Her şeyden önce bu insanların beslenmesi gerekmektedir.Ti se časem začali lidmi živit.
Bir defa beslendikten sonra oniki ay süreyle beslenmeden yaşayabilirler.Pokud potravu nenajdou, dovedou bez ní přežít i 15 dní.
Bu da daha başarılı beslenme olanaklarına izin verir.Díky tomu dokáže lépe využívat dostupnou potravu.
Lutein sebze ve meyve tüketimi yoluyla sağlıklı beslenmenin doğal bir parçasıdır.Lutein je přirozenou součástí lidského jídelníčku, pokud jsou v něm zařazeny ovoce a zelenina.
Veganlar beslenmelerinden çok az D vitamini alırlar.Z potravin můžeme získat malé množství vitamínu D.
Beslenme Dergisi.Potravinářská revue.
Ergenlik yıllarında beslenme bozukluğu yaşadı, anoreksiya nevroza tanısı aldı.Měl vyložený odpor k jídlu a dá se říci, že trpěl mentální anorexií.
Balıkların beslenmesini sağlar.“On dává rybě jídlo.”
Bugün, teriyerlerin çoğu evcil hayvan olarak beslenmektedir.Mnozí tejové jsou chováni jako terarijní zvířata.
Yavruların beslenmesi genellikle yuvadaki görevlerinin nöbet değişikliği sırasında olur.Při konzumaci potravy se jedinci obvykle střídají v hlídkování.
Tat ve koku duyusunun kaybedilmesi kötü beslenmeye neden olarak hastalık riskini artırabilir.Kouření cigaret může zvýšit riziko nemoci a nebo ji i zhoršit.
Ayrıca, cinsiyetler arasında, kuyruk vurarak beslenme sıklığında herhangi bir farktan söz edilemez.Stejně tak spaní pod širým nebem se vzhledem k počtu komárů nedoporučuje.
Beslenmede tahıl ürünleri ağırlıktadır.Dužnina plodů je jedlá.
Etçil, canlı yemle beslenmelidir.Gekončíci vyžadují živou potravu.
Ancak kediler iyi bir beslenme ile 20 yıldan fazla yaşayabilirler.Při dobré péči se mohou dožít i více než 20 let.
O yüzden genel beslenme şekilleri başka balıklar üzerindendir.Jejich potravu tvoří jiné ryby.
Beslenme kalitesiyle ilgili diğer bir gösterge ise ortalama boydur.Podle jiných zdrojů chuť jen průměrná.
Bu durumun yetersiz beslenmeye dayanan kansızlıktan kaynaklanmış olabileceği ileri sürülmektedir.Lze předpokládat, že důvodem vyhynutí byl nedostatek potravy.
Ağır yanıklarda erken beslenme önemlidir.În caz de arsuri majore hrănirea rapidă este importantă.
Bebeklerin uygun şekilde temizlenmemiş şişelerle Biberonla beslenmeleri, küresel ölçekte önemli bir sebeptir.Hrănirea bebelușilor cu biberonul având sticla nedezinfectată este o cauză importantă la nivel global.
Her iki müze de aynı enstitüden beslenmelerine karşın Çin İç Savaşı'ndan sonra tamamen ayrı düşmüşlerdir.Ambele muzee se trag din aceeași instituție, care s-a divizat după Război Civil Chinez.
Hatta beslenmeye de ihtiyaç duymaz.Totodată, acesta nu consuma mâncare.
Bir yaşından sonra yavru filin kendini temizleme, su içme ve beslenme yetenekleri tamamen gelişir.După un an, abilitățile unui pui de a mânca, bea și hrăni singur sunt pe deplin dezvoltate.
Prostat büyümesinden korunmak için nasıl beslenmek gerekir?.Apicultura este interzisă ca mijloc de a proteja flora abundentă.
Bugün, teriyerlerin çoğu evcil hayvan olarak beslenmektedir.Majoritatea acestor câini sunt astăzi doar animale de companie.
Beslenme öğelerini kayaların üstünde bulunan algler oluşturur.Ca hrană preferă algele(perioada calda) pe care le roade de pe pietre.
Beslenme özellikleri yerel ekosistemlere zarar vermektedir.Acest mod de nutriție îi face vulnerabili la paraziți interne.
Risk faktörleri arasında yoksulluk, beslenme bozukluğu, ormanların tahribi ve şehirleşme sayılabilir.Factorii de risc includ sărăcia, subnutriția, despădurirea și urbanizarea.
Protein, beslenmemizin önemli bir parçasıdır.Este o importantă sursă de proteine.
Çoğu larva çürüyen bitkilerle beslenmektedir.Cele mai multe specii se hrănesc cu resturi de plante care se află în stare de putrefacție.
