Bilgisayar oyunlarının arkasındaki teknoloji ancak son yıllarda uyaranları gerçek hayata benzetmeye başladı.רק בשנים האחרונות אפשרה טכנולוגיית משחקי המחשב חפיפה אמיתית בגירויים.
Bilgisayar oyunlarının arkasındaki teknoloji ancak son yıllarda uyaranları gerçek hayata benzetmeye başladı.فقط في الأعوام القليلة الماضية تمكنت تقنية الألعاب التلفزيونية من السماح بالتداخل في المحفزات
Bilgisayar oyunlarının arkasındaki teknoloji ancak son yıllarda uyaranları gerçek hayata benzetmeye başladı.脳への刺激が 真に一致するようになった 僕らゲーマーは 同じ物理法則のもと同じ街に住み
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.A tudósok már régóta hivatkoznak a két én metaforájára amikor a kísértésről van szó.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Forskere har længe påberåbt denne metafor med to selv, når det kommer til spørgsmål om fristelse.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Gli studiosi si sono spesso rifatti alla metafora della doppia identità quando si è in preda alla tentazione.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.학자들은 충동에 대한 문제를 논의할 때에는 이러한 '두개의 자신'이라는 비유를 들지요.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Les chercheurs ont longtemps invoqué cette métaphore des deux mois quand il s'agit de questions de tentation.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Los académicos usan esta metáfora de la doble personalidad al hablar de problemas con tentaciones.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Nhiều học giả đã từ lâu tạo ra một phép ẩn dụ về hai nhân dạng này khi nói đến vấn đề về sự thèm muốn.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Os estudiosos já há muito que invocam esta metáfora com dois seres no que respeita a questões de tentação.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Para cendekiawan telah lama menyebut metafora kedua diri ini yang dihubungkan dengan pertanyaan akan godaan.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Savanţii au invocat de mult timp această metaforă a celor două euri atunci când vine vorba de tentaţii.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Vědci už dlouho hovoří o metafoře dvojího "já", když dojde na pokušení.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Wetenschappers gebruiken allang de metafoor van de twee zelven als het om bekoring gaat.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.W kwestii pokusy badacze od dawna odwołują się do metafory dwóch "ja".
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Учените отдавна се позовават на метафората за двете личности, когато става въпрос за изкушенията.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Учені вже давно помітили цю метафору двох "я", коли справа доходить до спокуси.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.Учёные давно используют метафору двух разных Я, когда говорят о соблазнах.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.מלומדים עשו שימוש רב במטאפורת העצמיות הכפולה כאשר נגעו בשאלות של פיתוי.
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.لطالما كان العلماء يتحدثون عن هذه الكناية .. عن وجود عقلين\نفسيتين عندما يأتي الامر لمقاومة الاغراءات
Bilim insanları bu iki benlik benzetmesini cezbedilicik meselesi karşısında oluşturmuşlardır.誘惑を論じる際いつも引き合いに出してきました 一つ目は「現在の自分」です。
Bir benzetme, karşılaştırma yaptığını kabul eden bir metafordur.A hasonlat egy olyan metafora, ami elismeri, hogy összehasonlít.
Bir benzetme, karşılaştırma yaptığını kabul eden bir metafordur.Een vergelijking is beeldspraak die toegeeft dat ze ergens mee vergelijkt.
Bir benzetme, karşılaştırma yaptığını kabul eden bir metafordur.Ein Simile ist eine Metapher, die zugibt, einen Vergleich zu machen.
Bir benzetme, karşılaştırma yaptığını kabul eden bir metafordur.직유는 비교를 하는 비유를 말합니다.
Bir benzetme, karşılaştırma yaptığını kabul eden bir metafordur.Les comparaisons ont tendance à vous faire réfléchir.
Bir benzetme, karşılaştırma yaptığını kabul eden bir metafordur.Một ví von là một ẩn dụ, thừa nhận nó đang làm một so sánh.
Bir benzetme, karşılaştırma yaptığını kabul eden bir metafordur.O similitudine e o metaforă care admite că face o comparaţie.
