Daha sonra bir iskele, bir biyomalzeme alırız, üzerinideki t-shirt ya da bluzun dokusuna benzeyen bir malzeme.След това взимаме скелето, биоматериал, отново, изглежда като парче от блузата или ризата ви.
Daha sonra bir iskele, bir biyomalzeme alırız, üzerinideki t-shirt ya da bluzun dokusuna benzeyen bir malzeme.לאחר מכן לוקחים פיגום, ביו-חומר. זה נראה כמו פיסת חולצה.
Daha sonra bir iskele, bir biyomalzeme alırız, üzerinideki t-shirt ya da bluzun dokusuna benzeyen bir malzeme.ثم نأخذ السقالة، أي الخامة الحيوية، مرة أخرى، الذي يبدو كقطعة من قميصك أو بلوزتك.
Daha sonra bir iskele, bir biyomalzeme alırız, üzerinideki t-shirt ya da bluzun dokusuna benzeyen bir malzeme.さっきも言った シャツの切れ端みたいなものです その素材で形を作り
Daha sonra bunu fırına benzeyen cihazımıza yerleştiriyoruz.Μετά τα βάζουμε σε αυτή τη συσκευή που μοιάζει με φούρνο.
Daha sonra bunu fırına benzeyen cihazımıza yerleştiriyoruz.След това го поставяме в това устройство подобно на фурна.
Daha sonra bunu fırına benzeyen cihazımıza yerleştiriyoruz.ומכניסים אותו למתקן דמוי תנור.
Daha sonra bunu fırına benzeyen cihazımıza yerleştiriyoruz.ثم نضعها في جهاز يشبه الفرن.
Daha sonra bunu fırına benzeyen cihazımıza yerleştiriyoruz.ヒトの体内と同じ条件にします
Demek ki, siz küçük bir pipete benzeyen bir şey yapacaksınız, ve bu işleme vazokonstrüksiyon diyoruz.Ketika kamu membuatnya seperti sedotan kecil, proses ini disebut vasokonstriksi.
Demek ki, siz küçük bir pipete benzeyen bir şey yapacaksınız, ve bu işleme vazokonstrüksiyon diyoruz.Takže se vám vytvoří malé brčko a tento proces se nazývá vazokonstrikce.
Demek ki, siz küçük bir pipete benzeyen bir şey yapacaksınız, ve bu işleme vazokonstrüksiyon diyoruz.И так вы собираетесь создать маленькую соломинку, и этот процесс называется вазоконстрикцией.
Demek ki, siz küçük bir pipete benzeyen bir şey yapacaksınız, ve bu işleme vazokonstrüksiyon diyoruz.Отже, вони будуть схожі на маленькі соломинкі, а цей процес називається вазоконстрикцією.
Diyelim ki bir üçgenim var. Çizmeme izin verin. Buna benzeyen bir üçgenim var.Vi tegner en trekant her, der ser sådan her ud.
Dünyada birbirine benzeyen iki kum tanesi yoktur.Al mondo non ci sono due granelli di sabbia uguali.
Dünyada birbirine benzeyen iki kum tanesi yoktur.Cada grano es diferente. No hay dos iguales en el mundo.
Dünyada birbirine benzeyen iki kum tanesi yoktur.Er zijn geen twee dezelfde korrels in de wereld.
Dünyada birbirine benzeyen iki kum tanesi yoktur.Es gibt keine zwei Sandkörner in der Welt, die gleich sind.
Dünyada birbirine benzeyen iki kum tanesi yoktur.Il n'existe pas deux grains de sable qui soient identiques dans le monde.
Dünyada birbirine benzeyen iki kum tanesi yoktur.Không bao giờ có hai hạt cát giống nhau trên thế giới này.
Dünyada birbirine benzeyen iki kum tanesi yoktur.똑같이 생긴 모래란 없습니다.
Dünyada birbirine benzeyen iki kum tanesi yoktur.Na celém světě nejsou žádná dvě zrnka písku stejná.
Dünyada birbirine benzeyen iki kum tanesi yoktur.Não há dois grãos de areia iguais no mundo.
Dünyada birbirine benzeyen iki kum tanesi yoktur.Nie ma dwóch takich samych ziarenek piasku.
Dünyada birbirine benzeyen iki kum tanesi yoktur.Nu există pe lume două fire de nisip le fel.
Dünyada birbirine benzeyen iki kum tanesi yoktur.У світі немає двох однакових піщинок.
Dünyada birbirine benzeyen iki kum tanesi yoktur.הם כמו תצלומי-בזק בזמן.
Dünyada birbirine benzeyen iki kum tanesi yoktur.حبتان متشابهتان من الرمل.
Dünyada birbirine benzeyen iki kum tanesi yoktur.砂の粒はみな どこかで生まれ どこかに運ばれます
EB: Az çok dondurmaya benzeyen bir koni gibi görünüyor. BC:זה נראה בערך כמו גביע גלידה,
EB: Az çok dondurmaya benzeyen bir koni gibi görünüyor.대강 아이스크림 콘 모양입니다.
EB: Az çok dondurmaya benzeyen bir koni gibi görünüyor.Wygląda jak wafel do lodów.
