Ana içeriğe geç
Sözlük

benzin ile cümle

benzin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Sadece arabadan çıkıp, yürüyüp benzin almamız gerek.Βγαίνουμε έξω μόνο για να περπατήσουμε και να πάρουμε καύσιμα.
Sadece arabadan çıkıp, yürüyüp benzin almamız gerek.Мы всего лишь вышли, чтобы достать бензин.
Sadece arabadan çıkıp, yürüyüp benzin almamız gerek.Трябва само да потеглим и да ни налеят газ.
Sadece arabadan çıkıp, yürüyüp benzin almamız gerek.רק הלכנו להשיג קצת דלק.
Sadece arabadan çıkıp, yürüyüp benzin almamız gerek.نحن فقط نخرج للمشي أو لتعبئة الوقود.
Sadece arabadan çıkıp, yürüyüp benzin almamız gerek.僕たちは 「へこたれ組」はもう卒業した
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.Épp egy benzinkútnál dolgozom a kaliforniai Santa Barbara külvárosában.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.Estou a trabalhar numa estação de gasolina à saída de Santa Barbara, na Califórnia.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.Ich arbeitete an einer Tankstelle in einem Randbezirk von Santa Barbara in Kalifornien.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.Ik werk in een benzinestation in de rand van Santa Barbara, Californië.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.Jeg arbejder på en tankstation i udkanten af Santa Barbara i Californien.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.Je travaille dans une station service à la périphérie de Santa Barbara, en Californie.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.저는 캘리포니아 산타 바바라의 교외의 주유소에서 일하고 있습니다
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.Lavoro ad una pompa di benzina alla periferia di Santa Barbara, in California.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.Lúc đó tôi làm việc ở một cây xăng ở vùng ngoại thành Santa Barbara, California.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.Lucrez la o benzinărie, la periferia orașului Santa Barbara, California.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.Pracoval jsem na benzínce. na periferii Santa Barbary v Kalifornii.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.Pracowałem na stacji benzynowej pod Santa Barbara w Kalifornii.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.Pracujem na benzínovej pumpe na predmestí Santa Barbara, Kalifornia.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.Saya bekerja di pompa bensin di pinggiran Santa Barbara, California.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.Trabajaba en una gasolinera en las afueras de Santa Bárbara, California.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.Työskentelin huoltoasemalla Santa Barbaran rajamailla, Kaliforniassa.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.Εργάζομαι σε ένα βενζινάδικο στις παρυφές της Σάντα Μπάρμπαρα στην Καλιφόρνια.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.Работя на бензиностанция в покрайнините на Санта Барбара, Калифорния.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.Тоді я працював на автозаправці на околиці Санта-Барбари, штат Каліфорнія.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.Я тогда работал на заправке на окраине Санта Барбары, шт. Калифорния.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.אני עובד בתחנת דלק בפאתי סנטה-ברברה, קליפורניה.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.كنت أعمل وقتها في محطة وقود في أطراف سانتا باربرا بولاية كاليفورنا.
Santa Barbara, Kaliforniya'nın kenar mahallelerinde bir benzin istasyonunda çalışıyordum.サンタバーバラ郊外の ガソリンスタンドで働いています 一日中そんな所に座っていると
Sebep şu; çünkü biz benzin alırken bu tarz bir bilişsel uyumsuzluğa da yatırım yapıyoruz.A powód jest taki, że gdy kupujemy paliwo, to popadamy głęboko w pewien dysonans poznawczy.
Sebep şu; çünkü biz benzin alırken bu tarz bir bilişsel uyumsuzluğa da yatırım yapıyoruz.Beh, il motivo è perché quando acquistiamo benzina, stiamo investendo in questo tipo di dissonanza cognitiva.
Sebep şu; çünkü biz benzin alırken bu tarz bir bilişsel uyumsuzluğa da yatırım yapıyoruz.Bien, la razón es que cuando estamos comprando combustible estamos metidos en esta disonancia cognitiva.
Sebep şu; çünkü biz benzin alırken bu tarz bir bilişsel uyumsuzluğa da yatırım yapıyoruz.De reden is dat, terwijl we benzine kopen, we heel gevoelig zijn voor dit soort cognitieve dissonantie.
Sebep şu; çünkü biz benzin alırken bu tarz bir bilişsel uyumsuzluğa da yatırım yapıyoruz.Ei bine, motivul este că, atunci când cumpărăm benzină, ne implicăm în acest fel de disonanţă cognitivă.
Sebep şu; çünkü biz benzin alırken bu tarz bir bilişsel uyumsuzluğa da yatırım yapıyoruz.Grunden er, at når vi køber benzin, er vi meget investeret i den form for erkendelsesdissonans.
Sebep şu; çünkü biz benzin alırken bu tarz bir bilişsel uyumsuzluğa da yatırım yapıyoruz.음, 그건 왜냐하면, 우리들이 기름을 구입할 때, 우리는 이 일종의 인지적 부조화에 매우 투자를 하기 때문이지요.
