Her kişinin bireysel beslenme gereksinimlerinin bulunmaktadır.Ensimmäisenä otettiin huomioon kunkin henkilön ravinnon tarve.
Sonunda küçük kız yetersiz beslenmeden ölür.Tällöin nuorimmainen ei saa riittävästi ravintoa ja heikkenee, kunnes lopulta kuolee.
Balıkların beslenmesini sağlar.Se pyytää kaloja ravinnokseen.
Ana madde: Kaşrut Yahudilikte beslenme yasalarına Kaşrut kuralları denir.Pääartikkeli: Košer Juutalaisia ruokaan liittyviä säädöksiä kutsutaan yhteisnimellä kašrut.
Sağlıklı bir beslenme için kadınlar günde 46 gram, erkeklerse günde 56 gram protein tüketmelidir.Naiset saavat ravinnosta proteiinia keskimäärin 67 grammaa päivässä ja miehet 89 grammaa.
Sakigiller hepçil olsalar da, beslenmelerinin büyük kısmı bitkisel gıdadan oluşur.Ne ovat kaikkiruokaisia, mutta pääosa niiden ravinnosta on kasviperäistä.
Uyku, beslenme, çiftleşme ve hatta doğurma da ağaca asılı şekilde gerçekleşir.Laiskiaiset syövät, nukkuvat ja jopa synnyttävät puussa.
Beslenme tercihleri oldukça geniştir.Ravinnepitoisuudet ovat melko hyvät.
Amerikalı kardiyolog ve beslenme uzmanı Dr. Robert Atkins tarafından yaratılmıştır.Atkinsin dieetin kehitti yhdysvaltalainen lääketieteen tohtori, fysiologi ja sydäntautilääkäri Robert Atkins.
Ama aslında etçil beslenme takımın bütün üyeleri için en önemli beslenme değildir.Hänen leivonnaisensa eivät kuitenkaan sovi useimpien muiden ruoansulatukselle.
Bu nedenle bütün canlılar beslenmek zorundadır.Sille kelpaa kaikenlainen eläinravinto.
İnsanların normal beslenme rejimi her gün 2–5 mg arasında bakır gerektirir.Produktiivisessa psykoosissa oleville potilaille tavallinen päiväannostus on 3-15 mg vuorokaudessa.
Beslenme kalitesiyle ilgili diğer bir gösterge ise ortalama boydur.Toinen kauneuteen vaikuttava piirre on keskimääräisyys.
Beslenmek için sığ suları tercih ederler.Ne suosivat matalia vesiä.
Çok az görülür ve beslenme veya üreme ekolojisi hakkında hiçbir şey bilinmemektedir.Alhaisen eliniän uskotaan johtuneen siitä, että lajin ekologiaa ja ravintovaatimuksia ei tunnettu tarpeeksi.
Ergenlik yıllarında beslenme bozukluğu yaşadı, anoreksiya nevroza tanısı aldı.Ankarien sotavuosien aikana hän kärsi aliravitsemuksesta ja anemiasta.
Bugün mahallede sadece büyükbaş besi hayvanları beslenmektedir.Eläinkunnassa ainoastaan piikkinahkaiset tuottavat saponiineja.
Etçil, canlı yemle beslenmelidir.Sinivaanija syö elävää ruokaa.
Ana madde: Kaşrut Yahudilikte beslenme yasalarına Kaşrut kuralları denir.Κοσέρ ονομάζεται το σύνολο των εβραϊκών θρησκευτικών κανόνων σχετικά με την διατροφή.
Hayvanlar karotenoidleri sentezleyemezler ve onları beslenme yoluyla elde etmek zorundadırlar.Τα ζώα δεν μπορούν να τα βιοσυνθέσουν, οπότε πρέπει να τα λαμβάνουν μέσω της τροφής.
Ağır yanıklarda erken beslenme önemlidir.Στην περίπτωση των μεγάλων εγκαυμάτων, είναι σημαντική η πρώιμη σίτιση.
Büyük ve saldırgan balıklarla beslenmemesi gereken bir balıktır.Αυτό οφείλεται στο γεγονός ότι δεν τρέφεται με μεγάλα ψάρια.
Oluklu balinalar, süzerek beslenme denen yöntem ile beslenirler.Οι μπαλένες τούς επιτρέπουν να συγκρατούν την τροφή αποβάλλοντας το νερό.
Yavruların beslenmesi bir ay sürer.Ο χρόνος επώασης των αβγών είναι ένας μήνας περίπου.
Balıkların beslenmesini sağlar.Πλούτιζαν την διατροφή τους ψαρεύοντας.
Bir defa beslendikten sonra oniki ay süreyle beslenmeden yaşayabilirler.Με νερό χωρίς τροφή μπορούν να επιβιώνουν μερικούς μήνες.
Kırmızı biber, Amerika'da MÖ 7500'lü yıllardan beri insan beslenmesinin bir parçasıdır.Οι πιπεριές τσίλι έχουν υπάρξει μέρος της ανθρώπινης διατροφής στην Αμερική, τουλάχιστον από το 7500 π.Χ..
