Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.Jedzą owoce i rozsiewają ziarna.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.또 박쥐들은 과일을 먹고 씨앗을 운반합니다.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.Ráadásul gyümölcsökkel táplálkoznak és széthurcolják a magvaikat.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.Sie fressen auch Früchte und verbreiten die Samen, die in den Früchten enthalten sind.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.Também se alimentam dos frutos, dispersando as suas sementes.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.También comen fruta y dispersan las semillas de estas frutas.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.Ze voeden zich ook met vruchten, en ze verspreiden de zaden van deze vruchten.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.Вони також харчуються фруктами, і вони розсівають насіння цих фруктів.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.Они питаются фруктами и рассеивают их семена.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.הם גם ניזונים מפירות, ומפיצים את הגרעינים
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.فهم يتغذون على الفواكه و يقومون بنشر بذور
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.コウモリはテキーラの原料となる植物に授粉する役割を持ち
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››( 39 : 33 ) Các con_nhỏ nó hút huyết , Và hễ nơi nào có xác_chết , thì nó bèn có tại đó .
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››(39:33) Các con nhỏ nó hút huyết, Và hễ nơi nào có xác chết, thì nó bèn có tại đó.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››(39:33) Ses petits boivent le sang; Et là où sont des cadavres, l`aigle se trouve.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››A jeho mláďatá strebú krv. Kde sú nejakí pobití, tam je aj on.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››A te rendelésedre száll-é fent a sas, és rakja-é fészkét a magasban?
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››Di mana ada yang tewas, di situlah dia, dan darah mangsa itu diminum oleh anak-anaknya
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››Dzieci też jego piją krew, a gdzie są pobici, tam on jest.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››Eller är det på ditt bud som örnen stiger så högt och bygger sitt näste i höjden?
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››Er det på ditt bud at ørnen flyver så høit, og at den bygger sitt rede oppe i høiden?
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››in mladiči njegovi srebajo kri, in kjer je mrtvo truplo, je tudi on.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››I suoi aquilotti succhiano il sangue e dove sono cadaveri, là essa si trova
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››그 새끼들도 피를 빠나니 살륙 당한 자 있는 곳에는 그것도 거기있느니라
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››Luego sus polluelos chupan la sangre. Donde haya cadáveres, allí estará ella
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››Puii lui îi beau sîngele; şi acolo unde sînt hoituri, acolo -i şi vulturul.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››Seine Jungen saufen Blut, und wo Erschlagene liegen, da ist er.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››Seus filhos chupam o sangue; e onde há mortos, ela aí está.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››Skyldes det Bud fra dig, at Ørnen flyver højt og bygger sin højtsatte Rede?
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››Vliegt de arend op uw bevel omhoog om op de hoge rotsen een nest te bouwen?
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››και οι νεοσσοι αυτου αιμα πινουσι και οπου πτωματα, εκει και αυτος.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››И пилетата му смучат кръв; И дето има трупове, там е той.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››птенцы его пьют кровь, и где труп, там и он.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››ואפרחו יעלעו דם ובאשר חללים שם הוא׃
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››فراخه تحسو الدم وحيثما تكن القتلى فهناك هو
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››他 的 雛 也 咂 血 . 被 殺 的 人 在 那 裡 、 他 也 在 那 裡
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››他 的 雛也咂血 . 被殺 的 人 在 那裡 、 他 也 在 那 裡
Romantik çekim vardır, bu da arzulama sistemine girer. Ve bu da dopamin ile beslenir.L'attrazione romantica, che arriva al sistema del desiderio e si alimenta a dopamina.
Romantik çekim vardır, bu da arzulama sistemine girer. Ve bu da dopamin ile beslenir.Romantyczne przyciąganie, związane z pożądaniem, napędzane dopaminą.
Romantik çekim vardır, bu da arzulama sistemine girer. Ve bu da dopamin ile beslenir.Есть романтическая страсть, которая входит в систему желания и управляется дофамином.