Sebep şu; çünkü biz benzin alırken bu tarz bir bilişsel uyumsuzluğa da yatırım yapıyoruz.Lý do là vì khi chúng ta mua xăng, chúng ta đầu tư vào 1 sự mâu thuẫn trong nhận thức.
Sebep şu; çünkü biz benzin alırken bu tarz bir bilişsel uyumsuzluğa da yatırım yapıyoruz.Πιάνει επειδή, όταν βάζουμε βενζίνη, βασιζόμαστε σε αυτή ακριβώς τη γνωστική ασυμφωνία.
Sebep şu; çünkü biz benzin alırken bu tarz bir bilişsel uyumsuzluğa da yatırım yapıyoruz.Причина в том, что, когда мы покупаем бензин, мы по сути инвестируем в вид когнитивного диссонанса.
Sebep şu; çünkü biz benzin alırken bu tarz bir bilişsel uyumsuzluğa da yatırım yapıyoruz.ובכן, הסיבה היא שכשאנו קונים דלק, אנחנו שקועים בסוג של דיסוננס קוגניטיבי.
Sebep şu; çünkü biz benzin alırken bu tarz bir bilişsel uyumsuzluğa da yatırım yapıyoruz.حسناً, السبب هو لأنه حينما نبتاع الوقود نحن مسخرون لهذا النوع من التناقض الادراكي
Sebep şu; çünkü biz benzin alırken bu tarz bir bilişsel uyumsuzluğa da yatırım yapıyoruz.認知的不協和に陥っているからです 一方で怒りを感じながら もう一方では 別の何かを行いたいと考えています
Şey gibi, bak, kredi kartlarının puanlarını giriş ücreti ve benzinle arttırıyoruz.Comme quand on se ruine en payant les tickets d'entrées et l'essence.
Şey gibi, bak, kredi kartlarının puanlarını giriş ücreti ve benzinle arttırıyoruz.E ca și cum ai sparge tot ce ai pe cărțile de credit pe taxe de intrare și benzină.
Şey gibi, bak, kredi kartlarının puanlarını giriş ücreti ve benzinle arttırıyoruz.Es como juntar las tarjetas de crédito para pagar las entradas y la gasolina, ¿me explico?
Şey gibi, bak, kredi kartlarının puanlarını giriş ücreti ve benzinle arttırıyoruz.È tipo, sai, sfondare le carte di credito per pagare le quote di iscrizione e la benzina.
Şey gibi, bak, kredi kartlarının puanlarını giriş ücreti ve benzinle arttırıyoruz.Giống như trả dần tiền phí sinh hoạt và tiền gas bằng thẻ tín dụng.
Şey gibi, bak, kredi kartlarının puanlarını giriş ücreti ve benzinle arttırıyoruz.그건 마치, 연료와 가스비용에서우리의 적립 카드를 채워 나가는 것과도 같아요.
Şey gibi, bak, kredi kartlarının puanlarını giriş ücreti ve benzinle arttırıyoruz.Nabijamy sobie karty kredytowe na biletach i benzynie.
Şey gibi, bak, kredi kartlarının puanlarını giriş ücreti ve benzinle arttırıyoruz.Onze creditcards gaan op aan toegangsprijzen en benzine.
Şey gibi, bak, kredi kartlarının puanlarını giriş ücreti ve benzinle arttırıyoruz.Като, разбираш ли, да си издумкаме кредитните карти за входни такси и газ.
Şey gibi, bak, kredi kartlarının puanlarını giriş ücreti ve benzinle arttırıyoruz.Это как, знаете, увеличение лимита наших кредитных карт на вступительный взнос или топливо.
Şey gibi, bak, kredi kartlarının puanlarını giriş ücreti ve benzinle arttırıyoruz.זה כמו לסחוט את כרטיס האשראי על דמי כניסה ודלק.
Şey gibi, bak, kredi kartlarının puanlarını giriş ücreti ve benzinle arttırıyoruz.كما تعلمين, نبعثر حسابات إئتماننا على المصاريف والبنزين
Şey gibi, bak, kredi kartlarının puanlarını giriş ücreti ve benzinle arttırıyoruz.一緒に乗って 一緒に飯喰って
Şimdi ne zaman benzin alsam aklıma bu karbon miktarı geliyor.Aşa că de fiecare dată când alimentez maşina, mă gândesc la litrul acela şi la carbon.
Şimdi ne zaman benzin alsam aklıma bu karbon miktarı geliyor.Así que, siempre que lleno mi tanque de gasolina Pienso en ese litro, y en la cantidad de carbono.
Şimdi ne zaman benzin alsam aklıma bu karbon miktarı geliyor.Così ogni volta che faccio il pieno di benzina penso a quanta materia organica rappresenta.
Şimdi ne zaman benzin alsam aklıma bu karbon miktarı geliyor.Dlatego tez, za każdym razem gdy tankuje moje auto, myślę o tym litrze i tych ilościach węgla.
Şimdi ne zaman benzin alsam aklıma bu karbon miktarı geliyor.Dus elke keer als ik tank, denk ik aan die liter, en hoeveel koolstof.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
benzin ile cümle - Sayfa 25 - benzin kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App