Sünnetsiz olan ise benzincide çalışan Habib.OK, ten nie obrzezany to Habib, bywa w "7-11"
Sünnetsiz olan ise benzincide çalışan Habib.OK, ο τύπος χωρίς περιτομή είναι ο Χαμπίμπ, στο 7-11.
Sünnetsiz olan ise benzincide çalışan Habib.セブンで男あさり?
Tenekelerden uzak dur! Geber benzinci!Ei koulutusta, ei tulevaisuutta.
Tenekelerden uzak dur! Geber benzinci!Kalian tak tahu kalau sersan ini seorang idealis.
Tenekelerden uzak dur! Geber benzinci!Ni killar har inte riktigt förstått att Sergeanten är något av en idealist.
Tenekelerden uzak dur! Geber benzinci!Som manden sagde, han er en ideealist
Tenekelerden uzak dur! Geber benzinci!أنا فقط أعتقد بأنّ، أعني , عندنا شيئان يمكننا فعلهم.
Tepkisi sayesinde bunu elektrikli bir araba ile yapabilirsiniz. Benzinli bir arabayla yapamazsınız..Dit kan door zijn reactievermogen met een elektrische auto, maar niet met een benzine-auto.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Alleviano la congestione del traffico e fanno effettivamente risparmiare carburante.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Chúng đang giúp giảm việc tắc nghẽn, và chúng thực sự bắt đầu giúp giảm tiêu hao nhiên liệu.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Csökkentik az utak bedugulását, és egyértelműen elkezdenek üzemanyagot is spórolni.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Están aliviando la congestión, y de hecho, han comenzado a ahorrar un poco de combustible.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.그것들은 정체를 완화시켰고 얼마간의 연료가 실제로 절약되기 시작했습니다.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Mai reduc aglomerarea şi încep şi să economisească nişte combustibil.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Mereka menghilangkan kemacetan, dan mereka mulai menghemat bahan bakar.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Sie verringern die Überlastung und tragen zum Kraftstoffsparen bei.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Ze verlichten opstoppingen en helpen met het besparen van brandstof.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Zmniejszają tłok na drogach i jeszcze przyczyniają się do oszczędności paliwa.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Μειώνουν την κυκλοφοριακή συμφόρηση, και ειλικρινά αρχίζουν να εξοικονομούν λίγα καύσιμα.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Они уменьшают перегруженность и уже и впрямь начинают экономить топливо.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.Те намалят трафика, и честно казано започват да спестяват и малко гориво.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.הם מקלים את הסתימות, ובכנות, זאת התחלה של חסכון בדלק.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.انهم يخففون الاختناقات, وهم بامانة بدأوا يوفرون بعض الوقود.
Trafik sıkışıklığını hafifletiyorlar, ve biraz benzin tasarruf etmeye başladılar.燃料消費もある程度削減できます 解決に向けて
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz.Jika Anda duduk di pompa bensin seharian, Anda akan melihat moralitas dan ketidakmoralan.
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz.하루종일 주유소에 앉아있으면, 말씀드리지만, 대단히 많은 도덕성과 비도덕성을 봅니다
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz. Öyle ki:Aki benzinkútnál ül naphosszat, sok erkölcsös és erkölcstelen dolognak szemtanúja, elhihetitek.
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz. Öyle ki:Dacă stai toată ziua într-o benzinărie, vezi multe exemple de moralitate și imoralitate.
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz. Öyle ki:En una gasolinera todo el día uno ve mucha moralidad e inmoralidad, créanme.
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz. Öyle ki:Im Laufe eines ganzen Tages an einer Tankstelle bekommt man viel Moral und Unmoral zu sehen.
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz. Öyle ki:Je zit de hele dag in dat benzinestation, en daar zie je veel moraliteit en immoraliteit, zeker weten.
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz. Öyle ki:Keď sedíte na pumpe celý deň, vidíte veľa morálnosti aj nemorálnosti, to vám poviem.
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz. Öyle ki:Kun istuu huoltoasemalla päivät pitkät, näkee paljon moraaliutta ja moraalittomuutta.
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz. Öyle ki:Man sidder på tankstationen hele dagen, og ser en masse eksempler på moral og umoral.
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz. Öyle ki:Siedząc cały dzień na stacji benzynowej, widzisz sporo przykładów moralności i niemoralności.
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz. Öyle ki:Si sta seduti alla pompa tutto il giorno, si vede tanta moralità e immoralità, credetemi.
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz. Öyle ki:To sedíte celý den na benzínce, a vidíte spoustu morálnosti a nemorálnosti, to mi věřte.
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz. Öyle ki:Κάθεσαι στο βενζινάδικο όλη μέρα, και βλέπεις πολλή ηθική κι ανηθικότητα, σας λέω.
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz. Öyle ki:Когда сидишь на заправке целый день, видишь много морального и аморального, это уж точно.
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz. Öyle ki:Коли проводиш весь день на автозаправці, можна побачити багато моральних та неморальних вчинків, повірте мені.
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz. Öyle ki:Цял ден седите в бензиностанцията, и, казвам ви, виждате много моралност и неморалност.
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz.ואני אומר לכם שאם יושבים כל היום בתחנת דלק, רואים הרבה מוסריות ואי-מוסריות.
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz.حيث يجلس المرء في محطة وقود طيلة اليوم، وترى هناك الكثير من الأخلاق والفجور، دعونى أقول لكم
Tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz.様々な道徳や不道徳を目にします ある日曜の午後 一人の男性がきれいな宝石箱を手に
Ve benzin pompasında başımıza gelen budur.Dit is wat ons overkomt aan de benzinepomp.
Ve benzin pompasında başımıza gelen budur.Ecco ciò che ci accade alla pompa di benzina.
Ve benzin pompasında başımıza gelen budur.Et voilà ce qui nous arrive à la station service.
Ve benzin pompasında başımıza gelen budur.I tak sobie myślimy przy dystrybutorze.
Ve benzin pompasında başımıza gelen budur.이것은 주유소에서 우리에게 일어나는 것입니다.
Ve benzin pompasında başımıza gelen budur.Şi asta ni se întâmplă la pompa de benzină.
Ve benzin pompasında başımıza gelen budur.Und dies ist was mit uns an der Zapfsäule passiert.
Ve benzin pompasında başımıza gelen budur.Và đó là điều xảy ra với chúng ta ở trạm xăng.
Ve benzin pompasında başımıza gelen budur.Y esto es lo que nos sucede en un surtidor.
Ve benzin pompasında başımıza gelen budur.Τέτοια ακριβώς σκεφτόμαστε στο βενζινάδικο.
Ve benzin pompasında başımıza gelen budur.И вот, что происходит с нами на заправочных станциях.
Ve benzin pompasında başımıza gelen budur.וזה מה שקורה לנו ליד משאבת הדלק.
Ve benzin pompasında başımıza gelen budur.و هذا ما يحصل لنا في محطات الوقود
Ve benzin pompasında başımıza gelen budur.実際 ガソリンスタンドは そういった怒りを発散させるよう
Ve bu ham petrolü rafine edip dağıtıyorsunuz ve petrol ya da benzin oluyorlar.E bisogna raffinare e consegnare questo petrolio così da poterlo chiamare benzina o gasolio.