Romantik çekim vardır, bu da arzulama sistemine girer. Ve bu da dopamin ile beslenir.Романтична привабливість, яка належить до системи бажань і живиться дофаміном.
Sivrisinekler aslında gün içinde çiçeklerden topladıkları özleri içerek beslenirler.A alimentação quotidiana dos mosquitos é o néctar das flores.
Sivrisinekler aslında gün içinde çiçeklerden topladıkları özleri içerek beslenirler.A szúnyogok valójában -- a napi táplálékuk nektárból és virágokból származik.
Sivrisinekler aslında gün içinde çiçeklerden topladıkları özleri içerek beslenirler.En fait, les moustiques vivent de -- leur régime alimentaire quotidien vient du nectar, des fleurs.
Sivrisinekler aslında gün içinde çiçeklerden topladıkları özleri içerek beslenirler.Ich standardowym pokarmem jest nektar kwiatowy.
Sivrisinekler aslında gün içinde çiçeklerden topladıkları özleri içerek beslenirler.모기들의 주 영양분은 주로 꽃의 꿀입니다.
Sivrisinekler aslında gün içinde çiçeklerden topladıkları özleri içerek beslenirler.Le zanzare in realtà vivono - la loro dieta quotidiana viene dal nettare, dai fiori
Sivrisinekler aslında gün içinde çiçeklerden topladıkları özleri içerek beslenirler.Los mosquitos viven realmente; su nutrición diaria viene del néctar, las flores.
Sivrisinekler aslında gün içinde çiçeklerden topladıkları özleri içerek beslenirler.Muggen leven eigenlijk - hun dagelijkse voedsel is nectar, van bloemen.
Sivrisinekler aslında gün içinde çiçeklerden topladıkları özleri içerek beslenirler.Muỗi sống ở -- nguồn dinh dưỡng của chúng đến từ mật hoa.
Sivrisinekler aslında gün içinde çiçeklerden topladıkları özleri içerek beslenirler.Те живеят с... ежедневните им хранителни вещества идват от нектара на цветята.
Sivrisinekler aslında gün içinde çiçeklerden topladıkları özleri içerek beslenirler.יתושים למעשה חיים -- תזונת חיי היום יום שלהם באה מנקטר, מפרחים.
Sivrisinekler aslında gün içinde çiçeklerden topladıkları özleri içerek beslenirler.و لكن في المعتاد يتغذي الناموس في حياته اليومية على رحيق الأزهار.
Sivrisinekler aslında gün içinde çiçeklerden topladıkları özleri içerek beslenirler.花の蜜から取っています 実際私たちの実験室では干しブドウをエサにしています
Sularında bir sürü bebek yıkanır; yabani ve evcil bir sürü hayvan bu nehirlerden beslenir.많고 많은 아이들을 목욕시키고, 물론 대단히 많은 사육되거나 야생 상태에 있는 동물들을 먹이고,
Sularında bir sürü bebek yıkanır; yabani ve evcil bir sürü hayvan bu nehirlerden beslenir.Korzystają z niej też zwierzęta, zarówno domowe, jak i dzikie.
Sularında bir sürü bebek yıkanır; yabani ve evcil bir sürü hayvan bu nehirlerden beslenir.ורוחצים הרבה מאוד תינוקות, וכמובן מאכילים הרבה מאוד בעלי חיים, גם מבויתים וגם פראיים,
Sularında bir sürü bebek yıkanır; yabani ve evcil bir sürü hayvan bu nehirlerden beslenir.ويغسل العديد والعديد من الأطفال، وبالطبع يغذي حيوانات كثيرة، الأليفة منها والمتوحشة
Sularında bir sürü bebek yıkanır; yabani ve evcil bir sürü hayvan bu nehirlerden beslenir.これは家畜野生を問わずたくさんの 動物たちの食料も提供しています 何千トンもの米を作ってくれるんです
Ve bu da dopamin ile beslenir.Daarvoor dient dopamine.