Ana içeriğe geç
Sözlük

benzet ile cümle

benzet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!""[Имитирайки арабски]--тути фрути!"
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!""[Имитирует арабскую речь] фруктовое мороженое!"
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!"Туті Фруті! Морозиво!
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!""[חיקוי לערבית] -- טוטי-פרוטי!"
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!""[يقلد العربية]" -- توتي فروتي !"
"(arapçaya benzeterek) -- meyveli dondurma!"アメリカ人乗客:
Aslında özenli benzetmelerden ibaret olan düşünme deneyleri kullandı ve en büyük buluşlarını gerçekleştirdi.그는 그의 가장 위대한 발견 중 몇을 찾아내는 데 본질적으로는 정교한 유추라고 할 수 있는 사고 실험을 훌륭하게 이용했습니다.
Aslında özenli benzetmelerden ibaret olan düşünme deneyleri kullandı ve en büyük buluşlarını gerçekleştirdi.Usó experimentos de ideas, que en esencia son analogías elaboradas, para lograr sus mayores descubrimientos.
Aslında özenli benzetmelerden ibaret olan düşünme deneyleri kullandı ve en büyük buluşlarını gerçekleştirdi.Провівши славетні мисленнєві експерименти - по суті, складні аналогії, він здійснив свої найбільші відкриття.
Aslında özenli benzetmelerden ibaret olan düşünme deneyleri kullandı ve en büyük buluşlarını gerçekleştirdi.נודע שהשתמש בניסויים מחשבתיים, שהם, למעשה, אנלוגיות משוכללות, כדי להגיע לכמה מהתגליות הגדולות ביותר שלו.
Aslında özenli benzetmelerden ibaret olan düşünme deneyleri kullandı ve en büyük buluşlarını gerçekleştirdi.وقد إستخدم بصورة مكثقة التجارب الفكرية التي ترفع من قدرته في القياس والمقارنة لكي يصل إلى بعض أعظم إكتشافاته
Aslında özenli benzetmelerden ibaret olan düşünme deneyleri kullandı ve en büyük buluşlarını gerçekleştirdi.思考的実験を用いていました いくつもの偉大な発見をしてきたのは知るところです 既知と未知を類推を通して
Aynı benzetmeyi burada da kullanabiliriz. 2 tane eksi 3'ü topluyoruz.전에 했던 방법처럼 이 문제를 풀어 봅시다
Aynı benzetmeyi burada da kullanabiliriz. 2 tane eksi 3'ü topluyoruz.Můžeme na to dívat stejným způsobem jako předtím, je to 2krát -3.
Aynı benzetmeyi burada da kullanabiliriz. 2 tane eksi 3'ü topluyoruz.Possiamo ragionare come prima e dire che abbiamo -3 due volte, ovvero -6
Aynı benzetmeyi burada da kullanabiliriz. 2 tane eksi 3'ü topluyoruz.Vi kan bruge samme fremgangsmåde her.
Aynı benzetmeyi burada da kullanabiliriz. 2 tane eksi 3'ü topluyoruz.Един начин да го разгледате е със същата тази аналогия, това е два пъти -3, значи ще бъде отрицателно...
Aynı benzetmeyi burada da kullanabiliriz. 2 tane eksi 3'ü topluyoruz.それはマイナス3が2回でしょう,
Aynı benzetmeyi burada da kullanabiliriz.Zwei mal Minus-- drei.
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil.Đây không phải
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil. Gerçeği söylüyorum.Acum, oameni buni, asta nu este doar o metaforă, ceea ce vă voi spune acum este adevărat.
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil. Gerçeği söylüyorum.Ahora amigos, esto no es sólo una metáfora que me he inventado.
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil. Gerçeği söylüyorum.A teď, přátelé, vám neřeknu jen nějakou metaforu, je to naprostá pravda.
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil. Gerçeği söylüyorum.Cher public, ce n'est pas juste une métaphore que je vais vous donner maintenant, c'est vrai.
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil. Gerçeği söylüyorum.Det jeg siger nu, er ikke bare en metafor jeg slynger ud.
