Hayatımdeki en berbat şey.Das Schlimmste in meinem Leben.
Hayatımdeki en berbat şey.Es lo peor que me ha pasado en la vida.
Hayatımdeki en berbat şey.Het ergste in mijn leven.
Hayatımdeki en berbat şey.La pire chose dans ma vie.
Hayatımdeki en berbat şey.Najgorsza rzecz w moim życiu.
Hayatımdeki en berbat şey.Най-лошото нещо в живота ми.
Hayatımdeki en berbat şey.Это худшее, что произошло в моей жизни.
Hayatımdeki en berbat şey.ג'ון באריל: הדבר הכי גרוע בחיים שלי.
Hayır, benden ayrıldığından beri berbat haldesin, karmakarışık aklın.Je te vois si perdu, si désordonné depuis qu'on a rompu!
Hayır, benden ayrıldığından beri berbat haldesin, karmakarışık aklın.Não, não. Eu vejo-te tão perdido, tão confuso, desde que acabámos.
Hayır, benden ayrıldığından beri berbat haldesin, karmakarışık aklın.Nee, ik vind je zo zoekende en in de war, sinds we uit elkaar zijn.
Hayır, benden ayrıldığından beri berbat haldesin, karmakarışık aklın.Te văd pierdut, confuz, de când ne-am despărţit.
Hayır, benden ayrıldığından beri berbat haldesin, karmakarışık aklın.Te veo tan perdido, tan confuso ,desde que nos separamos.
Hayır, benden ayrıldığından beri berbat haldesin, karmakarışık aklın.لا، لا، أراك تائهاً و مرتبكاً، منذ انفصلنا
Hayır, bunu berbat etmeyin."Nee, verK het niet."
Hayır, bunu berbat etmeyin.""Nie zawalcie tego."
Hayır, bunu berbat etmeyin."Sa nu F emisiunea." [cu un puternic accent francez]
Hayır, bunu berbat etmeyin."Versaut es nicht!"
Hayır, bunu berbat etmeyin."Μην τα κάνεις σκ...".
Hayır, onun için iyi olmaz sanıyorum. Berbat halde.Não, não, penso que não seja uma boa ideia, ela está um farrapo.
Hayır, onun için iyi olmaz sanıyorum. Berbat halde. - Tamam.Ik denk niet dat dat een goed idee is.
Hayır, onun için iyi olmaz sanıyorum. Berbat halde. - Tamam.لا أعتقد أنها ستكون فكرة جيدة لها
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.Chúng ta đều rời khỏi cửa hàng vì âm thanh ở đó quá kinh dị.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.Cu toţii am făcut asta, am plecat dintr-un loc pentru că sunetele de acolo erau atât de îngrozitoare.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.Iedereen is wel eens ergens weggegaan omwille van het vreselijke lawaai.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.Kita semua melakukan hal itu, meninggalkan tempat itu karena suara yang ada di sana sangat buruk.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.실제로 우리 모두도 그렇습니다. 소리가 너무 불쾌하면 그곳을 피하고 싶잖아요.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.L'abbiamo fatto tutti, lasciare un posto perché il rumore dentro è così terribile.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.Mind megtettük más, elhagytunk egy helyet, mert a hang annyira rémes volt.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.Nous l'avons tous fait, quitter un endroit parce que le son y est tellement épouvantable.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.Stalo se to každému, odcházíme odněkud, protože tamní zvuk je prostě příšerný.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.Todos lo hemos hecho, retirarnos del área porque el sonido es terrible.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.Todos nós já saímos de uma área porque os sons eram terríveis.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.Vi har alle gjort det, forlade området fordi lyder derinde er så forfærdelig.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.Všetci sme to už urobili, odišli sme odniekiaľ, pretože ten zvuk bol na nevydržanie.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.Vsi smo že to storili, zapustili prostor, ker je bil zvok v notranjosti tako grozen.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.Wir alle haben das schon mal gemacht: das Feld geräumt, weil der Lärmpegel da drinnen so fürchterlich war.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.Wszyscy to robimy, opuszczamy dane miejsce, bo dźwięk tam jest okropny.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.Όλοι το έχουμε κάνει, φεύγοντας επειδή ο ήχος εκεί μέσα ήταν τόσο αποκρουστικός.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.Всички сме го правили - да напускаме района, защото звукът там е толкова ужасен.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.Ми всі так робимо: якщо звук у якомусь місці такий жахливий, ми йдемо з цього місця.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.Мы все это делаем: покидаем помещение, если там неприятный звук.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.כולנו עשינו את זה, עזבנו את המקום מפני שהצלילים שם כה איומים.
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.فجميعنا فعل ذلك وترك المخزن ... بسبب الصوت المروع الذي يكون هناك
Hepimiz yapmışızdır bunu, sırf müzik çok berbat diye alanı terketmişizdir.出て行ってしまうのです ここから少し、我々が開発したモデルを紹介します
Hey Pete, sen ne kadar berbatsın?Hey Pete, wie gehts?
Houston, bu berbat bir yolculuk.Dit is 'n te gekke trip.
Houston, bu berbat bir yolculuk. Freedom, burası Houston. Ana motorlar kapatılıyor.C'est d'enfer ! <i>Moteur coupé comme prévu.</i>
Houston, bu berbat bir yolculuk. Freedom, burası Houston. Ana motorlar kapatılıyor.Fed tur! <i>Hovedmotor afbrudt.</i> <i>Freedom, meld tilbage.</i>
Houston, bu berbat bir yolculuk. Freedom, burası Houston.Houston, asta e o plimbare pe cinste! <i>Aici Houston.
Houston, bu berbat bir yolculuk. Freedom, burası Houston.Houston, dajemy nieźle czadu! <i>"Freedom", tu Houston.
Houston, bu berbat bir yolculuk.Houston, das ist ein arschgeiler Ritt! 'Freedom, hier spricht Houston!
Houston, bu berbat bir yolculuk.Houston, esto es lo máximo.
Houston, bu berbat bir yolculuk.Houston, ini adalah perjalanan yang hebat!
Houston, bu berbat bir yolculuk.-Potvrzujeme. To je jízda, Houstone!
Houston, bu berbat bir yolculuk.Razumem. - Kakšna vožnja.
Houston, bu berbat bir yolculuk.- Ricevuto. Che sballo!
Houston, bu berbat bir yolculuk.-Selvä. Helvetinmoista kyytiä!
Houston, bu berbat bir yolculuk.Snacka om att åka!
Houston, bu berbat bir yolculuk.Χιούστον, και γαμώ τις πτήσεις!