Ve sadece biz değil, dünyada iki milyar insan halen kronik olarak yetersiz beslenmekte.وليس نحن فقط، لكن الإثنين بليون نسمة فى العالم الذين مازالوا يعانون فى كل النواحى.
Ve sadece biz değil, dünyada iki milyar insan halen kronik olarak yetersiz beslenmekte.世界中で未だ慢性的に栄養失調の 20億人の願いでもあります 繁栄の中心に希望があります
Yaklaşık 2300 Kg'dır, ve günlük beslenmesini denizanaları karşılar.무게는 거의 5000파운드에 달하고 -- 해파리를 주식으로 합니다.
Yaklaşık 2300 Kg'dır, ve günlük beslenmesini denizanaları karşılar.Alcanza casi las 5,000 libras--con una dieta a base de medusas, principalmente.
Yaklaşık 2300 Kg'dır, ve günlük beslenmesini denizanaları karşılar.Atinge quase 2300 kg — com uma dieta de medusas em especial.
Yaklaşık 2300 Kg'dır, ve günlük beslenmesini denizanaları karşılar.Elérheti a 2,3 tonna tömeget is -- elsődlegesen medúzaétrenden.
Yaklaşık 2300 Kg'dır, ve günlük beslenmesini denizanaları karşılar.El poate atinge o greutate de 2300 kg cu o dietă compusă în primul rând din meduze.
Yaklaşık 2300 Kg'dır, ve günlük beslenmesini denizanaları karşılar.Es kann gut zwei Tonnen wiegen -- und frisst dabei hauptsächlich Quallen.
Yaklaşık 2300 Kg'dır, ve günlük beslenmesini denizanaları karşılar.Hij wordt bijna 2300 kilo zwaar -- op een dieet van voornamelijk kwallen.
Yaklaşık 2300 Kg'dır, ve günlük beslenmesini denizanaları karşılar.Może osiągnąc prawie 2,5 tony - jedząc głównie meduzy.
Yaklaşık 2300 Kg'dır, ve günlük beslenmesini denizanaları karşılar.Raggiunge quasi 2.300 kg di peso - nutrendosi principalmente di meduse.
Yaklaşık 2300 Kg'dır, ve günlük beslenmesini denizanaları karşılar.Φτάνει σχεδόν τα 2.250 κιλά -- με μια δίαιτα βασισμένη κυρίως σε μέδουσες.
Yaklaşık 2300 Kg'dır, ve günlük beslenmesini denizanaları karşılar.Достига почти до 5000 паунда - при хранителен режим най-вече от медузи.
Yaklaşık 2300 Kg'dır, ve günlük beslenmesini denizanaları karşılar.Она достигает почти 2 200 кг — в основном на диете из медуз.
Yaklaşık 2300 Kg'dır, ve günlük beslenmesini denizanaları karşılar.הוא מגיע לכמעט 2,250 ק"ג -- על דיאטה של מדוזות, בעיקר.
Yaklaşık 2300 Kg'dır, ve günlük beslenmesini denizanaları karşılar.انها تصل الى ما يقرب من 5000 باوند -- على نظام غذائي من قناديل البحر، في المقام الأول.
Yaklaşık 2300 Kg'dır, ve günlük beslenmesini denizanaları karşılar.宇宙につながる素敵な出会いがあるんです
Yapabileceğimiz ikinci en iyi şey, yetersiz ve kötü beslenme üzerine yoğunlaşmaktır.2위는 영양실조 문제입니다.
Yapabileceğimiz ikinci en iyi şey, yetersiz ve kötü beslenme üzerine yoğunlaşmaktır.Al doilea cel mai bun lucru ar fi să ne concentrăm pe subnutriţie.
Yapabileceğimiz ikinci en iyi şey, yetersiz ve kötü beslenme üzerine yoğunlaşmaktır.A második legjobb az lenne, ha az alultápláltságra fókuszálnánk.
Yapabileceğimiz ikinci en iyi şey, yetersiz ve kötü beslenme üzerine yoğunlaşmaktır.A segunda melhor coisa seria focar-nos na má nutrição, não apenas na má nutrição em geral.
Yapabileceğimiz ikinci en iyi şey, yetersiz ve kötü beslenme üzerine yoğunlaşmaktır.Das Zweitbeste wäre sich auf die Mangelernährung zu konzentrieren.
Yapabileceğimiz ikinci en iyi şey, yetersiz ve kötü beslenme üzerine yoğunlaşmaktır.Den næstbedste ting ville være at fokusere på fejlernæring.
Yapabileceğimiz ikinci en iyi şey, yetersiz ve kötü beslenme üzerine yoğunlaşmaktır.Drugi najlepszy projekt to walka z niedożywieniem.
Yapabileceğimiz ikinci en iyi şey, yetersiz ve kötü beslenme üzerine yoğunlaşmaktır.Druhá nejlepší věc by bylo zaměřit se na podvýživu.
Yapabileceğimiz ikinci en iyi şey, yetersiz ve kötü beslenme üzerine yoğunlaşmaktır.Hal terbaik kedua adalah fokus pada malnutrisi.
Yapabileceğimiz ikinci en iyi şey, yetersiz ve kötü beslenme üzerine yoğunlaşmaktır.Het tweede beste zal zijn meer aandacht voor ondervoeding.
Yapabileceğimiz ikinci en iyi şey, yetersiz ve kötü beslenme üzerine yoğunlaşmaktır.La seconda migliore cosa sarebbe concentrarci sulla malnutrizione.