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil. Gerçeği söylüyorum.Gente, non sto utilizzando una metafora, è la verità.
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil. Gerçeği söylüyorum.Gott folk, detta är inte en matafor som jag ger er nu, det är sant.
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil. Gerçeği söylüyorum.Leute, das ist keine einfache Metapher, von der ich spreche, es stimmt.
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil. Gerçeği söylüyorum.Malta, isto não é apenas uma metáfora que eu estou a dar-vos agora, é verdade.
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil. Gerçeği söylüyorum.Nos emberek, ez nem csak metafora amit mondok, ez az igazság.
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil. Gerçeği söylüyorum.Tämä seuraava juttu ei ole vain metafora vaan totuus.
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil. Gerçeği söylüyorum.To nie jest, drodzy państwo, tylko przenośnia, ale fakt.
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil. Gerçeği söylüyorum.Wel mensen, dit is geen metafoor die ik jullie geef, het is waar.
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil. Gerçeği söylüyorum.Λοιπόν παιδιά, αυτό δεν είναι απλά μια μεταφορά που θα σας πω τώρα, είναι αλήθεια.
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil. Gerçeği söylüyorum.Е приятели, това не е просто метафора, която използвам.
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil. Gerçeği söylüyorum.Ребята, это не просто метафора, то что я вам сейчас скажу, это правда.
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil.자, 여러분, 제가 여러분에게
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil.ובכן חברים, זוהי לא
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil.ايها الاصحاب، وهذه ليست
Bakın, size anlattığım bir benzetme (metafor) filan değil.本当のことです
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.A keď počuli najvyšší kňazi a farizeovia tie jeho podobenstvá, poznali, že hovoril o nich,
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.Al oír sus parábolas, los principales sacerdotes y los fariseos entendieron que él hablaba de ellos
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.A slyšavše přední kněží podobenství jeho, porozuměli, že by o nich mluvil.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.A usłyszawszy przedniejsi kapłani i Faryzeuszowie podobieństwa jego, domyślili się, iż o nich mówił;
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.Các thầy tế lễ cả và người Pha-ri-si nghe những lời ví dụ đó, thì biết Ngài nói về mình.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.Các thầy tế_lễ cả và người Pha-ri-si nghe những lời ví_dụ đó , thì biết Ngài nói về mình .
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.Då nu översteprästerna och fariséerna hörde hans liknelser, förstodo de att det var om dem som han talade.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.De leidende priesters en Farizeeërs begrepen nu wel dat deze voorbeelden op hen sloegen.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.După ce au auzit pildele Lui, preoţii cei mai de seamă şi Fariseii au înţeles că Isus vorbeşte despre ei,
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.És a fõpapok és farizeusok hallván az õ példázatait, megértették, hogy róluk szól.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.대제사장들과 바리새인들이 예수의 비유를 듣고 자기들을 가리켜 말씀하심인줄 알고
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.Kun ylipapit ja fariseukset kuulivat nämä hänen vertauksensa, ymmärsivät he, että hän puhui heistä.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.Og da Ypperstepræsterne og Farisæerne hørte hans Lignelser, forstode de, at han talte om dem.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.Og da yppersteprestene og fariseerne hørte hans lignelser, skjønte de at han talte om dem.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.Os principais sacerdotes e os fariseus, ouvindo essas parábolas, entenderam que era deles que Jesus falava.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.Und da die Hohenpriester und Pharisäer seine Gleichnisse hörten, verstanden sie, daß er von ihnen redete.
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.Και ακουσαντες οι αρχιερεις και οι Φαρισαιοι τας παραβολας αυτου, ενοησαν οτι περι αυτων λεγει
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.И главните свещеници и фарисеите, като чуха притчите Му, разбраха, че за тях говори;
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.И слышав притчи Его, первосвященники и фарисеи поняли, что Он о них говорит,
Başkâhinler ve Ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.І вислухавши архиєреї та Фарисеї приповісти його, догадались, що про них говорить.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
benzet ile cümle - Sayfa 13 - benzet kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App