Beslenmesi gereken yavrular 21-27 gün arasında palazlanır.Το θηλυκό γεννά 1-2 αυγά τα οποία επωάζει για 28-29 ημέρες.
Beslenme ve ilaç tedavisi.Προφύλαξη και θεραπεία αυτού.
Genetik, beslenme ve genel sağlık gibi faktörler zamanlamayı etkileyebilir.Faktorer såsom genetik, kost og overordnet sundhed kan påvirke timingen.
Protein, beslenmemizin önemli bir parçasıdır.Dette skyldes at protein er en vigtig del af vores kost.
Tip 2 diyabetin başlangıcı, doğru beslenme ve düzenli egzersizle önlenebilir veya geciktirilebilir.Udbruddet af type 2-diabetes kan sinkes eller forhindres ved at spise rigtigt og dyrke jævnlig motion.
Hatta beslenmeye de ihtiyaç duymaz.Det er ikke nødvendigt at fodre den.
Bu deri katlarının beslenme sırasında ağzın muazzam bir şekilde genişlemesine yaradığı anlaşılmıştır.Disse furer menes at tillade munden at udvides enormt under fødeindtag.
Beslenmeleri neredeyse sadece karınca ve termitlerden oluşur.Jordsvinets føde består hovedsageligt af termitter og myrer.
Beslenmesi gereken yavrular 21-27 gün arasında palazlanır.Udvikling fra æg til voksen hovedlus tager omkring 21-27 dage.
Büyük ve saldırgan balıklarla beslenmemesi gereken bir balıktır.Fredfisk – fisk der ikke er rovfisk.
Ancak bu beslenme diyeti sürekli olmamalıdır.Det var dog ikke meningen, at den første Narvatriumfbue skulle være permanent.
Bu aylar boyunca kendisi hiç beslenmez.I længden bar disse sig dog ikke.
Sonunda küçük kız yetersiz beslenmeden ölür.Æggene ville ellers dø af iltmangel.
Etçil, canlı yemle beslenmelidir.Étbenet mand risikerer livstid.
Bundan sonra ebeveynleri ile birlikte kalsalar bile artık ebeveynleri tarafından beslenmezler.Indtil da fodres de af forældrene.
Temel amacı insanların sağlıklı beslenmesidir.Den har en forkærlighed for menneskekød.
Beslenme diyetleri çeşitli karışımlardan olmalıdır.Difterivaccine kommer i flere forskellige kombinationer.
Belli bir coğrafi çevrede yaşıyor, beslenme ve barınma ihtiyaçlarını orada gideriyordur.De har da intet bestemt yngleområde og flytter rundt afhængig af vejret og tilgængeligheden af føde.
Beslenmeyi reddetmenin yol açacağı sonuçların hekim tarafından hükümlüye anlatılması gerekir."Konsekvensene av å nekte å ta til seg næring skal forklares for fangen av legen.»
Protein, beslenmemizin önemli bir parçasıdır.Videre er proteiner et viktig næringsmiddel.
İlkbaharda tekrar faaliyete geçerek beslenme ve gelişimlerini devam ettirirler.Om våren fortsetter den å spise og vokse.
Kuşatmanın devamında pek çok asker yetersiz beslenmeden dolayı ölmüştü.Som følge av de mange dødsfallene ble mange åkre stående urørt, i mangel på arbeidskraft.
Çakalın beslenmesi çok yönlüdür.Næringstilgangen har naturligvis mye å si.
Palazlanmış kuşlar bir iki hafta kadar daha ebeveynler tarafından beslenmeye devam eder.Foreldra holder fram med å mate dem noen uker til.
Anuga Beslenme ve gıda fuarı, iki yılda bir sonbaharda düzenlenir.Samtidig produksjon og boring vil foregå i en periode på om lag to år.
Bu durumun yetersiz beslenmeye dayanan kansızlıktan kaynaklanmış olabileceği ileri sürülmektedir.Dette kan ha sammenheng med behovet for å kunne innta nok næring.
Bebeklerin bir kısmında kusma ve kötü beslenme nedeniyle kilo kaybı görülebilir.Alle kan kjenne på følelsen, for eksempel ved bedervet mat.
Çünkü sütsüz bir beslenme esansiyel gıda maddelerinin eksikliğine sebep olmaktadır.En ren høymosemyr er trebar på grunn av mangel på næring.
Heteretrof beslenme yapar.Eutrofi betyr næringsrik.
Beslenmesi gereken yavrular 21-27 gün arasında palazlanır.Eggene ruges ut i løpet av 21 til 22 dager.
Bu aylar boyunca kendisi hiç beslenmez.Der lever den solitært i flere måneder.
Daha sonra, beslenme uzmanı ve yazar Don Lemmon ile 19 Aralık 2003'te evlendi.Dia kemudian menikah dengan seorang pengarang bernama Don Lemmon pada tanggal 19 Desember 2003.
Tip 2 diyabetin başlangıcı, doğru beslenme ve düzenli egzersizle önlenebilir veya geciktirilebilir.Onset diabetes tipe 2 dapat ditunda atau dicegah melalui pengaturan nutrisi dan olahraga yang teratur.