EB: Az çok dondurmaya benzeyen bir koni gibi görünüyor.الذي يبدو كمخروط مثلجات
EB: Az çok dondurmaya benzeyen bir koni gibi görünüyor.前部の皿に見える部分には
Eğer kendimizi yineleyebilseydik, elimizdeki parmaklar bize benzeyen insanlar olurdu.만약 분열이 가능하다면, 우리 손가락 위에 또 다른 인간들이 생겨나고
Eğer kendimizi yineleyebilseydik, elimizdeki parmaklar bize benzeyen insanlar olurdu.לו יכולנו להישנות, אז אצבעות כף היד שלנו יכלו להיות אנשים הנראים כמונו,
Eğer kendimizi yineleyebilseydik, elimizdeki parmaklar bize benzeyen insanlar olurdu.وإذا كان بامكاننا استنساخ أنفسنا، فإن أصابع أيدينا، لكانت أشخاصا يشبهوننا،
Eğer kendimizi yineleyebilseydik, elimizdeki parmaklar bize benzeyen insanlar olurdu.人間の形になるでしょう そしてその手の指もまた人間の形になるのです
Eğer noktaları birleştirirsem, doğruya benzeyen bir şey elde etmeliyim. .Então, se eu conectar os pontos, eu devo ter algo que parece bem próximo a uma linha.
Eğer noktaları birleştirirsem, doğruya benzeyen bir şey elde etmeliyim. .Kdybych spojil body, měl bych dostat něco, co se podobá přímce.
Eğer noktaları birleştirirsem, doğruya benzeyen bir şey elde etmeliyim. .지금까지 그린 점들을 연결하면 직선과 가까운 선을 그리게 됩니다
Eğer noktaları birleştirirsem, doğruya benzeyen bir şey elde etmeliyim. .Ако трябваше да свържа точките, щях да получа нещо, което изглежда доста близко до права.
Eğer noktaları birleştirirsem, doğruya benzeyen bir şey elde etmeliyim. .واذا اردت وصل النقاط، فيجب ان احصل على شيئ ما يشبه الخط
Erkeklik organları eşeğinkine, menileri aygırınkine benzeyen oynaşlarına gönül verdi.A frejovala s kuběnáři jejich, jejichž tělo jest jako tělo oslů, a tok jejich jako tok koňský.
Erkeklik organları eşeğinkine, menileri aygırınkine benzeyen oynaşlarına gönül verdi.apaixonando-se dos seus amantes, cujas carnes eram como as de jumentos, e cujo fluxo era como o de cavalos.
Erkeklik organları eşeğinkine, menileri aygırınkine benzeyen oynaşlarına gönül verdi.Arse di libidine per quegli amanti lussuriosi come asini, libidinosi come stalloni
Erkeklik organları eşeğinkine, menileri aygırınkine benzeyen oynaşlarına gönül verdi.A zahorela chlipnou ľúbosťou proti ich súložníkom, ktorých telo je ako telo oslov a ich tok ako tok koňov.
Erkeklik organları eşeğinkine, menileri aygırınkine benzeyen oynaşlarına gönül verdi.És fölgerjede azok bujálkodóihoz, kiknek teste olyan, mint a szamarak teste, és folyásuk, mint lovak folyása.
Erkeklik organları eşeğinkine, menileri aygırınkine benzeyen oynaşlarına gönül verdi.In razvnela se je do njih priležnikov, katerih meso je kakor meso oslovsko in njih tok kakor konjski.
Erkeklik organları eşeğinkine, menileri aygırınkine benzeyen oynaşlarına gönül verdi.Ja hän sai himon heidän hekumoitsijoihinsa, joilla on jäsen kuin aaseilla ja vuoto kuin orheilla.
Erkeklik organları eşeğinkine, menileri aygırınkine benzeyen oynaşlarına gönül verdi.그 하체는 나귀 같고 그 정수는 말 같은 음란한 간부를 연애하였도다
Erkeklik organları eşeğinkine, menileri aygırınkine benzeyen oynaşlarına gönül verdi.Nó phải lòng những kẻ yêu mình, những kẻ ấy thịt như thịt lừa, dâm quá như ngựa.
Erkeklik organları eşeğinkine, menileri aygırınkine benzeyen oynaşlarına gönül verdi.Nó phải_lòng những kẻ yêu mình , những kẻ ấy thịt như thịt lừa , dâm quá như ngựa .
Erkeklik organları eşeğinkine, menileri aygırınkine benzeyen oynaşlarına gönül verdi.och så upptändes hon åter av lusta till bolarna där, som hade kött såsom åsnor och flöde såsom hästar.
Erkeklik organları eşeğinkine, menileri aygırınkine benzeyen oynaşlarına gönül verdi.og hun kom i Brynde ved dets Bolere, der havde Kød som Æsler og var gejle som Hingste;
Erkeklik organları eşeğinkine, menileri aygırınkine benzeyen oynaşlarına gönül verdi.und entbrannte gegen ihre Buhlen, welcher Brunst war wie der Esel und der Hengste Brunst.
Erkeklik organları eşeğinkine, menileri aygırınkine benzeyen oynaşlarına gönül verdi.Και παρεφρονησε δια τους εραστας αυτης, των οποιων η σαρξ ειναι σαρξ ονων και η ρευσις αυτων ρευσις ιππων.
Erkeklik organları eşeğinkine, menileri aygırınkine benzeyen oynaşlarına gönül verdi.и пристрастилась к любовникам своим, у которых плоть – плоть ослиная, и похоть, каку жеребцов.
Erkeklik organları eşeğinkine, menileri aygırınkine benzeyen oynaşlarına gönül verdi.ותעגבה על פלגשיהם אשר בשר חמורים בשרם וזרמת סוסים זרמתם׃
Erkeklik organları eşeğinkine, menileri aygırınkine benzeyen oynaşlarına gönül verdi.وعشقت معشوقيهم الذين لحمهم كلحم الحمير ومنيّهم كمنيّ الخيل.