Akka'daki Khan al-Umdan kulesine benzetilen yapı da aynı amaçla dikilmişti.Vzhledem je dosti podobná věži Chan al-Umdan v Akku, která byla postavena za stejným účelem.
Sōsuke karakteri Miyazaki'nin oğlunun beş yaşındaki haline benzetilmiştir.Postava Sosuke je založena na Mijazakiovom synovi Gorovi Mijazaki když měl pět let.
Akış biçimi ağlayan bir insanın gözyaşlarına benzetildiği için bu adı almıştır.Patří k němu jako patří pláč k dítěti.
Bu, yine İngilizce e-posta anlamına gelen "e-Mail" kelimesinin "email" şekline dönüşmesine benzetilebilir.V angličtině se někdy využívá místo pojmu permission e-mail také pojem „opt-in e-mail“.
Araç tekrar yuvarlaklaştırılan farları ile orijinal 911'e daha çok benzetilmiştir.Přívěsné vozy pak byly přestavěny na vozy řídicí a označeny jako řada 911.9.
Manasın kendisi de zaman zaman Darkana benzetilir.Někdy se ve vzorcích označuje jako Me.
Futbol stili İsveçli futbolcu Zlatan Ibrahimović'e benzetilmektedir. ^ ProfiliJeho fotbalovým vzorem je švédský útočník Zlatan Ibrahimovič.
Futbol stili ile efsane futbolcu Thierry Henry'e benzetilmektedir.Jeho fotbalovým vzorem je Thierry Henry.
Siyah rengi ve parlaklığı zifte benzetilmiştir bu nedenle İngilizcede 'Pitchblende' olarak da bilinir.Chutná mírně štiplavě, po pepři, proto je v němčině označována jako Pfifferling.
Şarkının nakaratı ise Led Zeppelin'in "Stairway to Heaven" adlı şarkısına bir "sözsel anma" olarak benzetildi.Album obsahuje i píseň od Led Zeppelin "Stairway to Heaven".
Oyun stili Shaquille O'Neal'a benzetilmektedir.A főhőst Shaquille O'Neal alakítja.
Rock Me şarkısıda efsane grup Queen'in, We Will Rock You şarkısına benzetilmekte.A Queen együttes zenéjére készült We Will Rock You című musical forgatókönyvírója.
Bazı muzik otoriteleri Nibelungen Yüzüğü eserini dört bölümlü bir senfoniye benzetirler.A Nibelung gyűrűje négy részből áll.
Bu sırada Phileas Fogg, bankayı soyan hırsıza benzetilir.Ekkor a túlbuzgó Fix felügyelő letartóztatja Phileas Foggot, akit bankrablónak tart.
İlk olarak 1970 yılında Richard D. Ryder tarafından ırkçılık kavramına benzetirilerek kullanılmıştır.A fajizmus kifejezést Richard D. Ryder alkotta meg 1970-ben.
Dinleyenler tarafından genelde Bill Haley & His Comets'ın Rock Around The Clock parçasına benzetilir.Ezentúl Bill Haley & His Comets néven zenéltek, egyre közelebb a világhírhez.
Köroğlu kendisini defalarca kurda benzetir.Habitusában hasonlít a varjútövishez.
Mayıs ayında ise GQ adlı dergide Marilyn Monroe’ya benzetilmiş haliyle poz verdi.Márciusban hivatalosan is Marilyn Monroe-ra változtatta a nevét.
Freud bilinci okyanustaki buz dağına benzetir.Kinézetük egy megfagyott tóban úszó jéghegyre hasonlít.
Rutherford atom modeli Güneş Sistemi'ne benzetilmektedir.Ennek hatására indítványozta Rutherford a bolygószerű atommodelljét (ez az ún.
Çehov'a da benzetilirdi.Chávezille viitattiin.
Kripteks, bir bisiklet kilidine benzetilebilir.Peräpyörää voi kuvata polkupyörän takaosaksi.
Comes Around" single'ına benzetildi.Το They Don't Care About Us ήταν το τέταρτο single.
Bu durum içi boş kil bir topağın parmakla çökertilmesine benzetilebilir.Αυτό μπορεί να το αισθανθεί κάποιος βάζοντας το δάκτυλο σε μια ώριμη fistula.
Bunun üzerine, her seferinde birine benzetilmekten bıktığını söyledi.Ένοιωθε αδικημένος από το ότι κάθε φορά παραγκωνιζόταν.
Dış görünümü ve bazı hareket ve tavırlarıyla Merlin veya Gandalf'a benzetilebilinir.Han ligner og virker i visse sammenhænge som Merlin, Gandalf og Odin.
Bu durum içi boş kil bir topağın parmakla çökertilmesine benzetilebilir.Det betyder at den nemt kan ses i en almindelig håndkikkert.
Daha çok BMW 3-Serisi (E90)'ne benzetilmektedir.Platformen er den samme som til den større 3-serie, E90.
Bu değişimi, sürekli bir yaz gelişi benzetiyor ve ona "sen benim hayatımı kazandın" diyor.Han sammenlikner denne forandringen med ankomsten til en evig sommer og forteller henne at «du vant mitt liv».
Birbirine benzetilen unsurlardan, varlıklardan özellik bakımından daha üstün, daha güçlü olan varlıktır.De som overlevde, var de sterkeste og mest tilpasningsdyktige (The survival of the fittest).
Vokal ve rap tekniği yönünden sıklıkla Atlantalı rapçi Future'a benzetilmektedir.Hans rappe teknikk og sang blir ofte sammenlignet med den Atlanta-basert rapperen Future.
Plato Viktorya devrine benzetilerek Torpoint ve Plymouth'ta 1 Eylül'den 14 Ekim'e kadar kuruldu.Innspillingstedene var fra 1. september til 14. oktober, Torpoint og Plymouth i Storbritannia.
Comte bu süreci bir insanın çocukluktan yetişkinliğe geçiş aşamalarına benzetir.Omskjæring er en seremoni som markerer overgangen fra barndom til voksen.
Kefenin üzerinde kuşak, Tanrı'nın adlarından birini simgeleyen Şin harfine benzetilerek sarılır.Merkene i panna kan også leses som advarende kainsmerker på dem Gud har fordømt.
Bu benzetim yandaki animasyonda verilmiştir.Konstruksjonen er vist i følgende animasjon:
Film 1954 yılında yazılan Lord of the Flies (Sineklerin Tanrısı) romanına benzetilmiştir.Ia menulis novel alegori Lord of the Flies pada 1954.
Buluntular, Hayaz Höyük buluntularına benzetilmektedir.Doa-doa yang dipanjatkan manusia dipandangnya sebagai berlebihan.
Köroğlu kendisini defalarca kurda benzetir.Ia sering tampak seperti peragu.
Sakho'nun oyun stili, Fransız eski millî futbolcu Lilian Thuram'a benzetilmektedir.Ayahnya adalah mantan pemain sepak bola internasional Prancis yang terkenal, Lilian Thuram.
Daha çok BMW 3-Serisi (E90)'ne benzetilmektedir.Tahun ini, komposer pemenang akan dihadiahi BMW 3 Series (E90).
Kral, yüce kral Tanrı'ya benzetilmektedir.Maksud dari raja tunggal adalah Tuhan.
İnsanın altı duyusu, altı pencereli bir eve benzetilebilir.Sáu giác quan của loài người được so sánh với căn nhà với sáu cửa sổ.
Bu dönemdeki yozlaşmış insanların davranışları vahşi hayvanlarınkine benzetilir.Trong kỷ này xuất hiện phổ biến các loài bò sát tương tự như động vật có vú.
Sōsuke karakteri Miyazaki'nin oğlunun beş yaşındaki haline benzetilmiştir.Nhân vật Sōsuke được lấy cảm hứng từ người con trai của Miyazaki là Miyazaki Gorō khi lên năm.
Bilgisayardaki büyük hafıza RAM benzetilebilir.RAM là bộ nhớ mà một máy tính cần có.
Gourcuff'un oyun stili Fransızların efsane futbolcularından Zinedine Zidane'a benzetilmektedir.Huyền thoại đội tuyển Pháp Zinedine Zidane gọi anh là "báu vật của bóng đá Pháp".
Her ikisi de benzetimlik zamanının 0 anında “begin” yapısını kurar ve blok sonuna kadar yürütülür.2つの処理はともに、シミュレーター時刻0に実行が開始され、ともにブロックの終わりまで実行される。
Köroğlu kendisini defalarca kurda benzetir.雌雄はよく似た姿をしている。
Benzetilmek beni rahatsız etmez.身なりをまったく気にしない。
Şekli yarım aya benzetilebilir.外見は如月と同じ。
Bu toplar, bazen yanlışlıkla bacaya da benzetiliyordu.その容姿から、樹に間違ってナンパされたこともある。
Beni Arjen Robben'e benzetirler." ifadelerinde bulunmuştur.ロビーとも寝たわ」とコメントした。
“Kedi”ye benzetilir.「ネコ」を参照。
Hristiyanlığı sıklıkla köle ayaklanmasına benzetir.奴隷達が反乱を起こすことを常に心配している。
Rock Me şarkısıda efsane grup Queen'in, We Will Rock You şarkısına benzetilmekte.Queen We Will Rock Youが劇中に登場する。
(İngilizce) Gezegensel yörünge benzetimcisi宇宙機の熱制御(英語版)
Ve beynini masanın üzerindeki dökülen bir kutu süte benzetirler.頭に皿を載せたカッパのような姿をしている。
Uygulama programlama arayüzü tarzı ve kuralları bilerek OpenGL'e benzetilmiştir.APIのスタイルと慣習は意図的にOpenGLと似せてある。
“Kedi”ye benzetilir.简称“万猫”。
Jobs rolünü Wozniak gibi ''müzisyenleri'' yöneten bir orkestra şefine benzetir.賈伯斯表示,他所擔任的是一個指揮家的角色,指揮著像沃茲尼克這樣的「音樂家」。