Bulmayı başarıyor da, ama... yön bulmada çok iyi, muhabbete girmede berbat.И той успява да ги намери, с големи умения по навигация, отвратителни умения за запознаване.
Bulmayı başarıyor da, ama... yön bulmada çok iyi, muhabbete girmede berbat.והוא אכן מצליח למצוא אותן, אבל כישורי ניווט מעולים, שורות פתיחה עלובות.
Bulmayı başarıyor da, ama... yön bulmada çok iyi, muhabbete girmede berbat.وهو في الحقيقة يجدهن .. ولكن ورغم قدراته الكبيرة في الملاحة ... الا ان تعليقاته لاذعة جداً
Bulmayı başarıyor da, ama... yön bulmada çok iyi, muhabbete girmede berbat.口説き文句がイマイチで 運命の彼女を−
Bunlar berbat evlilik hakkında değil... ...bunlar bezgindiren işler hakkında değil...Bukan tentang pernikahan yang buruk. Bukan tentang pekerjaan yang buruk.
Bunlar berbat evlilik hakkında değil... ...bunlar bezgindiren işler hakkında değil...Đây không phải là về những đám cưới ngu ngốc, cũng không phải về những nghề nghiệp chẳng ra gì.
Bunlar berbat evlilik hakkında değil... ...bunlar bezgindiren işler hakkında değil...Es geht nicht um miese Ehen. Es geht nicht um schlechte Arbeiten.
Bunlar berbat evlilik hakkında değil... ...bunlar bezgindiren işler hakkında değil...Esto no es acerca de matrimonios aburridos. No es acerca de empleos que odias.
Bunlar berbat evlilik hakkında değil... ...bunlar bezgindiren işler hakkında değil...형편없는 결혼이라던가 형편없는 직장에 관한 것이 아닙니다.
Bunlar berbat evlilik hakkında değil... ...bunlar bezgindiren işler hakkında değil...Mon propos n'est pas les mariages malheureux. Mon propos n'est pas les boulots merdiques.
Bunlar berbat evlilik hakkında değil... ...bunlar bezgindiren işler hakkında değil...Nem tönkrement házasságokról szól a történet. Nem is elviselhetetlen munkahelyekről.
Bunlar berbat evlilik hakkında değil... ...bunlar bezgindiren işler hakkında değil...Nie chodzi o nieudane małżeństwa, ani o kiepską pracę.
Bunlar berbat evlilik hakkında değil... ...bunlar bezgindiren işler hakkında değil...Niet over slechte huwelijken. Niet over rotbanen.
Bunlar berbat evlilik hakkında değil... ...bunlar bezgindiren işler hakkında değil...Non di cose come matrimoni sbagliati. Oppure lavori schifosi.
Bunlar berbat evlilik hakkında değil... ...bunlar bezgindiren işler hakkında değil...Nu despre mariaje nefericite. Nu despre slujbe plictisitoare.
Bunlar berbat evlilik hakkında değil... ...bunlar bezgindiren işler hakkında değil...Δεν μιλαω για φθαρμένους γάμους. Δεν πρόκειται για χάλια θέσεις εργασίας.
Bunlar berbat evlilik hakkında değil... ...bunlar bezgindiren işler hakkında değil...Не о неудачных браках. Не о работе, которая вызывает отвращение.
Bunlar berbat evlilik hakkında değil... ...bunlar bezgindiren işler hakkında değil...Не про невдалі шлюби. Не про погану роботу.
Bunlar berbat evlilik hakkında değil... ...bunlar bezgindiren işler hakkında değil...Не става дума за скапани бракове. Не става дума за скапана работа.
Bunlar berbat evlilik hakkında değil... ...bunlar bezgindiren işler hakkında değil...לא מדובר כאן בנישואים גרועים. או עבודות גרועות.
Bunlar berbat evlilik hakkında değil... ...bunlar bezgindiren işler hakkında değil...حديثي هذا ليس عن زواجات مضطربة. ليس عن الوظائف الرديئة.
