Ana içeriğe geç
Sözlük

beslenme ile cümle

beslenme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.-- como éste -- estaban muy desnutridos.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Copiii, majoritatea lor, au ajuns malnutriţi, cum se vede aici.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Deti, teda väčšina z nich, bolo veľmi podvýživených, ako toto.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Hầu hết trẻ em đều suy dinh dưỡng rất nặng, như thế này đây.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Kinderen, zoals dit kind hier, waren erg ondervoed.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.아이들 대부분은 이처럼 영양실조가 되었습니다.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.La maggior parte dei bambini ha sofferto di malnutrizione, come lui.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Les enfants, pour la plupart, sont devenus très sous-alimentés, comme celui-ci.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Večina otrok je podhranjenih, kot tale.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Większość dzieci, jak to na zdjęciu cierpi na poważne niedożywienie.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Τα παιδιά, τα περισσότερα, ήταν υποσιτισμένα, όπως αυτό εδώ.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Більшість дітей погано харчувалися, як ця дитина.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Большинство детей истощены, как этот ребёнок.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.Децата, повечето от тях, станаха много недохранени, като това.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.ילדים, רובם, סבלו מתת תזונה, כמו זו.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.وأصبح معظم الأطفال، يعانون من سوء التغذية مثل هذا.
Bir çok çocuk yanlış ve eksik beslenmeye maruz kalıyordu.このようにひどい栄養失調になりました。 ご存知のように、
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı.[ 65 MA ] Un grupo de mamíferos tomaron las ramas bajas de árboles, alimentándose de frutas y hojas.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı. [65 milyon yıl önce]Eén groep zoogdieren ging in de onderste takken van de bomen wonen, waar het fruit en bladeren at.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı. [65 milyon yıl önce]Un gruppo di mammiferi si stabilì sui rami più bassi degli alberi, nutrendosi di frutti e foglie.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı. [65 milyon yıl önce]Една група от бозайниците заселила ниските клони на дърветата, хранейки се с плодове и листа.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı. [65 milyon yıl önce]Одна группа млекопитающих использовали нижние ветви деревьев, питаясь плодами и листьями.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı. [65 milyon yıl önce]קבוצה מסוימת של יונקים ניזונה מהפרות והעלים של ענפי עצים נמוכים.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı. [65 milyon yıl önce]しかし、彼らの鉤爪は、樹上での能力発揮に 限界を与えた。
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı.Ena skupina sesalcev se je podala v nižje plasti dreves in se hranila s sadjem in listjem.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı.Jedna grupa ssaków zeszła na niższe gałęzie drzew, żywiąc się owocami i liśćmi.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı.Skupina savců se začala živit ovocem a listím z nižších větví stromů.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı.Um grupo de mamíferos usou os galhos mais baixos das árvores, para se alimentar de frutas e folhas.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı.Un grup de mamifere s-a cățărat pe ramurile joase ale copacilor, hrănindu-se cu fructe și frunze.
Bir grup memeli, ağaçların alçak dallarındaki yaprak ve meyvelerle beslenmeye başladı.Μια ομάδα των θηλαστικών εποίκισε τα χαμηλότερα κλαδιά των δέντρων, όπου τρέφονταν με φρούτα και φύλλα.
Bölüm: Amfetaminler, ecstasy ve LSD riskleri, sağlıklı beslenme, parti turizmi ve hukuki konulardaPer esempio, linee guida per una frequentazione sicura dei
Böylece bu tıbbi gerçegi duvara işledi beslenme bilgileri etiketi, bunun gibi birsey, kocasının diyagramıEntão ela pintou este mural de factos clínicos com um rótulo nutricional, algo como aquilo, num diagrama dele.
Böylece bu tıbbi gerçegi duvara işledi beslenme bilgileri etiketi, bunun gibi birsey, kocasının diyagramıJadi dia melukis fakta medis ini dengan daftar nutrisi, sesuatu semacam itu, dalam diagram tentang suaminya.
Böylece bu tıbbi gerçegi duvara işledi beslenme bilgileri etiketi, bunun gibi birsey, kocasının diyagramı그래서 그녀는 이 의학 정보 벽화를 영양성분표 처럼 여기 보이는 것 처럼
Böylece bu tıbbi gerçegi duvara işledi beslenme bilgileri etiketi, bunun gibi birsey, kocasının diyagramıИ она написала эти фрески с медицинскими данными, с информацией о составе, что-то такое, в виде диаграммы.
Böylece bu tıbbi gerçegi duvara işledi beslenme bilgileri etiketi, bunun gibi birsey, kocasının diyagramıובכן היא ציירה את העובדות הרפואיות דרך ציור קיר עם תווית התזונה, משהו בדומה לזה,
Böylece bu tıbbi gerçegi duvara işledi beslenme bilgileri etiketi, bunun gibi birsey, kocasının diyagramıلذلك رسمت هذه اللوحة الخاصة بالحقائق الطبية مع تأثير هذه الدراسة ، شيء من هذا القبيل ،
Böylece bu tıbbi gerçegi duvara işledi beslenme bilgileri etiketi, bunun gibi birsey, kocasının diyagramı医療記録をこのようにして、 彼を描いた絵の横に 描きました。
Bu adam bir STK'nın beslenme merkezindeydi ve görebileceği maksimum düzeyde yardım görüyorduCet homme était dans un centre d'alimentation d'une ONG, aidé autant qu'il puisse être aidé.
