Besleyecek altı nüfusum var.I have six mouths to feed.
Köpeğini besleyecek bir şey almak için biraz paraya ihtiyacı vardı.She needed some money to buy something to feed her dog.
Onların besleyecek aileleri var.They have families to feed.
Sanırım herkesi besleyecek kadar yiyeceğimiz var.I think we have enough food to feed everyone.
Herkesi besleyecek kadar yiyeceğimizin olduğunu sanmıyorum.I don't think we have enough food to feed everyone.
Fadıl uyuşturucu alışkanlığını besleyecek yollar arıyordu.Fadil was looking for ways to feed his drug habit.
Besleyecek bir ailesi var.He has a family to feed.
Bu dönemde olan olaylar ilerki dönemlerde kuvvetli şekilde İrlanda milliyetçiliğini besleyecektir.The story relies on Irish stereotypes common at the time.
Ama bu kimi besleyecek?But who is it going to feed?
Mürettebatı besleyecek miktarda yiyeceğin ve bunları saklayacak soğuk dolabın olması gerekiyor.You have to put enough food, and refrigeration equipment to feed the crew.
Ve düşen her damla yağmur seni büyütecek... ...ruhunu besleyecek, toprakla.And every drop of rain Will keep you growing Seeds you're sowing in the ground
Hoşgeldiniz ! Yemeğimiz harikadır ! Bir orduyu bile besleyecek yemeğimiz var !welcome ! we have good meal ! it is enough to for an army ! please, be confortable !
Hey, eğer bir süre burada kalacaksak köpeğimi besleyecek birisini bulmalıyımHey... f we're going to be here for a while, I'm going to need somebody to feed my dog.
Doktorlar ve profesörler oturup seni nasıl besleyecekleriyle ilgili tartışıyorlar.Doctors and professors meet to confer on how to feed you...
"Hey dostum, pembe flamingoları çok seviyorum ama dünyayı nasıl besleyeceksin?"Hey guy, I love pink flamingos, but how are you going to feed the world?"
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"How are you going to feed the world?
- Hepsini kim besleyecek? - Kahretsin!Não fique vermelho...
'Karınca gidip yavrularını besleyecek.' derdi.He used to say: "The ant's going home to feed its young"
O, verdiği besinleri kesse, sizi besleyecek olan kimdir?Who is there to give you food in case He withholds His bounty?
Kol, hazneden silaha mermi besleyecek ve onları birer birer ateşleyecektir.The crank would feed rounds into the weapon from the hopper, and would fire them one by one.
Bu dönemde olan olaylar ilerki dönemlerde kuvvetli şekilde İrlanda milliyetçiliğini besleyecektir.Het is volgens deze Afrikaanse stam op zo'n dag onverantwoord belangrijke beslissingen te nemen.
Ama bu kimi besleyecek?Aber wen ernährt dies?
Ama bu kimi besleyecek?Ale kto je skonsumuje?
Ama bu kimi besleyecek?Dar pe cine vor aproviziona?
Ama bu kimi besleyecek?De kit fognak etetni vele?
Ama bu kimi besleyecek?누구를 위한 것일까요?
Ama bu kimi besleyecek?Ma a chi darà da mangiare?
Ama bu kimi besleyecek?Maar voor wie?
Ama bu kimi besleyecek?Namun siapa yang akan menikmatinya?
Ama bu kimi besleyecek?Nhưng Siberia sẽ cung cấp thức ăn cho ai?
Ama bu kimi besleyecek?Pero, ¿a quién van a alimentar?
Ama bu kimi besleyecek?Qui cela va-t-il nourrir ?
Ama bu kimi besleyecek?Αλλά ποιον θα θρέψουν;
Ama bu kimi besleyecek?И кого же все это будет кормить?
Ama bu kimi besleyecek?Но кой ще бъде нахранен с него?
Ama bu kimi besleyecek?אבל את מי זה הולך להאכיל?
Ama bu kimi besleyecek?لكن من الذي سيهتم بإطعامنا ؟
Ama bu kimi besleyecek?アムール川の反対側
Benim kardeşim de öyleydi. 'Karınca gidip yavrularını besleyecek.' derdi.Mi madre solía ser así, solía decir: "las hormigas vienen a casa para alimentar a sus crías"
Daha sonra düşündük ki, onu besleyeceksiniz,그리고선 먹이를 줄 수도 있게 하고,
Daha sonra düşündük ki, onu besleyeceksiniz,ואז אמרנו, ובכן, אתם תאכילו אותו,
Daha sonra düşündük ki, onu besleyeceksiniz,و ثم قلنا: يجب علينا إطعامه
Daha sonra düşündük ki, onu besleyeceksiniz,食事やおしゃべりをさせたので 機能が複雑になっていきました
Doktorlar ve profesörler oturup seni nasıl besleyecekleriyle ilgili tartışıyorlar.Doctori ºi profesori se întâlnesc pentru a discuta cum sã te hrãneascã...
Doktorlar ve profesörler oturup seni nasıl besleyecekleriyle ilgili tartışıyorlar.Doktorzy i profesorowie naradzają się jak cię karmić...
Doktorlar ve profesörler oturup seni nasıl besleyecekleriyle ilgili tartışıyorlar.Les professeurs et les docteurs passent leur temps à chercher des solutions pour vous obliger à manger.
Doktorlar ve profesörler oturup seni nasıl besleyecekleriyle ilgili tartışıyorlar.Professoren und Doktoren beraten, wie sie dich ernähren sollen.
Doktorlar ve profesörler oturup seni nasıl besleyecekleriyle ilgili tartışıyorlar.Οι γιατροί και οι καθηγητές κάνουν συμβούλιο για το πως θα σε ταϊσουν...
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"Anh sẽ cung cấp thức ăn cho cả thế giới như thế nào?
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"Bagaimana anda akan memberi makan dunia?
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"Come pensi di poter nutrire il mondo?"
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"Comment allez-vous faire pour nourrir le monde? "
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"Como é que vocês vão alimentar o mundo?
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"¿Como vas a alimentar al mundo?"
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"Cum vei hrăni lumea?"
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"Hoe ga je de wereld voeden?"
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"Hogyan eteted majd a világot?"
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"Hur ska ni föda världen?"
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"Jak nakrmíte svět?
Dünyayı nasıl besleyeceksin?"Jak wyżywić cały świat?