Ana içeriğe geç
Sözlük

beraberlik ile cümle

beraberlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Oyun beraberlikle sona erdi ve final skoru 2-2'ydiThe game ended in a draw, and the final score was 2-2.
Son dakikada Marcello bir beraberlik golü attı.In the last minute, Marcello score an equalizing goal.
İkinci yarıda ise beş galibiyet, dört beraberlik ve sekiz mağlubiyet elde etti.We had one cow (and) four or five horses."
Arjantin ve İtalya'ya karşı kaybetseler de Bulgaristan'a karşı beraberlik elde ettiler.South Korea lost to Argentina and Italy but drew against Bulgaria.
En uzun beraberlik serisi: 4, 10 Aralık 1949 - 21 Eylül 1955 arası.Most drawn games in a row: 4, 10 December 1949 – 21 September 1955.
Beraberlik eleştirisi rakibinden, Steve Davis'den ve John Parrott'dan geldi.The incident drew criticism from his opponent, and from Steve Davis and John Parrott.
Beraberlik durumunda UEFA Başkanı oy kullanarak kazananı belirleyecekti.In the event of a tie, the UEFA President would cast the decisive vote.
Brüksel'deki Heysel Stadyumu'nda oynanan final mücadelesi 3-3 beraberlikle tamamlanmıştır.The match in Brussel's Heysel Stadium ended 3-3.
Eğer o zaman beraberlik kuralı konulmuş olsaydı sadece Fransa galip gelecekti.Had the current rule been in play, France would have won instead.
Ancak üyelerin beraberlikleri Paris’te de sürdü.The pair also possessed interests in Paris.
Koy halki için birlik ve beraberlikte onemli bir anlam ifade ettiği bilinir.Firmly fixed in knowledge, his Self is content, well-established within.
Maç 6-6 beraberlik ile bitti.The match ended 6–6.
Beraberlikleri hiç de sağlam değildir.Their relationship is not, however, entirely stable.
İlk oyununda Reuben Fine'a karşı beraberlik oldu.The event was won by Reuben Fine.
İki ayaklı olarak oynanan maçların ikisi de 1-1'lik beraberlikle sonuçlandı.The aggregate score over the two legs was 1–1.
Cha, İspanyol takımına karşı dramatik bir beraberlik golünü atarak skoru 3-3'e getirdi.Cha scored a dramatic equaliser against Espanyol to tie the game 3–3.
Toulouse karşısında 1-1 beraberlik ile biten maçta Loïc Rémy için gol hazırladı.In a 1–1 draw against Toulouse, he also set up a goal for striker Loïc Rémy.
Dört yenilgi ve bir beraberlik aldı.There was four prosecutions and one conviction.
Mücadeleniin normal süresi golsüz beraberlikle tamamlandı ve uzatma dakikalarına geçildi.The distance to their goal was increasing, while time and provisions were running out.
Beşiktaş sezona beraberliklerle başladı.A two-day siege thus began.
Bu varyasyonların her biri kazanç, kayıp ya da beraberlikle sonuçlanır.Each of these variations ends in win, loss or draw.
Grup maçlarında 2 beraberlik ve 4 yenilgi alan takım, Avrupa kupalarına veda etti.They played four farewell concerts before the split.
Madonna yine Andy Bird ile beraberlik yaşadı.Dosh has toured extensively with Andrew Bird.
Takımı adına ilk maçına 3 Eylül 2003'te, 1-1'lik beraberlikle sonuçlanan Sevilla karşısında çıktı.He made his debut in La Liga on 3 September 2003 against Sevilla, the match ending in a 1–1 draw.
İkinci yarıda ise sekiz galibiyet, üç beraberlik ve altı mağlubiyet elde etti.Nhágar finished third with eight points, two wins and six goals scored.
Beraberlik halinde, en düşük ağırlığa sahip olan atlet galip ilan edilir.The competitor with the lowest cumulative time is declared the winner.
Böylelikle Avusturya ile beraberlik kuruldu.He was simultaneously seeking an alliance with Austria.
Ancak grubu 3 galibiyet, 2 beraberlik ve 4 mağlubiyetle beşinci sırada bitirdi.They finished in fifth in Group A with two wins and four losses.
Bir grup var ve ben sadece dört beraberlik, ancak bir onları gazillion, değil mi?You have a bunch of-- and I only draw four, but you have a gazillion of them, right?