Bu adam bir STK'nın beslenme merkezindeydi ve görebileceği maksimum düzeyde yardım görüyorduDieser Mann war in einem NGO-Nahrungszentrum, wo ihm, so gut es ging, geholfen wurde.
Bu adam bir STK'nın beslenme merkezindeydi ve görebileceği maksimum düzeyde yardım görüyorduEste hombre estaba en un centro de alimentación de una ONG; se le ayudaba tanto como era posible.
Bu adam bir STK'nın beslenme merkezindeydi ve görebileceği maksimum düzeyde yardım görüyorduEste homem estava num centro de alimentação das ONG, a ser assistido tanto quanto podia ser assistido.
Bu adam bir STK'nın beslenme merkezindeydi ve görebileceği maksimum düzeyde yardım görüyorduEz a férfi egy élelmezési segély központban volt, segítettek neki, amennyit tudtak.
Bu adam bir STK'nın beslenme merkezindeydi ve görebileceği maksimum düzeyde yardım görüyorduHij had letterlijk niets.
Bu adam bir STK'nın beslenme merkezindeydi ve görebileceği maksimum düzeyde yardım görüyorduNGO 급식 센터에 있는 이 남자는 그가 받을 수 있는 가능한 모든 도움을 받았습니다.
Bu adam bir STK'nın beslenme merkezindeydi ve görebileceği maksimum düzeyde yardım görüyorduOmul acesta era într-un centru de hrănire al unui ONG, fiind ajutat pe cât de mult posibil.
Bu adam bir STK'nın beslenme merkezindeydi ve görebileceği maksimum düzeyde yardım görüyorduQuest'uomo era in un centro aiuti di una ONG, e veniva aiutato per quanto possibile.
Bu adam bir STK'nın beslenme merkezindeydi ve görebileceği maksimum düzeyde yardım görüyorduTätä miestä autettiin NGO:n ruokintakeskuksessa niin paljon kuin voitiin.
Bu adam bir STK'nın beslenme merkezindeydi ve görebileceği maksimum düzeyde yardım görüyorduTen człowiek był w jednym z punktów z żywnością. Udzielono mu wszelkiej możliwej pomocy.
Bu adam bir STK'nın beslenme merkezindeydi ve görebileceği maksimum düzeyde yardım görüyorduЭтот человек был в неправительственном центре питания, и ему помогли, насколько это было возможно.
Bu adam bir STK'nın beslenme merkezindeydi ve görebileceği maksimum düzeyde yardım görüyorduאיש זה היה במרכז הזנה של ארגון לא-ממשלתי, הוא קיבל את כל העזרה שניתן היה לתת לו.
Bu adam bir STK'nın beslenme merkezindeydi ve görebileceği maksimum düzeyde yardım görüyorduهذا الرجل كان في مركز تقديم الطعام لمنظمة طوعية، تم مساعدته بأقصى ما يستطيع تلقي المساعدة.
Bu adam bir STK'nın beslenme merkezindeydi ve görebileceği maksimum düzeyde yardım görüyordu可能な限り最大の支援を受けています 彼は本当に何も持っておらず、生きている骸骨のようです
Bu, bebeğin beslenmesine ve daha güvenli... ...sekse birnevi rehberliktir.Ce sont les conseils qu'elle reçoit pour nourrir l'enfant et pour avoir des rapports sexuels protégés.
Bu, bebeğin beslenmesine ve daha güvenli... ...sekse birnevi rehberliktir.É a assistência que obtém sobre alimentação infantil e sexo mais seguro.
Bu, bebeğin beslenmesine ve daha güvenli... ...sekse birnevi rehberliktir.Es ist die Beratung zur Säuglingsernährung und zum geschützten Geschlechtsverkehr.
Bu, bebeğin beslenmesine ve daha güvenli... ...sekse birnevi rehberliktir.Es la orientación que reciben sobre nutrición infantil y sexo seguro.
Bu, bebeğin beslenmesine ve daha güvenli... ...sekse birnevi rehberliktir.Este vorba despre îndrumarea legată de hrana copilului şi acte sexuale protejate.
Bu, bebeğin beslenmesine ve daha güvenli... ...sekse birnevi rehberliktir.이것은 임산부들에게 주어지는 아기를 먹이는 것과 안전한 섹스에 대한 가이드입니다.
Bu, bebeğin beslenmesine ve daha güvenli... ...sekse birnevi rehberliktir.Nó là sự hướng dẫn cô ấy nhận được về việc cho đứa trẻ ăn và quan hệ tình dục an toàn hơn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod