Ancak, savaş, silahlar, silah mülkiyeti hep bizim kültürümüzden beslenir.كذلك، الحروب، والبنادق، وحيازة الأسلحة تغذيها ثقافتنا الى حد ما.
Başka ufak şeylerle beslenirler, sivrisinek larvaları gibi.Chúng ăn những sinh vật phù du. Chúng ăn ấu trùng của muỗi.
Başka ufak şeylerle beslenirler, sivrisinek larvaları gibi.De spiser andre små ting. De spiser myggelarver.
Başka ufak şeylerle beslenirler, sivrisinek larvaları gibi.Die ernähren sich von anderen kleinen Dingen. Sie ernähren sich von Moskitolarven.
Başka ufak şeylerle beslenirler, sivrisinek larvaları gibi.Ele se hranesc cu alte lucruri mici. Se hranesc cu larve de tantari.
Başka ufak şeylerle beslenirler, sivrisinek larvaları gibi.Elles se nourrissent d'autres petites choses comme des larves de moustique.
Başka ufak şeylerle beslenirler, sivrisinek larvaları gibi.더 작은 것을 먹고 자라죠. 모기 애벌레를 먹죠.
Başka ufak şeylerle beslenirler, sivrisinek larvaları gibi.Kŕmia sa inými malými vecami. Kŕmia sa komárími larvami.
Başka ufak şeylerle beslenirler, sivrisinek larvaları gibi.Más apró élőlénnyel táplálkoznak. Moszkítólárvákkal.
Başka ufak şeylerle beslenirler, sivrisinek larvaları gibi.Ne syövät muita pieniä asioita. Ne ruokkivat itseään sääskien toukilla.
Başka ufak şeylerle beslenirler, sivrisinek larvaları gibi.Se alimentan de otras pequeñas cosas, de larvas de mosquito.
Başka ufak şeylerle beslenirler, sivrisinek larvaları gibi.Si nutrono di altre piccole creature, tra cui larve di zanzara.
Başka ufak şeylerle beslenirler, sivrisinek larvaları gibi. Yani bunlar çok önemlidir.Żywią się w niej na przykład larwami komarów, więc są bardzo ważne.
Başka ufak şeylerle beslenirler, sivrisinek larvaları gibi.Ze voeden zich met andere kleine dingen. Ze voeden zich met muggenlarven.
Başka ufak şeylerle beslenirler, sivrisinek larvaları gibi.Τρέφονται με άλλα μικρά πλάσματα. Νύμφες κουνουπιών.
Başka ufak şeylerle beslenirler, sivrisinek larvaları gibi.Питаются они другими мелкими созданиями — личинками комара.
Başka ufak şeylerle beslenirler, sivrisinek larvaları gibi.Хранят се с други малки организми. Хранят се с ларви на комари.
Başka ufak şeylerle beslenirler, sivrisinek larvaları gibi.הם ניזונות מדברים קטנים אחרים. הם ניזונות מזחלי יתושים.
Başka ufak şeylerle beslenirler, sivrisinek larvaları gibi.تعتمد اليرقات على أشياء صغيرة أخرى للتغذية. إنها تتغذى على يرقات البعوض.
Başka ufak şeylerle beslenirler, sivrisinek larvaları gibi.とても重要な役割を果たしていますね
Boyu, 6 m'ye ulaşsa da, insanlar için tehlike arz etmez çünkü yalnızca balıkla beslenir.이게 20피트 정도의 길이로 자랄지라도 그것은 물고기만 먹기 때문에 인류에게는 전혀 위험하지 않습니다.
Boyu, 6 m'ye ulaşsa da, insanlar için tehlike arz etmez çünkü yalnızca balıkla beslenir.Anche se cresce fino a circa 6 metri, visto che mangia solo pesce non è pericoloso per l'uomo.
Boyu, 6 m'ye ulaşsa da, insanlar için tehlike arz etmez çünkü yalnızca balıkla beslenir.Aunque crezca hasta los 6 metros de largo, ya que solo come pescado no supone un peligro para los humanos.
Boyu, 6 m'ye ulaşsa da, insanlar için tehlike arz etmez çünkü yalnızca balıkla beslenir.Bár hat méteresre is megnő, kizárólag halakkal táplálkozik, így az emberekre nem veszélyes.
Boyu, 6 m'ye ulaşsa da, insanlar için tehlike arz etmez çünkü yalnızca balıkla beslenir.Deși ajunge la o lungime de 6 metri, deoarece se hrănește exclusiv cu pește, nu este periculos pentru oameni.
Boyu, 6 m'ye ulaşsa da, insanlar için tehlike arz etmez çünkü yalnızca balıkla beslenir.I choć osiąga długość nawet do 6 metrów, nie jest groźny dla człowieka, gdyż odżywia się wyłącznie rybami.
Boyu, 6 m'ye ulaşsa da, insanlar için tehlike arz etmez çünkü yalnızca balıkla beslenir.Mặc dù chúng có thể dài đến gần 6m chúng không nguy hiểm đến con người bởi vì chúng chỉ ăn cá.
Boyu, 6 m'ye ulaşsa da, insanlar için tehlike arz etmez çünkü yalnızca balıkla beslenir.Obwohl er über 6 Meter lang wird, ist er für Menschen nicht gefährlich, da er nur Fisch frisst.