Beslenme kalitesiyle ilgili diğer bir gösterge ise ortalama boydur.Durata lunației indicată mai sus este una medie.
Beslenmeleri geceleyin alacakaranlıkta olur.Cum să vă las la vreme de noapte în locuri rele?
Beslenme büyük ölçüde buğday ve buğday ürünlerine dayanır.O vom regăsi deci în pâinea completă și în germenii de grâu.
Daha büyük yavrular ebeveynlerinin ağzına beslenmek için uzanabilmektedir.Puii introduc ciocul în gura părinților spre a-și lua hrana.
Beslenmede tahıl ürünleri ilk sırada yer alır.Dintre speciile de pomi fructiferi, prunul deține în mod categoric locul întâi.
Beslenmesinin %96'sı fare ve kemelerden oluşur.Táplálékának 96%-a egerekből és patkányokból áll.
Bu aylar boyunca kendisi hiç beslenmez.Ez alatt az idő alatt nem táplálkozik.
Dünya nüfusunun yarısından fazlası için beslenmede büyük bir önem taşır.Az emberiség több mint 60 százalékának fő tápláléka.
Heteretrof beslenme yapar.Heterotróf módon táplálkozik.
Erginleri çeşitli beslenme alışkanlıkları gösterir.Ezért szintézisét képezi különféle étkezési szokásoknak.
Ergin evrede pek azında beslenme vardır.Sajnos nálunk elég szegényes a kínálat.
Desmodontinae’nin tüm bu 3 türü sıcak-kanlı hayvanların kanlarıyla beslenmeleriyle özelleşmiştir.A vérszopó denevérek (Desmodontinae) alcsaládjába tartozó három faj a vérszopásra specializálodott.
Bundan sonra ebeveynleri ile birlikte kalsalar bile artık ebeveynleri tarafından beslenmezler.Rögtön önállóan tudnak táplálkozni, szüleiknek nem kell etetni őket.
Göl dip kaynaklarından beslenmektedir.A tó vizét források táplálják.
Beslenme başlığı altında yemek alışkanlığını değiştirme konusunda öneriler olacak.A táplálkozási szokások megváltoztatásával előzhetjük meg a puffadást.
Organik gıda, doğal beslenmede kullanılan çeşitli ürünler.Az egyénnek egyszerű, természetes táplálékokat ajánlott fogyasztania.
Çoğu Anofel sivrisinekleri sırf insan veya hayvan ile beslenmezler.A főnix szelíd madár, kizárólag gyógyfüveket fogyaszt, sem embernek, sem állatnak nem okozza halálát.
Atkins diyeti 2 hafta uygulanan bir beslenme programıdır.A bevezetés az Atkins-diéta legszigorúbb fázisa, amelyet két hét alatt javasolt elvégezni.
Ergenlik yıllarında beslenme bozukluğu yaşadı, anoreksiya nevroza tanısı aldı.Húszas évei elején evési problémákkal küszködött, anorexiában szenvedett.
Koalalar Avustralya yerlileri tarafından beslenmek amacıyla avlanmaktaydılar.Az ausztrál őslakók táplálék céljából ma is vadásszák.
Kıyıdan uzakta yüzenlerin beslenmeleri konusunda fazla bilinen bir şey yoktur.Arról nincs adat, hogy a parttól távoli vizekben is élne.
Araştırmalar yüksek potasyum içeren besinlerle beslenmenin hipertansiyon riskini düşürdüğünü göstermektedir.Vizsgálatok szerint a BpA már alacsony koncentrációban is magas kockázatot jelenthet.
Bu genelde beslenme şekillerine göredir.Általában ez is a rossz táplálásnak köszönhető.
Mahallede çoğunlukla küçükbaş hayvanlardan keçi beslenmektedir.A falusi házak környékéről néha elviszik a csirkéket.
Zwieback çocukların beslenmesi için kullanılır.Lonci elindul élelmet szerezni a kicsinyeinek.
Beslenme ve ilaç tedavisi.Gyógyfürdő és gyógyvízforrás.
Ancak bu beslenme diyeti sürekli olmamalıdır.De a hitel eme expanziója nem folytatódhat örökké.
İspinozların beslenme değişikliği gelecek nesillerdeki kuşların gaga büyüklüklerini de etkiler.A pintyek étrendjének változásai befolyásolták a madarak következő generációi csőrének méretét és alakját.
Lutein sebze ve meyve tüketimi yoluyla sağlıklı beslenmenin doğal bir parçasıdır.A lutein általában természetes úton kerül be az emberi szervezetbe zöldségek és gyümölcsök fogyasztásával.
Hayvanlar bu süreç içinde aşırı derecede beslenmemelidir.Előbbi esetben ne etessük az anyaállatot a költési időszakban.