Ana içeriğe geç
Sözlük

benzeyen ile cümle

benzeyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hitler'e benzeyen kedinizin bir fotoğrafını gönderiyorsunuz.אתה שולח את תמונת החתול שלך אם הוא נראה כמו היטלר.
Hitler'e benzeyen kedinizin bir fotoğrafını gönderiyorsunuz.تقوم بارسال صورة لقطتك إذا كانت تشبه هتلر.
Hitler'e benzeyen kedinizin bir fotoğrafını gönderiyorsunuz.写真を投稿します (笑)
Hz. İsa bir tavernanın arka odasına benzeyen bu mekanda.Vypadá to tam jako zadní místnost v nějaké hospodě.
Hz. İsa bir tavernanın arka odasına benzeyen bu mekanda.Він ніби в якійсь комірчині таверни.
"içinden ırmaklar akan bahçeler" diye tarif edilen cennete oldukça benzeyen bir hayatı yaşıyoruz.꾸란에서 말하는 천국에 굉장히 가깝습니다. 꾸란은 천국에 대해 "강이 흐르는 정원" 이라고 36번 정의하고 있죠.
"içinden ırmaklar akan bahçeler" diye tarif edilen cennete oldukça benzeyen bir hayatı yaşıyoruz.Koranens verkliga idé om paradiset, definierat 36 gånger som "trädgårdar bevattnade av flödande bäckar."
"içinden ırmaklar akan bahçeler" diye tarif edilen cennete oldukça benzeyen bir hayatı yaşıyoruz."сади, омиті ріками".
"içinden ırmaklar akan bahçeler" diye tarif edilen cennete oldukça benzeyen bir hayatı yaşıyoruz.לרעיון האמיתי של גן העדן לפי הקוראן, המוגדר 36 פעמים כ"גנים מושקים על ידי נחלים זורמים".
"içinden ırmaklar akan bahçeler" diye tarif edilen cennete oldukça benzeyen bir hayatı yaşıyoruz.من الفكرة القرآنية الواقعية عن الجنة، مُعرفة 36 مرة كحدائق تجري من تحتها الأنهار.
"içinden ırmaklar akan bahçeler" diye tarif edilen cennete oldukça benzeyen bir hayatı yaşıyoruz.コーランには36回 「流れる川に潤う庭園」とあります ユニオン湖上のボートハウスで暮らす
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.2주가 지나면 간처럼 생긴 구조물이 생깁니다.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Deux semaines plus tard, vous avez quelque chose qui ressemble a un foie.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Dos semanas después se tiene algo que se parece a un hígado.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Două săptămâni mai târziu, ai ceva ce seamănă a ficat.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Duas semanas depois, temos uma coisa parecida com um fígado.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Due settimane dopo avrete qualcosa che assomiglia a un fegato.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Dwa tygodnie później, otrzymujemy coś co wygląda jak wątroba.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Hai tuần sau, bạn có một vật thể trông như một lá gan.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Po dvou týdnech, dostanete něco, co vypadá jako játra.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Twee weken later, heb je iets dat lijkt op een lever.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Δυο εβδομάδες αργότερα, έχουμε κάτι που μοιάζει με συκώτι.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Две недели спустя вы получаете нечто, что выглядит как печень.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.Две седмици по-късно, имате нещо, което прилича на черен дроб.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.לאחר שבועיים מתקבל משהו שנראה כמו כבד.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.وبعدها بأسبوعين، يصبح لديك شيء يشبه الكبد.
İki hafta sonra, elinizde karaciğere benzeyen bir yapı kalıyor elinizde.肝臓のようなものが得られます 肝臓のように見えますが
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.Am ersten Tag war es ein großer Regenhut, wie ein Kapitänshut.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.Az első nap, egy hatalmas esernyő alakú sapkát vett fel, mint a kapitányi sapka.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.Den første dag, var det en stor paraply hat, som en kaptajns kasket.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.El primer día fue con un gran sombrero de paraguas, como gorro del capitán.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.Il primo giorno indossò un grande cappello a ombrello, il tipico cappello da capitano.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.În prima zi, a purtat o imensă pălărie umbrelă, precum pălăria unui căpitan.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.첫번째날에는 커다란 우산 모자였습니다 선장의 모자와 같은 것이었죠.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.Le premier jour, ce fût un bicorne, comme un chapeau de capitaine.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.Ngày đầu, nó là một cái nón vành khổng lồ, giống như một cái nón thuyền trưởng.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.No primeiro dia, tinha um grande chapéu bicórnio, como o chapéu de um comandante.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.Pierwsza była czapka-parasol, jak czapka kapitańska.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.První den si vzal obrovský deštníkovitý klobouk.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.V prvý deň mal čiapku ako dáždnik, kapitánsku čiapku.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.Την πρώτη μέρα, ήταν ένα τεράστιο καπέλο σε σχήμα ομπρέλας, σαν ένα καπέλο καπετάνιου.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.В первый день, он был в огромной шляпе как у любого капитана.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.Першого дня на ньому був величезний кашкет, як у кожного капітана.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.Първия ден носел огромна широкопола шапка, като капитанска.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.ביום הראשון, זה היה כובע מטריה ענק, כמו כובע רב-חובל.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.اليوم الأول، كانت قبعة مظلية كبيرة، مثل قبعة القبطان.
İlk günkü şapka, kaptan şapkasına benzeyen, büyük bir şemsiye şapkaydı.キャプテンハットみたいなやつね その夜 乗客の眠っている間に
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›A druhé, tomu podobné je: Milovať budeš svojho blížneho jako samého seba!
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›A második pedig hasonlatos ehhez: Szeresd felebarátodat, mint magadat.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›A wtóre podobne jest temuż: Będziesz miłował bliźniego twego, jako samego siebie.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Còn điều răn thứ hai đây, cũng như vậy: Ngươi hãy yêu kẻ lân cận như mình.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Còn điều răn thứ_hai đây , cũng như_vậy : Ngươi hãy yêu kẻ lân_cận như mình .
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Därnäst kommer ett som är detta likt: 'Du skall älska din nästa såsom dig själv.'
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Das andere aber ist ihm gleich; Du sollst deinen Nächsten lieben wie dich selbst.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Druga pa je tej podobna: „Ljubi bližnjega svojega kakor samega sebe“.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Druhé pak jest podobné tomu: Milovati budeš bližního svého jako sebe samého.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›E il secondo è simile al primo: Amerai il prossimo tuo come te stesso
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›E o segundo, semelhante a este, é: Amarás ao teu próximo como a ti mesmo.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Et voici le second, qui lui est semblable: Tu aimeras ton prochain comme toi-même.
İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‹Komşunu kendin gibi seveceksin.›Het tweede, even belangrijke gebod is: 'Houd net zoveel van uw medemens als van uzelf.'
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod