Okula gidemiyordum. Hayatım berbattı.Opuszczałem szkołę, byłem nieszczęśliwy.
Okula gidemiyordum. Hayatım berbattı.לא הלכתי לבית ספר. זה היה נורא.
Okula gidemiyordum. Hayatım berbattı.لم أكن مداوماً بالمدرسة. كان وضعاً سيئاً للغاية.
Okula gidemiyordum. Hayatım berbattı.休み時間に外へ出て
Olay kayıtlarımız vesaire orada saklanıyordu. Bu da i,slerimizi engelliyor, berbat bir ,sey.Na jej regałach były przechowywane akta naszych spraw, więc to strasznie opóźnia nasze działania.
Olay kayıtlarımız vesaire orada saklanıyordu. Bu da i,slerimizi engelliyor, berbat bir ,sey.Os nossos registos, e assim, eram guardados lá, por isso, está a dificultar o nosso trabalho, é horrível.
Olay kayıtlarımız vesaire orada saklanıyordu. Bu da i,slerimizi engelliyor, berbat bir ,sey.Teníamos todos nuestros casos archivados allí, así que esto nos está dificultando el trabajo.
Olay kayıtlarımız vesaire orada saklanıyordu. Bu da i,slerimizi engelliyor, berbat bir ,sey.Tutta la nostra casistica era conservata là, e questo sta ostacolando il nostro lavoro.
Olay kayıtlarımız vesaire orada saklanıyordu. Bu da i,slerimizi engelliyor, berbat bir ,sey.Τα αρχεία με τις υποθέσεις μας βρίσκονταν εκεί, οπότε μας περιμένουν δυσκολίες.
Olay kayıtlarımız vesaire orada saklanıyordu. Bu da i,slerimizi engelliyor, berbat bir ,sey.Там хранились наши материалы дел и прочее, и это очень сильно мешает нам исполнять обязаности.
Ölçeklendirmede, hesaplamada ve hacimde berbatız.Chúng ta rất tệ về quy mô, tính toán và khối lượng.
Ölçeklendirmede, hesaplamada ve hacimde berbatız.우리는 단위와 계산, 그리고 부피에 있어서는 쪽도 못 씁니다
Ölçeklendirmede, hesaplamada ve hacimde berbatız.Nie radzimy sobie z skalowaniem, liczeniem.
Ölçeklendirmede, hesaplamada ve hacimde berbatız.Nous sommes très mauvais avec l'échelle, le calcul et le volume.
Ölçeklendirmede, hesaplamada ve hacimde berbatız.Siamo terribili nelle misure, nel calcolo e nei volumi.
Ölçeklendirmede, hesaplamada ve hacimde berbatız.Somos muy malos para grandes escalas, volumen y para computar.
Ölçeklendirmede, hesaplamada ve hacimde berbatız.Somos terríveis com a escala, o cálculo e o volume.
Ölçeklendirmede, hesaplamada ve hacimde berbatız.Suntem groaznici la măsurători, calcul și volum.
Ölçeklendirmede, hesaplamada ve hacimde berbatız.We zijn erg slecht wat grootte, rekenen en massa werk aangaat.
Ölçeklendirmede, hesaplamada ve hacimde berbatız.Wir machen Fehler bei Maßstab, Berechnungen und Umfang.
Ölçeklendirmede, hesaplamada ve hacimde berbatız.Мы слабы в измерениях, вычислениях и по объёмам данных.
Ölçeklendirmede, hesaplamada ve hacimde berbatız.אנחנו נוראים בנושאי קנה מידה, חישוב ונפח.
Ölçeklendirmede, hesaplamada ve hacimde berbatız.نحن سيئون في القياس والحساب والأحجام.
Ölçeklendirmede, hesaplamada ve hacimde berbatız.ロック・バンドが 協力し演奏活動を
Ona dedim ki, "Alex, biliyorum ki berbat derecede zor.Ainsi, je disais : "Alex, je sais que tout cela est difficile.
Ona dedim ki, "Alex, biliyorum ki berbat derecede zor.Astfel aş spune, "Alex, ştiu că e foarte dificil.
Ona dedim ki, "Alex, biliyorum ki berbat derecede zor.Dann würde ich sagen, "Alex, ich weiß, es ist unglaublich schwierig.