Bir benzetme, karşılaştırma yaptığını kabul eden bir metafordur.Una similitudine è una metafora che ammette di fare un paragone.
Bir benzetme, karşılaştırma yaptığını kabul eden bir metafordur.Un símil es una metáfora que admite hacer comparaciones.
Bir benzetme, karşılaştırma yaptığını kabul eden bir metafordur.Η παρομοίωση είναι η μεταφορά που δηλώνει ξεκάθαρα τη σύγκριση.
Bir benzetme, karşılaştırma yaptığını kabul eden bir metafordur.Сравнение — это метафора, которая допускает или создаёт сходство.
Bir benzetme, karşılaştırma yaptığını kabul eden bir metafordur.דימוי הוא מטאפורה שמודה שהיא יוצרת השוואה.
Bir benzetme, karşılaştırma yaptığını kabul eden bir metafordur.فأسلوب التشبيه هو شكلٌ من أشكال الصور المستعارة و الذي يقوم على المقارنات،
Bir benzetme, karşılaştırma yaptığını kabul eden bir metafordur.直喩は あなたに考えさせます
Bir benzetme vereyim:Hãy xét một trường hợp tương tự:
Bir benzetme vereyim:비유를 하자면,
Bir benzetme vereyim:Les doy una analogía:
Bir benzetme vereyim:ودعوني أقدم لكم توضيحاً لهذا :
Bir benzetme vereyim:無限にひろがる雪原を想像してみてください
Birçok insanın kuşbakışı etkisini spiritüel, meditatif deneyimlere benzetmesine şaşmamak lazım.Takže není divu, že mnoho lidí přirovnává efekt přehledu k duchovnímu nebo meditativnímu prožitku.
Birçok insanın kuşbakışı etkisini spiritüel, meditatif deneyimlere benzetmesine şaşmamak lazım.لذا فليس من المستغرب أن العديد من الناس شبّه "تأثير المشهد العام" بتجربة روحية أو تأملية
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.För några minuter sen liknade jag dagdrömmar vid en spelautomat som man aldrig skulle vilja spela på.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Il y a quelques minutes, j'ai comparé l'évasion mentale à une machine à sous que personne ne voudrait toucher.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.몇분 전에, 저는 '딴생각'하는 것을 여러분이 절대로 하고 싶어하지 않는 슬롯머신에 비유햇습니다
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Mai înainte am comparat rătăcirea minții cu un dispozitiv cu fise pe care n-ai vrea să-l joci.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Một vài phút trước đây, tôi so sánh sự lang thang tâm trí với một máy đánh bạc mà bạn không bao giờ muốn chơi.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Néhány perce az agy elkalandozását egy nyerőgéphez hasonlítottam.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Pochi minuti fa, ho paragonato il pensiero errante a una slot machine con cui non vorreste mai giocare.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Porównałem zamyślenie do automatu do gry, na którym nikt nie chciałby grać.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Pred chvíľou som denné snenie porovnával s hracím automatom, na ktorom by sme nikdy nechceli hrať.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Před několika minutami jsem připodobnil toulky myslí k hracímu automatu, který byste nikdy nechtěli použít.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Wie oft schweifen denn unsere Gedanken tatsächlich ab? Oft.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Zonet vergeleek ik dagdromen met een gokautomaat waarop je nooit zou willen spelen.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Πριν λίγα λεπτά σύγκρινα την περιπλάνηση του νου με έναν κουλοχέρη που ποτέ δεν θα θέλατε να παίξετε.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Кілька хвилин тому я порівняв блукання думок із гральним автоматом, на якому ви б не хотіли зіграти.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.Несколько минут назад я сравнил мысленное перенесение с игральным автоматом, на котором никто не играл бы.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.לפני דקות אחדות, המשלתי את נדידת המחשבות להימור שלעולם לא הייתם רוצים לקחת.
Birkaç dakika önce, aklın başka yerde olmasını hiç oynamak istemeyeceğiniz bir kumar makinesine benzettim.قبل دقائق قليلة، شبهت شرود الذهن بآلة جمع نقود لا تحب أن تلعبها.