Ana içeriğe geç
Sözlük

bere ile cümle

bere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bize göre güneş bereket kaynağıdır.Với chúng tôi, "mặt trời" là nguồn gốc của sự thịnh vượng.
Bize göre güneş bereket kaynağıdır.Voor ons is de zon het teken van 'voorspoed'.
Bize göre güneş bereket kaynağıdır.Za nas je sonce vir blaginje.
Bize göre güneş bereket kaynağıdır.Για μας, ο ήλιος είναι η πηγή της ευημερίας.
Bize göre güneş bereket kaynağıdır.Для нас солнце — источник процветания.
Bize göre güneş bereket kaynağıdır.Для нас сонце - це символ добробуту.
Bize göre güneş bereket kaynağıdır.За нас Слънцето е източник на благодат.
Bize göre güneş bereket kaynağıdır.עבורנו, השמש היא מקור השפע.
Bize göre güneş bereket kaynağıdır.بالنسبة لنا، الشمس هي مصدر الازدهار.
Bize göre güneş bereket kaynağıdır.日が2つで繁栄
Bu sular ekvatordaki en bereketli sulardırAcestea sunt unele dintre cele mai bogate mări de la Ecuator.
Bu sular ekvatordaki en bereketli sulardırĐây là vài trong số những vùng biển giàu có nhất trên đường Xích đạo.
Bu sular ekvatordaki en bereketli sulardırJsou tu jedny z nejbohatších moří na rovníku.
Bu sular ekvatordaki en bereketli sulardırΠρόκειται για τις πλουσιότερες θάλασσες του ισημερινού.
Bu sular ekvatordaki en bereketli sulardırЭто одно из самых богатых морским планктоном мест на экваторе.
Bu sular ekvatordaki en bereketli sulardırאלו הם הימים העשירים ביותר .באזור קו-המשווה
Bu sular ekvatordaki en bereketli sulardırهذه هي البعض من أغنى البحار على خط الإستواء
Bütün Pasifik Adaları arasında, Asya'dan gelen bereketli tozun en azı Paskalya Adası'na ulaşır.그리고 태평양의 모든 섬들 중 이스터 섬은 토양의 영양분을 회복시켜주는 먼지를 아시아로부터 가장 적게 받은 곳입니다.
Bütün Pasifik Adaları arasında, Asya'dan gelen bereketli tozun en azı Paskalya Adası'na ulaşır.Pulau Paskah di kepulauan Pasifik mendapat paling sedikit debu dari Asia, yang menyuburkan kembali tanahnya.
Bütün Pasifik Adaları arasında, Asya'dan gelen bereketli tozun en azı Paskalya Adası'na ulaşır.Wyspa Wielkanocna dostaje ich najmniej.
Bütün Pasifik Adaları arasında, Asya'dan gelen bereketli tozun en azı Paskalya Adası'na ulaşır.Пасха, із усіх островів Тихого океану, отримує найменше пилу з Азії для відновлення родючості ґрунтів.
Bütün Pasifik Adaları arasında, Asya'dan gelen bereketli tozun en azı Paskalya Adası'na ulaşır.מכל האיים שם, לאי-הפסחא מגיע הכי מעט אבק מאסיה, שעשוי לשקם את פוריות אדמתו.
Bütün Pasifik Adaları arasında, Asya'dan gelen bereketli tozun en azı Paskalya Adası'na ulaşır.جزيرة الفصح, من بين جزر المحيط الهادي صاحبة الحظ الأقل من هذا التراب القادم من اسيا ليجدد خصوبة التربة. ولكن
Bütün Pasifik Adaları arasında, Asya'dan gelen bereketli tozun en azı Paskalya Adası'na ulaşır.太平洋諸島の中で一番届き難かったのがイースター島でした そしてその要因は 1999年まで理解されていませんでした
Bu yeterli Beret.- Będziesz jadł?
Bu yeterli Beret.- Ne bi radi jedli?
Bu yeterli Beret.To stačí, Barete.
Bu yeterli Beret.Αρκετά, Beret.
Bu yeterli Beret.Достатъчно, Берет.
Büyüme bereketliydi ama bereketli olmasının yanı sıra neredeyse her şeyden yoksundu.Be', la mezzaluna fertile, per quanto fertile, non ha praticamente nient'altro.
