(Berbat!) şeklinde değiştirmiştir.IN(その日の開催場名)」に変更となった。
Tıraş olmakta berbattır.剃るなりつけるなりや。
Gaga ve Beyoncé, tasarımcılar Frank Fernández ve Oscar Olima'nın "berbat edilmiş kot parçalarını" giydiler.ガガとビヨンセの衣装はデザイナーのフランク・フェルナンデスとオスカー・オルマが担当した。
Amatör olarak fagot çalan yazar, The Really Terrible Orchestra'nın (Gerçekten Berbat Orkestrası) kurucusudur.ファゴットのアマチュア奏者で「The Really Terrible Orchestra」の創設者の一人でもある。
Berbat bir kasaba için herşeyi yapmaya hazırdır.踊り町ごとに得意とする演し物がある。
Daniel Rossen ile tanışmadan önce üçümüzün yaptıkları berbattı.ペット以降はRoger Nicholsと共作。
Yol çok berbat durumdadır seçim zamanı vadederler seçim gidince unutulan yerdir.勝利条件はKOのみで、時間切れ時は敗北扱いとなる。
Celine: Berbat kabuslar görüyorum.悪夢を見るわよ!
Bu berbat bir şey.恐ろしいことです。
Görünüşü berbattır.顔立ちがいかつい。
Tıraş olmakta berbattır.便剃除鬚髮。
Yaptığı yemekler berbattır, kimse beğenmez.他的標準配備是毛背心,沒有什麼人喜歡他。
Daniel Rossen ile tanışmadan önce üçümüzün yaptıkları berbattı.曾贏得5次賽揚獎,僅次於羅傑·克萊門斯的7次。
(Berbat!) şeklinde değiştirmiştir.這一設計改進自其正傳中一個系統。
Tıraş olmakta berbattır.양면에 털이 있어 껄끄럽다.
The New York Times'dan A.O. Scott ise filmi "berbat" olarak nitelendirdi.뉴욕 타임스의 A. O. 스콧은 "영화라는 것은 관객을 슬프게 만든다.
Görünüşü berbattır.얼굴은 굉장히 순해 보인다.
Yaptığı yemekler berbattır, kimse beğenmez.그 중에서 새우를 굉장히 좋아하며, 싫어하는 음식은 없다.
O kadar berbattır ki varlığı tek başına balıkların nehirde canlı kaynamasına sebep olur.강에 살면서 물고기를 잡아먹는다는 반어인 요괴.
Çok korkunç ve berbattı." dedi.놀랍고 대단하다”고 언급하였다.
Tıraş olmakta berbattır.שטיפת השיער נעשית בקערה.
Ve yüzde doksan sekizimiz berbatız.שאר 8% הם אגמים.
Deliriyorum, uzun aralıklı ve berbat aklı başında dönemler geçirerek."עדיין הוא מרפא ומזור בשעות מכאוב רבות לעמנו".
Bu berbat bir durum.אני יודע שזה נשמע נורא.
Deliriyorum, uzun aralıklı ve berbat aklı başında dönemler geçirerek."Сега аз полудях, но все пак има дълги интервали на ужасен здрав разум“.
Amatör olarak fagot çalan yazar, The Really Terrible Orchestra'nın (Gerçekten Berbat Orkestrası) kurucusudur.Ввири на фагот в „Наистина ужасния оркестър“ (The Really Terrible Orchestra).
8 yaşında "Dimitar Berbatov" Vakfı'nın çocukları arasında bulunmaktadırlar.На 8-годишна възраст са сред най-успелите деца на Фондация „Димитър Бербатов“.
Tıraş olmakta berbattır.Понася добре подстригването.
Celine: Berbat kabuslar görüyorum.Никсън оставя лошо впечатление.
Buraya geldiğinden beri kamp mı yapıyorsun? Çok berbat olmalı.Откакто си дошъл тук ли си на къмпинг? Трябва да е било много лошо.
Görünüşü berbattır.Djelovao u Zemunu.
Ostrach ve Stockach'da berbat yenilgiler almışlardı.Istakao se u bitkama kraj Ostracha i Stockacha.
Çok korkunç ve berbattı." dedi.Bio je to stravičan i bolan prizor."
Eser, 1876 yılında ilk kez sergilendiğinde eleştirmenler tarafından çirkin ve berbat olarak tanımlandı.Nakon što je 1876. god. prvi put izložena, doživjela je napad kritike koji su je nazvali ružnom i neumjesnom.
Tıraş olmakta berbattır.Brade su rijetko kada brijali.
Berbat bir kasaba için herşeyi yapmaya hazırdır.Je ochotný urobiť všetko pre rodinu.
Bulgaristan millî futbol takımının Dimitar Berbatov'dan sonra en golcü ikinci futbolcusudur.Po Grigorovi Dimitrovi je druhým najlepším bulharským tenistom v tomto rebríčku.
Çok korkunç ve berbattı." dedi.To je bilo vroče, umazano delo."
Tıraş olmakta berbattır.Vikšrai silpnai plaukuoti.
Bu berbat bir şey.Tai buvo siaubinga.
Çok korkunç ve berbattı." dedi.„Geras, blogas ir keistas“ (kor.
Görünüşü berbattır.Išvaizda bauginanti.
Sensiz hayat berbat.Be tavęs gyvenimas siaubingas.
Tom berbat bir iş yaptı.Tomas padarė siaubingą darbą.
Bugün hava berbattır.Šiandien oras siaubingas.
O film berbat!Tas filmas siaubingas!
Berbat bir haftaydı.Buvo siaubinga savaitė.
Onun tadı berbat.Jo skonis siaubingas.
Onun tadı berbat.Jos skonis siaubingas.
Yiyecek berbat.Maistas siaubingas.
Berbat görünüyordu.Atrodė siaubingai.
Bu berbat.Tai siaubinga.
Fransızcam berbat.Mano prancūzų kalba siaubinga.
Film berbattı.Filmas buvo siaubingas.
Berbat hissediyoruz.Jaučiuosi siaubingai.
Sen berbat bir yalancısın.Tu siaubingas melagis.
Sen berbat bir yalancısın.Tu siaubinga melagė.
O berbat, sadece berbat.Jis siaubingas, tiesiog siaubingas.
O berbat, sadece berbat.Ji siaubinga, tiesiog siaubinga.
O berbat, sadece berbat.Tai siaubinga, tiesiog siaubinga.