Boyu, 6 m'ye ulaşsa da, insanlar için tehlike arz etmez çünkü yalnızca balıkla beslenir.Ook al wordt ze 6 m lang, ze is niet gevaarlijk voor de mens, want ze eet alleen maar vis.
Boyu, 6 m'ye ulaşsa da, insanlar için tehlike arz etmez çünkü yalnızca balıkla beslenir.Αν και φτάνει τα 6 μέτρα μήκος, τρέφεται αποκλειστικά με ψάρια και δεν αποτελεί κίνδυνο για τους ανθρώπους.
Boyu, 6 m'ye ulaşsa da, insanlar için tehlike arz etmez çünkü yalnızca balıkla beslenir.Макар и да достига 20 фута (6 метра) дължина, тъй като яде само риба, не е опасен за човешките същества.
Boyu, 6 m'ye ulaşsa da, insanlar için tehlike arz etmez çünkü yalnızca balıkla beslenir.למרות שהוא גדל לגודל של 6 מטרים, הוא אוכל רק דגים ולכן הוא אינו מסוכן לבני אדם.
Boyu, 6 m'ye ulaşsa da, insanlar için tehlike arz etmez çünkü yalnızca balıkla beslenir.رغم طوله ذي ال 20 قدما وبما انه يأكل الأسماك فقط فانه لا يشكل خطرا علي البشر
Boyu, 6 m'ye ulaşsa da, insanlar için tehlike arz etmez çünkü yalnızca balıkla beslenir.魚を餌とするため 人間には危害を加えません しかし彼らの巨大な歯のために
Çünkü deniz kestaneleri kelp ile beslenir.A to dlatego, że jeżowce żywiły się wodorostami.
Çünkü deniz kestaneleri kelp ile beslenir.En dat komt omdat zee-egels kelp eten.
Çünkü deniz kestaneleri kelp ile beslenir.E questo perché i ricci si nutrono di alghe.
Çünkü deniz kestaneleri kelp ile beslenir.És ez azért van, mert a sünök hínárt esznek.
Çünkü deniz kestaneleri kelp ile beslenir.Ježki se namreč prehranjujejo s halugami.
Çünkü deniz kestaneleri kelp ile beslenir.그 이유는, 성게는 켈프를 먹이로 하는데요
Çünkü deniz kestaneleri kelp ile beslenir.Och detta är därför att sjöborrar äter alger.
Çünkü deniz kestaneleri kelp ile beslenir.Parce que les oursins mangent le kelp.
Çünkü deniz kestaneleri kelp ile beslenir.Și asta pentru că aricii mănâncă alge.
Çünkü deniz kestaneleri kelp ile beslenir.Và đó là bởi vì nhím ăn tảo bẹ.
Çünkü deniz kestaneleri kelp ile beslenir.Y eso se debe a que los erizos comen laminariales.
Çünkü deniz kestaneleri kelp ile beslenir.Κι αυτό επειδή οι αχινοί τρώνε φύκια.
Çünkü deniz kestaneleri kelp ile beslenir.А все через те, що їжаки їли водорослі.
Çünkü deniz kestaneleri kelp ile beslenir.А дело в том, что морские ежи питаются ламинарией.
Çünkü deniz kestaneleri kelp ile beslenir.И това е защото морските таралежи ядат кафяви водорасли.
Çünkü deniz kestaneleri kelp ile beslenir.וזה מכיוון שקיפודי ים אוכלים אצות.
Çünkü deniz kestaneleri kelp ile beslenir.لان قنفذ البحر كان يقتات عليها .. وقد نفق
Çünkü deniz kestaneleri kelp ile beslenir.魚がウニをコントロールした事によって
En kuzeyde yaşayan Eskimolar, geniş çayırlılarda yaşayan Afrikalılardan daha farklı beslenirler.El pueblo inuit en el norte comía muy diferente que los africanos en la sabana.
En kuzeyde yaşayan Eskimolar, geniş çayırlılarda yaşayan Afrikalılardan daha farklı beslenirler.האינואיטים בצפון הרחוק אכלו אז אחרת לגמרי מהאפריקנים של הסוואנה.
En kuzeyde yaşayan Eskimolar, geniş çayırlılarda yaşayan Afrikalılardan daha farklı beslenirler.全く違うものを食べていました しかしながら 科学者たちがそういった 狩猟採取民族の食事を分析すると
Etoburdan otobura dönen kızıl pandalar, genellikle bambu kök ve yapraklarıyla beslenir.Es un carnívoro convertido en herbívoro y se alimenta principalmente de brotes jóvenes de bambú y hojas.
Etoburdan otobura dönen kızıl pandalar, genellikle bambu kök ve yapraklarıyla beslenir.Это хищник, превратившийся в травоядное и питающийся в основном побегами и листьями молодого бамбука.
İkinci olarak ve aynı derecede önemli olan şey ise, Yenilik her zaman düşünürlerden beslenir.Apoi, la fel de important, inovaţia a fost alimentată de amatori.
İkinci olarak ve aynı derecede önemli olan şey ise, Yenilik her zaman düşünürlerden beslenir.Außerdem, und mindestens genauso wichtig, wurde Fortschritt immer von Bastlern vorangetrieben.
İkinci olarak ve aynı derecede önemli olan şey ise, Yenilik her zaman düşünürlerden beslenir.Điều thứ hai, và cũng quan trọng không kém, là sự đổi mới luôn được thúc đẩy bởi người thích chỉnh sửa.