Her biri farklı bir tarihsel benzetmeyi harekete geçirmek için yaratılmıştı.Η καθεμία ήταν σχεδιασμένη έτσι ώστε να προκαλέσει μια διαφορετική ιστορική αναλογία:
Her biri farklı bir tarihsel benzetmeyi harekete geçirmek için yaratılmıştı.Всяко от тях било предвидено да отключи различна историческа аналогия:
Her biri farklı bir tarihsel benzetmeyi harekete geçirmek için yaratılmıştı.Кожен опис мав на меті наштовхнути на певну історичну аналогію:
Her biri farklı bir tarihsel benzetmeyi harekete geçirmek için yaratılmıştı.Описания были составлены так, чтобы вызвать одну из трёх исторических аналогий:
Her biri farklı bir tarihsel benzetmeyi harekete geçirmek için yaratılmıştı.כל אחד מהם תוכנן כך שיעורר הקבלה היסטורית שונה:
Her biri farklı bir tarihsel benzetmeyi harekete geçirmek için yaratılmıştı.وقد خصص كل سيناريو منها لكي يُعيد إلى الذاكرة أحد الأحداث التاريخية مثل ..
Her biri farklı bir tarihsel benzetmeyi harekete geçirmek için yaratılmıştı.喚起するよう仕組まれていました 第二次世界大戦 ベトナム戦争
Herkesi Boeun'a benzetiyorum, şunu da...Alla ser ut som Boeun, att en alltför...
Herkesi Boeun'a benzetiyorum, şunu da...Iedereen lijkt Boeun, dat er ook een...
Herkesi Boeun'a benzetiyorum, şunu da...Každá dívka vypadá jako Boeun, támhleta také...
Herkesi Boeun'a benzetiyorum, şunu da...Semua orang tampak seperti Boeun, yang satu juga ...
Herkesi Boeun'a benzetiyorum, şunu da...Semua orang tampak seperti Boeun, yang satu juga ...
Herkesi Boeun'a benzetiyorum, şunu da...Sois plus positive. De toute façon, on le considère comme notre gendre.
Herkesi Boeun'a benzetiyorum, şunu da...Todo el mundo parece Boeun, que uno también...
Herkesi Boeun'a benzetiyorum, şunu da...Todos se ven como Boeun, ese también...
Herkesi Boeun'a benzetiyorum, şunu da...Tout le monde ressemble à Boeun, celle-là aussi...
Herkesi Boeun'a benzetiyorum, şunu da...Trông ai cũng giống Boeun vậy, đứa này cũng thế...
Herkesi Boeun'a benzetiyorum, şunu da...Всички приличат на нея, дори онова момиче.
Herkesi Boeun'a benzetiyorum, şunu da...Мне теперь везде мерещится Бо Ын...
Herkesi Boeun'a benzetiyorum, şunu da...أي واحدة تبدو مثل بويون هذه واحدة أيضا
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.A neve Nostradamus, bár ahogy a Sun ábrázolta, inkább úgy néz ki mint Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Ce gars-là, il pense qu'il peut prédire l'avenir. C'est Nostradamus, mais le journal The Sun
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Chama-se Nostradamus, embora aqui o sol faça com que ele se pareça mais com Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus. (Gülüşmeler)Hans navn er Nostradamus, selvom The Sun får ham til at ligne Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus. (Gülüşmeler)Sein Name ist Nostradamus, auch wenn ihn die Sun hier eher ein bisschen wie Sean Connery aussehen lässt.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Hänen nimensä on Nostradamus, vaikka Sun-lehti teki hänestä Sean Conneryn näköisen.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Jmenuje se Nostradamus, ačkoliv podle "The Sun" vypadá spíš jako Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.그의 이름은 노스트라다무스입니다. 다만 햇빛 때문에 약간 션 코네리 같아 보이네요.(웃음)
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Namanya Nostradamus, walaupun di tabloid the Sun ini wajahnya agak mirip Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Se numeşte Nostradamus, deși aici lumina l-a făcut să semene cu Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Si chiama Nostradamus, anche se qui il Sun lo fa somigliare più a Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Su nombre es Nostradamus, aunque en este caso el periódico lo hace parecer un poco a Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Volá sa Nostradamus, aj keď Sun z neho spravil skôr dvojníka Seana Conneryho.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Zijn naam is Nostradamus, hoewel de Sun hem hier een beetje op Sean Connery laat lijken.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Το όνομά του είναι Νοστράδαμος, αν και η εφημερίδα "The Sun" τον έχει κάνει να μοιάζει λίγο με τον Σον Κόνερι.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Его зовут Нострадамус, хотя здесь "Сан" [британская газета] изобразила его немного похожим на Шона Коннери.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Звати його Нострадамус, хоча тут газета "Сан" зобразила його більш схожим на Шона Коннері.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Казва се Нострадамус макар, че тук в Сън са го направили да прилича повече на Шон Конъри.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.שמו נוסטרדמוס, למרות שבתמונה הזו העיתון "סאן" גרם לו להיראות קצת כמו שון קונרי.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.اسمه نوستراداموس، رغم أنّ مجلة ذا سان جعلته يبدو كأنّه شان كونري.(ضحك)
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.サン紙では ショーン・コネリーのように見えますね (笑) 大半の人と同じく 私も未来のことがわかるとは思いません
Heykelini bir insana benzetmeye veya gerçekte orada olmayan bir alanın yanılsamasını oluşturmaya çalışmamış.A więc nie chce on stworzyć rzeźby przedstawiającej osobę czy przestrzeń, której tu nie ma.
Heykelini bir insana benzetmeye veya gerçekte orada olmayan bir alanın yanılsamasını oluşturmaya çalışmamış.Nechce sochu udělat tak, aby vypadala jako člověk nebo prostor, který tam není.
Heykelini bir insana benzetmeye veya gerçekte orada olmayan bir alanın yanılsamasını oluşturmaya çalışmamış.Тому він не хоче, що скульптура виглядала, як людина чи простір, якого тут нема.
Hey, Scar! Winry böyle diyor olabilir, ama yine de seni benzetipScar, Winry voi olla oikeassa-
Higgs parçacıkları, dilerseniz. Benzetme, bir odadaki insanların Higgs parçacıkları olması şeklinde.Ta analogie je tak, že tito lidé v místnosti jsou Higgsovy částice.
İki boyutlu Sıkıştırılamaz Yapışmayan Akıcı Sıvı benzetimi yapar. Yazar Stephen Montgomery- Smith.Mô phỏng dòng chảy không nhớt, không nén được. Viết bởi Stephen Montgomery- Smith.
İki boyutlu Sıkıştırılamaz Yapışmayan Akıcı Sıvı benzetimi yapar. Yazar Stephen Montgomery- Smith.이차원의 일정하지 않은 흐름을 표현합니다. ritten by Stephen Montgomery- Smith.
İki boyutlu Sıkıştırılamaz Yapışmayan Akıcı Sıvı benzetimi yapar. Yazar Stephen Montgomery- Smith.Simulerer to- dimensional inkompressibel inviscid væske der flyder. Skrevet af Stephen Montgomery- Smith.
İki boyutlu Sıkıştırılamaz Yapışmayan Akıcı Sıvı benzetimi yapar. Yazar Stephen Montgomery- Smith.Simule un écoulement incompressible et non visqueux en deux dimensions. Écrit par Stephen Montgomery-Smith.
İki boyutlu Sıkıştırılamaz Yapışmayan Akıcı Sıvı benzetimi yapar. Yazar Stephen Montgomery- Smith.Simulira dvodimenzionalno nestisljivo neviskozno tekočino. Napisal Stephen Montgomery- Smith.
İki boyutlu Sıkıştırılamaz Yapışmayan Akıcı Sıvı benzetimi yapar. Yazar Stephen Montgomery- Smith.Simuluje dvojrozmerný tok nestlačiteľnej neviskóznej kvapaliny. Napísal Stephen Montgomery Smith.
İki boyutlu Sıkıştırılamaz Yapışmayan Akıcı Sıvı benzetimi yapar. Yazar Stephen Montgomery- Smith.Προσομοιώνει δισδιάστατη ασυμπίεστη ροή υγρού χωρίς ιξώδες. Γραμμένο από τον Stephen Montgomery- Smith.
İki boyutlu Sıkıştırılamaz Yapışmayan Akıcı Sıvı benzetimi yapar. Yazar Stephen Montgomery- Smith.Симулиране на двуизмерен модел на движението на флуидите. Автор Stephen Montgomery- Smith.
İki boyutlu Sıkıştırılamaz Yapışmayan Akıcı Sıvı benzetimi yapar. Yazar Stephen Montgomery- Smith.يقلّد إثنان غير قابل للضغط السائل الدفق كتب أداء ستيفن مونتغومري سميث.
İlçe merkezi, Windsor'a benzetilmiş.A sede do condado é Windsor.
İlçe merkezi, Windsor'a benzetilmiş.Das Hauptort des Countys ist in Windsor.
İlçe merkezi, Windsor'a benzetilmiş.Het bestuur zetelt in Windsor.
İlçe merkezi, Windsor'a benzetilmiş.Hlavným sídlom okresu je Windsor.
İlçe merkezi, Windsor'a benzetilmiş.Hrabstwo mieści się w Windsor.