek birisini bulmalıyımЗнаете... Если мы тут застряли, нужно чтобы кто-то кормил мою собаку.
Hey, eğer bir süre burada kalacaksak köpeğimi besleyecek birisini bulmalıyımしばらくここにとどまるのなら、僕の犬にえさを与えれくれる人が必要になるんだが。 >手配しよう。
'Karınca gidip yavrularını besleyecek.' derdi.Mio fratello era così.Mi diceva:La formica va a casa a nutrire i suoi piccoli"
'Karınca gidip yavrularını besleyecek.' derdi.Тя казваше: "Мравката се прибира у дома, за да нахрани малките си", а аз отвръщах:
Mürettebatı besleyecek miktarda yiyeceğin ve bunları saklayacak soğuk dolabın olması gerekiyor.Man muss genug Essen und Kühlanlagen dabei haben um die Crew zu ernähren.
Mürettebatı besleyecek miktarda yiyeceğin ve bunları saklayacak soğuk dolabın olması gerekiyor.Vous devez y mettre assez de nourriture, et d'équipement de réfrigération pour nourrire l'équipage.
Mürettebatı besleyecek miktarda yiyeceğin ve bunları saklayacak soğuk dolabın olması gerekiyor.Трябва да осигурите достатъчно храна и охладителна техника, за да изхранвате екипажа.
Mürettebatı besleyecek miktarda yiyeceğin ve bunları saklayacak soğuk dolabın olması gerekiyor.食糧がなくても機械は動くが、乗員はそうはいかない
Ve düşen her damla yağmur seni büyütecek... ...ruhunu besleyecek, toprakla.И каждая капля дождя будет продолжать твой рост, давая тебе почву под ногами.
Yıl boyunca sığırlarımızı besleyecek yeterince çimenimiz ya da yağmurumuz yok.Non abbiamo abbastanza erba o pioggia per sfamare i nostri bovini per tutto l'anno.
Yıl boyunca sığırlarımızı besleyecek yeterince çimenimiz ya da yağmurumuz yok.Wir haben nicht genug Grass oder Regen, um alle Viecher das ganze Jahr lang zu füttern.
Yıl boyunca sığırlarımızı besleyecek yeterince çimenimiz ya da yağmurumuz yok.אין לנו מספיק עשב וגשם להאכיל את כל הבקר לאורך כל השנה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod