Hayatı bir yolculuğa benzetiyoruz.We compare life to a journey.
Şair ölümü uykuya benzetti.The poet compared death to sleep.
Beni sık sık erkek kardeşime benzetirler.I am often mistaken for my brother.
Beni ikiz erkek kardeşime benzetti.He mistook me for my twin brother.
Küçükken, bulutları pamuk şekere benzetirdim.When I was a kid, I used to think that fairy floss and clouds were alike.
Tom sık sık yanlışlıkla bir öğrenciye benzetilir.Tom is often mistaken for a student.
Tom beni yanlışlıkla erkek kardeşime benzetti.Tom mistook me for my younger brother.
Tom seni bir aptala benzetti.Tom made you look like a fool.
Başlangıçta, yanlışlıkla seni erkek kardeşine benzettim.At first, I mistook you for your brother.
Başlangıçta seni erkek kardeşine benzettim.At first, I mistook you for your brother.
Tom beni yanlışlıkla sana benzetti.Tom mistook me for you.
Bu durumda böyle bir benzetme uygunsuzdur.Such an analogy is inappropriate in this case.
Sen beni bir aptala benzettin.You've made me look like an idiot.
Benzetme esasen doğrudur.The analogy is essentially correct.
Uygunsuz bir benzetmeydi.It was an inappropriate analogy.
Hayatı sahneye benzetenler var.There are those who compare life to a stage.
Yaşamı tiyatro sahnesine benzetenler var.There are those who compare life to a stage.
The Guardian, bu görünümü Minnie Mouse'a benzetti.The Guardian compared this look with that of Minnie Mouse.
Kral, yüce kral Tanrı'ya benzetilmektedir.Their king, called The Almighty, is believed to be a god.
Bu değişimi, sürekli bir yaz gelişi benzetiyor ve ona "sen benim hayatımı kazandın" diyor.He likens this change to the arrival of a perpetual summer, and tells her that "you won my life".
Akşam gazetesi albüm kapağını Shakira'nın El Dorado (2017) albümünün kapağına benzetti.Akşam newspaper found the album's cover similar to Shakira's El Dorado (2017).
Buna Monte Carlo benzetimi, 3D rendering ve Mandelbrot haritaları da dahildir.This includes Monte Carlo calculations, 3D rendering and Mandelbrot maps.
Benzetilmek beni rahatsız etmez.Similarities do not bother me.
Kısaltılmış benzetme: benzetme yönü bulunmayan teşbih.He cuts away from - not towards - the chase.
Spielberg siyah beyazı, zamanın gerçek belgesel görüntülerine benzetmek için kullanmaya karar verdi.Spielberg decided to use black and white to match the feel of actual documentary footage of the era.
Doktor, ilk yüzüne "Mary Berry", "Onbaşı Jones" ve "Mr. Pastry"ye benzetmiştir.The Doctor addresses his original incarnation as "Mary Berry", "Corporal Jones", and "Mr. Pastry".
Bir görgü tanığı, infazların dehşetliğini, haçlılar dönemindeki dehşet verici sahnelere benzetti.One witness compared the gruesomeness of the murder to grisly scenes from the time of the Crusades.
Jobs rolünü Wozniak gibi ''müzisyenleri'' yöneten bir orkestra şefine benzetir.Jobs defends his role as that of a conductor, who directs "musicians" like Wozniak.
Adı bir Software, bir Ethernet işaretine benzetilmiştir.The name indicated that a software emulates an Ethernet.
Bir yazısında ise halk şiirini işlenilmesi gereken bir ağaç gövdesine benzetmiştir.Only one passage in the Quran prescribes a strictly legal position.
Bergson bu durumu, dönüşümünü hiçbir zaman tamamlayamayan bir parça altına benzetir.Bergson likened this to a piece of gold for which one can never make up the change.
Carl Friedrich Gauss (1777-1855) matematiği bilimlerin kraliçesine benzetmiştir.Carl Friedrich Gauss (1777–1855) referred to mathematics as "the Queen of the Sciences".
Kripteks, bir bisiklet kilidine benzetilebilir.Everyone can visualise a bicycle shed.