Sampson Beraberlik, erkek .-- Gregory, senin swashing darbe hatırlıyorum.SAMPSON Draw, if you be men.--Gregory, remember thy swashing blow.
Beraberlik için ağlama.Don't cry to quit!
"Bu beraberlik ile yanlış olan ne?"What's wrong with this tie?
Beraberlik, arkadaţlarým. Beraberlik.Bem, padre, encontrou finalmente uma paróquia.
Ve bu beraberlik sağlar.And let's draw that.
Böylesi bir beraberlik Allah'ın lütfudur. Herşeyi bilici olarak Allah yeter.This is a favour from God; and sufficient is God, the all-knowing.
Böylesi bir beraberlik Allah'ın lütfudur.That is the grace from God.
CC0 Yaratıcı Beraberlikler.CC0 Creative Commons.
Hırvatistan Brezilya karşısında beraberlik arıyorCroatia looking for draw against Brazil
Karşılaşma, takımın bir Dünya Kupası'nda oynadığı 12. maç ve tarihindeki ilk beraberlikti.It was the team's 12th match at a World Cup tournament and their first draw ever.
Beraberlik durumunda bir final karşılaşması yaplacak.In case of a tie, a play-off match will be held.
Ulusal Birlik ve Beraberlik ilkesi, Atatürk milliyetçiliğinin zorunlu bir sonucudur.The principle of National Unity and Togetherness is a necessary result of Atatürk's nationalism.
Ayrıca Türk ulusuna seslenerek birlik beraberlik içinde yaşamaları gerektiği öğütlenmiştir.In addition, it was advised that they should live in unity by calling out to the Turkish nation.
Beraberlik durumundaTiebreakers
Genellikle böyle bir baş belasından kurtulmak için bir beraberlik önerecektir.He will usually propose a draw to be rid of such a troublemaker.
Toplam 18 maç puanı ile sekiz galibiyet, iki beraberlik ve bir mağlubiyet elde ettiler.They scored eight wins, two draws and one loss for a total of 18 match points.
Takım, toplam 18 maç puanı için yedi galibiyet ve dört beraberlik elde etti.The team scored seven wins and four draws for a total of 18 match points.
Üçüncü kategoriden sonra hala bir beraberlik varsa, genel klasmandaki sıra kullanılır.If after the third category there is still a tie, the order in the general classification is used.
Sprint Turundaki performans karşılaştırılarak beraberlik bozulur.Ties are broken by comparing performance on the Sprint Round.
Bu maç 8-8 beraberlik ile sonuçlandı.This match resulted in an 8–8 tie.
Beraberlikler penaltılara gitti.Tiebreakers were decided by penalty.
Beraberliklerinin tadını çıkarıyorlar.They are enjoying their togetherness.
Macaristan'ın Miskolc kentindeki DVTK Stadion'da 2-2'lik beraberlikte beraberlik gölünü attı. [1]His goal was the equalizer in a 2–2 draw at the DVTK Stadion in Miskolc, Hungary.[3]
2006 yılında Paolo Liuzzo ile bir beraberlik yaşadı.2006 war sie mit Paolo Liuzzo liiert.
2005'ten 2010' yılına dek model Jenny McCarthy ile beraberlik yaşadı.Von 2005 bis März 2010 lebte Jim Carrey mit dem Model Jenny McCarthy zusammen.
Sadece çiftleşme zamanı bazen kısa süreli beraberlik kurar.Lediglich zur Paarungszeit finden sie sich manchmal zu kurzlebigen Paaren zusammen.
Genel kayıt: 23 maç oynandı, 11 galibiyet, 8 beraberlik, 4 mağlubiyet.Die Gesamtbilanz: 8 Spiele, 1 Sieg, 4 Unentschieden, 3 Niederlagen, 4:11 Tore.
İlk maç 1-1'lik beraberlikle sonuçlandı.Mit einem 11:1-Sieg gelang dies mühelos.
İkinci yarıda ise dokuz galibiyet, dört beraberlik ve beş mağlubiyet elde etti.Die Kröten sammelten neun Siege, vier Unentschieden und fünf Niederlagen.
Beraberlikleri hiç de sağlam değildir.Der Samen ist nicht genießbar.
Böylelikle Avusturya ile beraberlik kuruldu.Dabei ist die Bruderschaft gerade mit Österreich eng verbunden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod