Bu, aynı zamanda ruhu yaratmak ve beslemekle ilgili birşey.Mă refer şi la cum percepem impulsul creator şi cum îl cultivăm.
Bu, aynı zamanda ruhu yaratmak ve beslemekle ilgili birşey.Si tratta inoltre di pensare allo spirito creativo e a svilupparlo.
Bu, aynı zamanda ruhu yaratmak ve beslemekle ilgili birşey.Είναι, επίσης, σχετικά με το δημιουργικό πνεύμα και τη γαλούχησή του.
Bu, aynı zamanda ruhu yaratmak ve beslemekle ilgili birşey.Става дума също и за това, да се мисли за творческия дух и неговото подхранване.
Bu, aynı zamanda ruhu yaratmak ve beslemekle ilgili birşey.Эта выставка также о творческом духе и его воспитании.
Bu, aynı zamanda ruhu yaratmak ve beslemekle ilgili birşey.זה גם מחשבה על הרוח היצירתית וטיפוחה.
Bu, aynı zamanda ruhu yaratmak ve beslemekle ilgili birşey.كما أنه التفكير حول الروح الخلاقة ورعايتها .
Bu, aynı zamanda ruhu yaratmak ve beslemekle ilgili birşey.創造性について考え 米国の都市において
Bu bakış açısını beslemek istedim.Jeg ønskede at kultivere dette perspektiv
Bu bakış açısını beslemek istedim.저는 이러한 관점을 마치 버섯과 같이
Bu bakış açısını beslemek istedim. Tıpkı mantarları büyüttüğüm gibi bu konuda bir topluluk oluşturdum.Aby pielęgnować tę myśl, podobnie jak grzyby, założyłam Społeczność Decompiculture.
Bu bakış açısını beslemek istedim.Vreau să cultiv această perspectivă
Bu bakış açısını beslemek istedim.אני רוצה לטפח את הגישה הזו,
Bu bakış açısını beslemek istedim.أردت أن أغرس وجهة النظر
Bu bakış açısını beslemek istedim.発展させたいと思いました
Bu, bizi beslemek için hiç de verimli bir yol değil.이는 효율적인 식품공급방법이 아니죠.
Bu, bizi beslemek için hiç de verimli bir yol değil.באותה המידה שבה היו תלויים אבות אבותינו. וככל שרבים יותר מאיתנו עוברים לתוך ערים,
Bu, bizi beslemek için hiç de verimli bir yol değil.فهذه ليست طريقة فعّالة لإطعامنا.
Bu, bizi beslemek için hiç de verimli bir yol değil.それに この問題はますます大きくなっています
Bu bizim beslemeye çalıştığımız yepyeni bir aşk ilişkisi,Este o nouă poveste de dragoste pe care încercăm să o cultivăm
Bu bizim beslemeye çalıştığımız yepyeni bir aşk ilişkisi,Jest to nowy romans, który chcemy kultywować w MOMA.
Bu bizim beslemeye çalıştığımız yepyeni bir aşk ilişkisi, MOMA' da.Es ist eine brandneue Liebesgeschichte, die wir bei MOMA versuchen zu kultivieren.
Bu bizim beslemeye çalıştığımız yepyeni bir aşk ilişkisi, MOMA' da.Je to nový vztah, který se snažíme kultivovat v MoMA.
Bu bizim beslemeye çalıştığımız yepyeni bir aşk ilişkisi, MOMA' da.Это совершенно новая любовная интрига, которую мы пытаемся развивать в МОМА.
Bu bizim beslemeye çalıştığımız yepyeni bir aşk ilişkisi, MOMA' da.例えば 雑誌「シード」を創刊した アダム・ブライと共同で
Bu bizim beslemeye çalıştığımız yepyeni bir aşk ilişkisi,이것은 우리가 MOMA에서 Seed매거진(현재는 멀티미디어회사)의 창립자
Bu bizim beslemeye çalıştığımız yepyeni bir aşk ilişkisi,זהו סיפור אהבה חדש, אותו אנו מנסים לטפח
Bu bizim beslemeye çalıştığımız yepyeni bir aşk ilişkisi,إنها علاقة حب جديدة التي نحاول أن نرعاها
Bu da beslemek için daha fazla kişinin olacağı demek.Asta înseamnă că vom avea mult mai multe guri de hrănit.