Dipolar benzetme, yüzde 80 ila 90 arasında, Dünya'nın çoğu lokasyonunda tutarlıdır.The dipolar field accounts for 80–90% of the field in most locations.
Bunun yerine animasyoncular Absolem'in yüz karakteristiğini Rickman'inkine benzetti.The animators did, however, try to give Absolem's face characteristics similar to Rickman's.
İlk şarkılarını yayımlandığı sıralarda yorum tarzı, Tarkan'a benzetildi.His appearance and style in his first songs were compared to that of Tarkan.
O, kendisini güneşe benzetmektedir.He looks like a solar.
Bu nedenle bira türleri arasında kırmızı şaraba en çok benzetilen bira olarak tanımlanmaktadır.Consequently, Flanders red ales are often described as the most wine-like of all beers.
Bu açıdan Amerikan Folk’u ve Fransız Chanson’una benzetilebilir.This is related to American Folk/Americana and French Chanson styles.
Benim onunla ilgili bir benzetmem var.I hope that it is something that I have in common with him.
Pekkan, klipteki görüntüsüyle Spice Girls üyesi Emma Bunton'a benzetildi.This is the first season hosted by Spice Girls member Emma Bunton.
Bu iki psikolojik türü, antik arketipler olan Apollo ve Dionysus'a benzetir.These two psychological types Jung compares to ancient archetypes, Apollo and Dionysus.
Akka'daki Khan al-Umdan kulesine benzetilen yapı da aynı amaçla dikilmişti.It is similar to the clock tower of Khan al-Umdan in Acre that is dedicated to the same purpose.
Bizi bu konuda daha uca gitmeye ve karakteri Da Vinci'ye benzetmeye itti" der.He suggested we push that further, make him more like da Vinci."
Benzetmelere, "İnsan insana benzermiş.They say that the soul of man is immortal (lit. "to be immortal").
Ama bunun bir benzetmenin Justinianus'u küçük düşürmek için bir iftira olması çok muhtemeldir.Do you think it a disgrace to be the subject of Justinian?
Dinlerken beğendim ve ben de bizimkine benzettim.When I actually did, I listened to it and I was like, it sounded like us.
Zomboy, Skrillex, Reso, Rusko, Bare Noize gibi kişilere benzetilmektedir.Zomboy cites influences such as Skrillex, Reso, Rusko and Bare Noize.
Bu etkiyi manyetik raylı trene benzetebiliriz fakat raydan bağımsızdır.This process itself forms a part of the magneto-optical trap but it can be used independently.
Bu benzetim yandaki animasyonda verilmiştir.This is illustrated in the animation below.
Bu açıdan /dev/null bir kara deliğe benzetilir.This structure // looks much like a latch.
Proje, "Stonehenge'in yanına bir gökdelen inşa etme"ye benzetilmiştir.The development has been likened to building a "skyscraper beside Stonehenge".
Toronto Star yazarı Bill Brioux, diziyi Simpsonlar'a benzettiğini söyledi.Bill Brioux of the Toronto Star considered the show to be similar to The Simpsons.
Bu düzeneğin, şimşek oluşturan bir volkan püskürmesinin benzetimini oluşturduğu sanılmaktadır.This is done so that the building looks like an ultramodern lighthouse.
Anlatıcı çizilen resmi bir kurukafaya benzetir.Only in the manner of an Expressionist painting.
Çeşitli sayısal modeller akış kontrolünde plazma aktüatörlerinin benzetimi için önerildi.Various numerical models have been proposed to simulate plasma actuations in flow control.
Divan Edebiyatı'nda görülün kalıplaşmış benzetmeler (mazmun) Halk Edebiyatı'nda da vardır.The tile panels placed high in the prayer hall are inscribed with ayats (verses) from the Quran.
Sōsuke karakteri Miyazaki'nin oğlunun beş yaşındaki haline benzetilmiştir.The character of Sōsuke is based on Miyazaki's son Gorō Miyazaki when he was five.
Glynne'in müzik/ses tarzı Amy Winehouse ve Frank Ocean'a benzetilmektedir.Glynne's musical influences include Frank Ocean and Amy Winehouse.
Daha çok BMW 3-Serisi (E90)'ne benzetilmektedir.The winning composer was awarded this time a BMW 3 Series (E90).