Yapabileceğimiz ikinci en iyi şey, yetersiz ve kötü beslenme üzerine yoğunlaşmaktır.La seconde serait de se pencher sur la malnutrition.
Yapabileceğimiz ikinci en iyi şey, yetersiz ve kötü beslenme üzerine yoğunlaşmaktır.La segunda mejor cosa que hacer sería concentrarnos en la malnutrición.
Yapabileceğimiz ikinci en iyi şey, yetersiz ve kötü beslenme üzerine yoğunlaşmaktır.Việc thứ hai là tập trung vào suy dinh dưỡng.
Yapabileceğimiz ikinci en iyi şey, yetersiz ve kötü beslenme üzerine yoğunlaşmaktır.Другим найкращим було б зосередитись на недостатньому харчуванні.
Yapabileceğimiz ikinci en iyi şey, yetersiz ve kötü beslenme üzerine yoğunlaşmaktır.На второ място би било да се съсредоточим върху недохранването.
Yapabileceğimiz ikinci en iyi şey, yetersiz ve kötü beslenme üzerine yoğunlaşmaktır.Номер два — это сосредоточиться на недостаточном питании.
Yapabileceğimiz ikinci en iyi şey, yetersiz ve kötü beslenme üzerine yoğunlaşmaktır.הנושא השני בטובו הוא רעב ותת-תזונה.
Yapabileceğimiz ikinci en iyi şey, yetersiz ve kötü beslenme üzerine yoğunlaşmaktır.أما أفضل ثاني شيء يمكننا القيام به هو التركيز على سوء التغذية .
Yapabileceğimiz ikinci en iyi şey, yetersiz ve kötü beslenme üzerine yoğunlaşmaktır.栄養失調の中でも 特に微量栄養素の不足については
Yetersiz beslenen bir çocuk beslenme programının bir parçası olarak ölçülüyor.Aliravittua lasta mitataan osana ravitsemusohjelmaa.
Yetersiz beslenen bir çocuk beslenme programının bir parçası olarak ölçülüyor.Alultáplált gyereket mérnek a táplálási segélyprogram keretében.
Yetersiz beslenen bir çocuk beslenme programının bir parçası olarak ölçülüyor.Een ondervoed kind wordt gewogen als onderdeel van een voedingsprogramma.
Yetersiz beslenen bir çocuk beslenme programının bir parçası olarak ölçülüyor.Ein unterernährtes Kind wird gemessen als Teil des ergänzenden Ernährungsprogramms.
Yetersiz beslenen bir çocuk beslenme programının bir parçası olarak ölçülüyor.영양보충 프로그램의 일환으로서 영양실조에 걸린 아이들이 신체검사를 받고 있습니다.
Yetersiz beslenen bir çocuk beslenme programının bir parçası olarak ölçülüyor.Niedożywione dziecko jest mierzone w klinice oferującej żywność.
Yetersiz beslenen bir çocuk beslenme programının bir parçası olarak ölçülüyor.Se mide a un niño malnutrido como parte del programa de alimento suplementario.
Yetersiz beslenen bir çocuk beslenme programının bir parçası olarak ölçülüyor.Uma criança malnutrida a ser medida ao abrigo do programa de alimentação suplementar.
Yetersiz beslenen bir çocuk beslenme programının bir parçası olarak ölçülüyor.Un bambino denutrito viene misurato durante il programma di nutrizione supplementare.
Yetersiz beslenen bir çocuk beslenme programının bir parçası olarak ölçülüyor.Un copil malnutrit cântărit în cadrul unui program de alimentare.
Yetersiz beslenen bir çocuk beslenme programının bir parçası olarak ölçülüyor.Un enfant sous-alimenté est mesuré dans le cadre d'un programme de ré-alimentation.
Yetersiz beslenen bir çocuk beslenme programının bir parçası olarak ölçülüyor.Здесь взвешивают голодающего ребёнка как часть программы по обеспечению питанием.
Yetersiz beslenen bir çocuk beslenme programının bir parçası olarak ölçülüyor.Недохранено дете е измерено като част от заместителна хранителна програма.
Yetersiz beslenen bir çocuk beslenme programının bir parçası olarak ölçülüyor.מדידה של ילד שסובל מתת-תזונה כחלק מתכנית התזונה המשלימה.
Yetersiz beslenen bir çocuk beslenme programının bir parçası olarak ölçülüyor.طفل يعاني من سوء التغذية يجري قياسه كجزء من برنامج التغذية التكميلية.
Yetersiz beslenen bir çocuk beslenme programının bir parçası olarak ölçülüyor.身体測定を受けている子どもです
Yetersiz beslenme de beyni etkileyebilir.Atau malnutrisi, yang juga dapat mempengaruhi otak.
Yetersiz beslenme de beyni etkileyebilir.Ou la malnutrition peut aussi affecter le cerveau.
Yetersiz beslenme de beyni etkileyebilir.Unterernährung wirkt sich ebenfalls auf das Gehirn aus.
Yetersiz beslenme de beyni etkileyebilir.Недохранването също може да повлияе на мозъка.
Yetersiz beslenme de beyni etkileyebilir.とにかく知能が必要なのだ、人間はいろいろ熟知せねばならぬ、
Yıkanma, kıyafetler, atık su, beslenme, kalabalık, hayvanlar, toz, sıcaklık, sakatlık ]Enfin quoi !
Yıkanma, kıyafetler, atık su, beslenme, kalabalık, hayvanlar, toz, sıcaklık, sakatlık ]Ich war gar nicht beeindruckt. Also wirklich.