Ona dedim ki, "Alex, biliyorum ki berbat derecede zor.Ik zei: "Alex, ik weet dat het verschrikkelijk moeilijk is.
Ona dedim ki, "Alex, biliyorum ki berbat derecede zor.Jadi saya berkata, "Alex, saya tahu ini sangat sulit.
Ona dedim ki, "Alex, biliyorum ki berbat derecede zor."알렉스, 이게 힘들다는 걸 잘 안단다.
Ona dedim ki, "Alex, biliyorum ki berbat derecede zor.Tôi sẽ nói, "Alex, chuyến đi thật vất vả.
Ona dedim ki, "Alex, biliyorum ki berbat derecede zor.Więc mówię: "Alex, wiem, że to jest szalenie trudne.
Ona dedim ki, "Alex, biliyorum ki berbat derecede zor.Yo le decía: "Alex, sé que es terriblemente difícil.
Ona dedim ki, "Alex, biliyorum ki berbat derecede zor.Така че аз бих казал: "Алекс, зная, че е ужасно трудно.
Ona dedim ki, "Alex, biliyorum ki berbat derecede zor.Я говорил ему:"Алекс, я понимаю, что это очень тяжело.
Ona dedim ki, "Alex, biliyorum ki berbat derecede zor.אז הייתי אומר "אלכס, אני יודע שזה נורא קשה.
Ona dedim ki, "Alex, biliyorum ki berbat derecede zor.لذا قلت له " ألكس .. اعلم ان الامر صعب للغاية ..
Ona dedim ki, "Alex, biliyorum ki berbat derecede zor.少し休んでから
Onlar dedi ki, her an ölebilirlermis! Yaaa! Bu sey gercekten berbat ama daha iyisi yok!Powiedzieli, że moga umrze w każdej chwili! człowieku nawet jesli to kupa złomu, to zawsze coś
Onlar orada dikilip aslında size; "Bu ürün berbat.Elless sont celles qui peuvent effectivement se tenir là et dire : " Produit de merde.
Orada yemekler çok berbat!Das Essen ist abartig!
Orada yemekler çok berbat!Het eten is er afschuwelijk!
Orada yemekler çok berbat!Il cibo e' orrendo!
Orada yemekler çok berbat!La nourriture est infecte!
Orada yemekler çok berbat!Nie mogę! Jedzenie jest tragiczne!
Orada yemekler çok berbat!Το φαγητό είναι απαίσιο!
Orada yemekler çok berbat!Там кормят паршиво! О! Слава богу, Тодд!
Orada yemekler çok berbat!なーんだ、トッド
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.반면, 이건 미신이 저를 갖고 논다는 것을 가르쳐줬지요. 전 홍콩에서 정말 최악의 시간을 보냈거든요.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.Pe de altă parte, pentru că am avut o ședere îngrozitoare în Hong Kong.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.Por otro lado, ésto me enseñó a dónde me lleva la superstición porque realmente lo pasé fatal en Hong Kong.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.Por outro lado, também me ensinou como a superstição me apanhou, pois passei um tempo terrível em Hong Kong.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.Z drugiej strony, dostałem nauczkę dokąd prowadzą moje przesądy, ponieważ pobyt w Hong Kongu był okropny.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.Освен това, също ме научи докъде водят суеверията, защото си изкарах ужасно в Хонг Конг.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.מצד שני, זה גם לימד אותי לאן דעות קדומות מביאות אותי מפני שבאמת היה לי נורא בהונג קונג.
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.ومن جهة أخرى تعلمت إلى أين يوصلني إيماني بالخرافات فقد قضيت وقتاً مريعاً حقاً في هونق كونق
Öte yandan da batıl inançların beni nasıl etkilediğini gösterdi çünkü orada sahiden berbat zaman geçirdim.今回は本当に酷い香港滞在になったのです (笑い)
O tıp öğrencisi ve saha doktoruydu, şimdi neredeyse bir yıldır berbat bir şekilde gözaltında.Es estudiante de medicina, médico de campo, y ha estado detenido en condiciones horribles por casi un año.
Öyleyse düţündüđümden daha berbat bir haldesin.Então estás mais tramado do que eu pensava.
Pekala, gidip berbat bir kahve içeyim.Agora, vou beber um miserável café.