Bunlar berbat evlilik hakkında değil... ...bunlar bezgindiren işler hakkında değil...つまらない仕事の話でもありません これは逃げることができない人々
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.A k tomu dodal, velice emotivně, že to zkazilo celý jeho prožitek.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Aztán igazán érzelmesen hozzátette, hogy ez tönkretette az egész élményt.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Dan ia menambahkan dengan sangat emosional, hal itu merusak kesan keseluruhannya.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.E ele disse-me, de forma bastante emocionada, que isso lhe tinha estragado toda a experiência.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.En toen zei hij, echt helemaal geëmotioneerd, dat dit de hele ervaring had verknoeid.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.E poi aggiunse, in maniera molto emotiva, che (quell'ultimo suono, ndt) aveva rovinato l'intera esperienza.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Et il ajouta, assez ému, que ça avait gâché toute l'expérience.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Hän kertoi hyvin tunteellisesti kuinka se tuhosi koko kokemuksen.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.그는 꽤나 감정적으로 이것은 모든 경험을 망쳤다고 했습니다.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Na záver dosť pohnuto dodal, že mu to pokazilo celý zážitok.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Och sen tillade han, ganska känslomässigt, att det förstörde hela upplevelsen.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Og så tilføjede han, ganske rørt, at det havde ødelagt hele oplevelsen.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Und dann fügte er hinzu, wirklich ziemlich emotional, das hat die ganze Erfahrung ruiniert.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Và anh ta thêm vào, một cách khá cảm tính, nó đã phá hủy toàn bộ sự trải nghiệm.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Y luego añadió, realmente muy afectado, que eso había echado a perder la experiencia por completo.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Z patosem dodał, że zniszczyło mu to całe doświadczenie.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Έπειτα πρόσθεσε, με πολύ έντονο συναίσθημα, πως χάλασε ολόκληρο το βίωμα.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.А после добави, наистина доста емоционално, че това съсипало цялото преживяване.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.И затем он добавил, довольно эмоционально, что это испортило все переживание.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.Потім він додав, досить емоційно, що це зіпсувало весь досвід.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.ואז הוא הוסיף, די בהתרגשות, שזה הרס את כל החוויה.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.ثم أضاف، بصورة عاطفية جداً، لقد خرّبت التجربة برمتها.
Bunu anlatırken oldukça duygusal bir şekilde, bu sesin tüm deneyimi berbat ettiğini söyledi.でも 台無しになったのは 曲ではなく その経験の記憶です
Bunu berbat etme şansınız yoktur.Als je het verpest, kun je het niet overdoen.'
Bunu berbat etme şansınız yoktur.Bạn không có cơ hội phạm sai lầm.
Bunu berbat etme şansınız yoktur.Es gibt keine zweite Chance."
Bunu berbat etme şansınız yoktur.한번 잘못하면 그만이니까요.
Bunu berbat etme şansınız yoktur."Não podemos fazer asneira."
Bunu berbat etme şansınız yoktur.Nemáte možnost to zkazit.
Bunu berbat etme şansınız yoktur.Nem szabad elrontani.
Bunu berbat etme şansınız yoktur.Nie dostaniesz drugiej szansy.
Bunu berbat etme şansınız yoktur.Non potete fare errori.
Bunu berbat etme şansınız yoktur.No puedes cometer errores.
Bunu berbat etme şansınız yoktur.Nu ţi se oferă şansa de a rata.
Bunu berbat etme şansınız yoktur.Proste to nemôžeš sfušovať.
Bunu berbat etme şansınız yoktur.Vous ne pouvez pas vous louper.
Bunu berbat etme şansınız yoktur.Δεν έχεις άλλη ευκαιρία να το δουλέψεις κι άλλο.
Bunu berbat etme şansınız yoktur.Нямаш възможност за грешки.