Bu da beslemek için daha fazla kişinin olacağı demek.Cela signifie que nous aurons beaucoup plus de bouches à nourrir.
Bu da beslemek için daha fazla kişinin olacağı demek.Có nghĩa là chúng ta có rất nhiều miệng ăn.
Bu da beslemek için daha fazla kişinin olacağı demek.Das heißt, dass wir eine Menge Mäuler mehr zu füttern haben.
Bu da beslemek için daha fazla kişinin olacağı demek.Dat betekent dat we heel wat meer monden te voeden zullen hebben.
Bu da beslemek için daha fazla kişinin olacağı demek.Eso significa que tendremos muchas más bocas que alimentar.
Bu da beslemek için daha fazla kişinin olacağı demek.Ez azt jelenti, hogy sokkal több éhes szájat kell etetnünk.
Bu da beslemek için daha fazla kişinin olacağı demek.Itu berarti ada lebih banyak orang yang harus diberi makan.
Bu da beslemek için daha fazla kişinin olacağı demek.그것은 우리가 부양해야 할 인구가 더 많아진다는 것을 의미하죠.
Bu da beslemek için daha fazla kişinin olacağı demek.Oznacza to, że trzeba będzie wyżywić o wiele więcej osób.
Bu da beslemek için daha fazla kişinin olacağı demek.Questo significa che avremo molte più bocche da sfamare.
Bu da beslemek için daha fazla kişinin olacağı demek.To znamená, že budeme musieť nakŕmiť oveľa viac hladných krkov.
Bu da beslemek için daha fazla kişinin olacağı demek.Αυτό σημαίνει ότι έχουμε πολλά περισσότερα στόματα να θρέψουμε.
Bu da beslemek için daha fazla kişinin olacağı demek.Това означава, че ще имаме много повече гърла за хранене.
Bu da beslemek için daha fazla kişinin olacağı demek.זה אומר שיש לנו הרבה יותר פיות להאכיל.
Bu da beslemek için daha fazla kişinin olacağı demek.وهذا يعني أن لدينا الكثير من الأفواه لتتغذى.
Bu da beslemek için daha fazla kişinin olacağı demek.食料不足の可能性は 人々を不安にさせています
Bu, devletin çocuklarımızı beslemek için uygun gördüğü şey. Bu uygun değil.С това правителството казва, че е нормално да храним децата си.
Bu, devletin çocuklarımızı beslemek için uygun gördüğü şey. Bu uygun değil.良いわけがない わかりますよね ダメです
Bu, devletin çocuklarımızı beslemek için uygun gördüğü şey.C'est ce que le gouvernement dit que l'on peut donner à manger à nos enfants.
Bu, devletin çocuklarımızı beslemek için uygun gördüğü şey.Cu asta este guvernul de-acord sa ne hranim copiii.
Bu, devletin çocuklarımızı beslemek için uygun gördüğü şey.Đó là những gì chính phủ cho rằng có thể cho trẻ em ăn.
Bu, devletin çocuklarımızı beslemek için uygun gördüğü şey.E' ciò a cui il Governo dice sì come cibo per i nostri ragazzi.
Bu, devletin çocuklarımızı beslemek için uygun gördüğü şey.É isto que o governo acha bom para alimentar crianças.
Bu, devletin çocuklarımızı beslemek için uygun gördüğü şey.El gobierno dice que está bien alimentar a nuestros chicos con estas cosas.
Bu, devletin çocuklarımızı beslemek için uygun gördüğü şey.Ez az, amivel a kormány szerint táplálhatjuk a gyerekeket.
Bu, devletin çocuklarımızı beslemek için uygun gördüğü şey.Hiervan zegt de overheid dat het oké is om onze kinderen te geven.
Bu, devletin çocuklarımızı beslemek için uygun gördüğü şey.이것들이 정부가 우리아이들에게 먹여도 괜찮다고 허용한 식품들입니다.
Bu, devletin çocuklarımızı beslemek için uygun gördüğü şey.Rząd uważa, że można tym karmić dzieci.
Bu, devletin çocuklarımızı beslemek için uygun gördüğü şey.Und das hält die Regierung für angebrachte Kost für unsere Kinder.
Bu, devletin çocuklarımızı beslemek için uygun gördüğü şey.Za to hrano vlada pravi, da je dovolj dobra za naše otroke.
Bu, devletin çocuklarımızı beslemek için uygun gördüğü şey.Все это правительство разрешило для питания наших детей.