Büyüme bereketliydi ama bereketli olmasının yanı sıra neredeyse her şeyden yoksundu.Bueno, el Creciente Fértil, aunque es fértil,
Büyüme bereketliydi ama bereketli olmasının yanı sıra neredeyse her şeyden yoksundu.Jo, den frugtbare halvmåne, selvom den er frugtbar, mangler stort set alt andet.
Büyüme bereketliydi ama bereketli olmasının yanı sıra neredeyse her şeyden yoksundu.No, vaikka Hedelmällinen puolikuu on hedelmällinen, sieltä puuttuu melkein kaikki muu.
Büyüme bereketliydi ama bereketli olmasının yanı sıra neredeyse her şeyden yoksundu."Плодородный полумесяц" назван так неслучайно.
Büyüme bereketliydi ama bereketli olmasının yanı sıra neredeyse her şeyden yoksundu.ובכן, הסהר הפורה, למרות שהיה פורה, הוא נטול כמעט כל דבר אחר.
Bu yüzden evimizin bereketi yokmuţ bizim.Δεν το έκανα!
Bu yüzden evimizin bereketi yokmuţ bizim.Затова нищо не е наред в тази къща.
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.Annakokáért nevezé azt a forrást Lakhai Rói forrásának; ott van Kádes és Béred között.
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.Bởi cớ ấy , người_ta gọi cái giếng nầy ở về giữa khoảng của Ca-đe và Bê-re , là giếng La-chai-Roi .
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.Bởi cớ ấy, người ta gọi cái giếng nầy ở về giữa khoảng của Ca-đe và Bê-re, là giếng La-chai-Roi.
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.C`est pourquoi l`on a appelé ce puits le puits de Lachaï roï; il est entre Kadès et Bared.
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.Därav kallades brunnen Beer-Lahai-Roi; den ligger mellan Kades och Bered.
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.De aceea fîntîna aceea s'a numit ,,Fîntîna Celui viu care mă vede``; ea este între Cades şi Bared.
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.Derfor kaldte man Brønden Be'erlahajro'i; den ligger mellem Kadesj og Bered.
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.이러므로 그 샘을 브엘라해로이라 불렀으며 그것이 가데스와 베렛 사이에 있더라
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.Later werd de woestijnbron 'De bron van de Levende Die mij ziet' genoemd. Hij ligt tussen Kades en Bered.
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.Pelo que se chamou aquele poço Beer-Laai-Rói; ele está entre Cades e Berede.
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.Per questo il pozzo si chiamò Pozzo di Lacai-Roi; è appunto quello che si trova tra Kades e Bered
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.Por eso llamó al pozo Beer-lajai-roí. He aquí que está entre Cades y Bered
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.Preto nazvali studňu: Studňa Živého, ktorý ma vidí. Hľa, je to studňa, ktorá je medzi Kádešom a medzi Báredom.
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.Protož nazvala studnici tu studnicí Živého vidoucího mne. Aj, ta jest mezi Kádes a Barad.
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.Przetoż nazwała studnią onę studnią żywiącego, widzącego mię; a tać jest między Kades, i między Barad.
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.Sentähden kutsutaan kaivoa nimellä Lahai-Roin kaivo; se on Kaadeksen ja Beredin välillä.
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.Zato se imenuje tisti vodnjak Ber-lahaj-roj [T. j. vodnjak Živega, ki me vidi.], in je med Kadesom in Beredom.
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.Δια τουτο ωνομασθη το φρεαρ εκεινο, Φρεαρ Λαχαι-ροι ιδου, κειται μεταξυ Καδης και Βαραδ.
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.Затова, тоя кладенец се наименува Вир-лахай-рой§; ето той е между Кадис и Варад.
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.Посему источник тот называется: Беэр-лахай-рои. Он находится между Кадесом и между Баредом.
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.על כן קרא לבאר באר לחי ראי הנה בין קדש ובין ברד׃
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.لذلك دعيت البئر بئر لحي رئي. ها هي بين قادش وبارد
Bu yüzden Kadeşle Beret arasındaki o kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. anlamına gelir.所 以 這 井 名 叫 庇 耳 拉 海 萊 . 這 井 正 在 加 低 斯 、 和 巴 列 中 間
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bere ile cümle - Sayfa 16 - bere kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App