Ana içeriğe geç
Sözlük

benzersiz ile cümle

benzersiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.In realtà non esiste un loro equivalente terrestre, sono unici al mondo.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.In Wirklichkeit haben sie kein landlebendes Gegenstück; sie sind absolut einzigartig.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.I verkligheten, dessa djur har ingen motsvarighet på land; de är unika i världen.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.사실상 이 어류들과 견줄만한 육상동물은 없습니다. 그들은 세상에서 독특한 존재죠.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.Te zwierzęta nie mają odpowiedników na lądzie. W skali świata są unikatowe.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.Trong thực tế, những động vật này không có bản sao trên đất liền; chúng là duy nhất trên thế giới.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.Valójában ezeknek az állatoknak nincs szárazföldi megfelelője; egyedülállók a világon.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.Στην πραγματικότητα, δεν υπάρχουν αντίστοιχα ζώα στην ξηρά, είναι μοναδικά στον κόσμο.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.В действителност, тези животни нямат сухоземен двойник; те са уникални на света.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.На самом деле, эти животные не имеют наземных аналогов, они уникальны во всем мире.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.Насправді, вони не мають земного двійника, вони - унікальні.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.במציאות, אין לחיות האלה מקביל יבשתי. הם ייחודיים בעולם.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.في واقع الأمر ، فإن هذه الحيوانات ليس لها نظير على الارض ؛ انها فريدة من نوعها في العالم.
Gerçekte, bu hayvanların karada bir eşi yok; dünya üzerinde benzersizler.似ている動物は存在しません。 クロマグロは赤道から
Hepimiz kendimizi benzersiz ve özgür bir birey olarak görürüz ancak hiçbir zaman yalnız değiliz!Als mens zien we onszelf als unieke en onafhankelijke individuen, maar we zijn nooit alleen!
Hepimiz kendimizi benzersiz ve özgür bir birey olarak görürüz ancak hiçbir zaman yalnız değiliz!우리 각자는 우리 자신을 유일하고 독립적인 개인으로 바라보죠. 그렇다고 결코 외로운 것은 아닙니다.
Hepimiz kendimizi benzersiz ve özgür bir birey olarak görürüz ancak hiçbir zaman yalnız değiliz!אנחנו רואים את עצמינו כפרטים יחודיים ועצמאים, אבל אנחנו לעולם לא לבד!
Her ajans benzersiz olup bağımsız bir işlevi yerine getirir.Fiecare agenţie este unică şi îndeplineşte o funcţie separată.
Her ajans benzersiz olup bağımsız bir işlevi yerine getirir.Každá agentúra je jedinečná a plní samostatnú funkciu.
Her ajans benzersiz olup bağımsız bir işlevi yerine getirir.Každá z nich je jedinečná a plní individuální funkce.
Her ajans benzersiz olup bağımsız bir işlevi yerine getirir.Każda z nich jest unikalna i pełni indywidualną funkcję.
Her ajans benzersiz olup bağımsız bir işlevi yerine getirir.Minden egyes ügynökség egyedi, és egyéni küldetést teljesít.
Her ajans benzersiz olup bağımsız bir işlevi yerine getirir.Ogni agenzia è unica nel suo genere e svolge una funzione specifi ca.
Her ajans benzersiz olup bağımsız bir işlevi yerine getirir.Κάθε οργανισµός είναι µοναδικός και εκpiληρώνει συγκεκριµένη λειτουργία.
Her yerde benzersizlikler var.C'e' molta unicita'.
Her yerde benzersizlikler var.Có rất nhiều nét độc đáo.
Her yerde benzersizlikler var.Există multă unicitate,
Her yerde benzersizlikler var.Hay un montón de singularidad.
Her yerde benzersizlikler var.많은 독특함이 있다.
Her yerde benzersizlikler var.Mamy wiele wyjątkowości.
Her yerde benzersizlikler var.Veliko je unikatnosti.
Her yerde benzersizlikler var.אין הרבה ייחודיות.
Her yerde benzersizlikler var.「どうやって?」は「何」に消耗された。
İki farklı biyosferde yaşamış olmanın benzersiz tatminine sahibim.היה לי העונג לחיות בתוך שתי ביוספירות.
İki farklı biyosferde yaşamış olmanın benzersiz tatminine sahibim.لقد كان من دواعي سروري البالغ أن أعيش داخل محيطين حيويين اثنين.
İki farklı biyosferde yaşamış olmanın benzersiz tatminine sahibim.めったにない喜びを得ました この部屋にいる我々は皆バイオスフィア1に住んでいますが
İki farklı biyosferde yaşamış olmanın benzersiz tatminine sahibim.Am avut plăcerea deosebită de a trăi în două biosfere.
İki farklı biyosferde yaşamış olmanın benzersiz tatminine sahibim.Dostalo se mi zvláštní výsady žít ve dvou biosférách.
İki farklı biyosferde yaşamış olmanın benzersiz tatminine sahibim.저는 두 개의 바이오스피어 안에서 살아가는 것에 특별한 만족감을 갖고 있습니다. (삭제할코멘트: have the pleasure of ~ing = 만족하다...)
İki farklı biyosferde yaşamış olmanın benzersiz tatminine sahibim.He tenido el especial placer de vivir dentro de dos biosferas.
İki farklı biyosferde yaşamış olmanın benzersiz tatminine sahibim.Ho avuto il distinto piacere di vivere in due biosfere.
İki farklı biyosferde yaşamış olmanın benzersiz tatminine sahibim.Ich hatte das außerordentliche Glück, dass ich in zwei Biosphären leben durfte.
İki farklı biyosferde yaşamış olmanın benzersiz tatminine sahibim.Ik had de eer om te leven in 2 biosferen.
İki farklı biyosferde yaşamış olmanın benzersiz tatminine sahibim.J'ai eu le privilège de vivre au sein de 2 biosphères.
İki farklı biyosferde yaşamış olmanın benzersiz tatminine sahibim.Miałam rzadką przyjemność mieszkać w dwu biosferach.
İki farklı biyosferde yaşamış olmanın benzersiz tatminine sahibim.Saya telah merasakan kenikmatan nyata dari tinggal di dalam 2 biosfer.
İki farklı biyosferde yaşamış olmanın benzersiz tatminine sahibim.Tôi có một sự thỏa mãn hơi khác biệt về việc được sống trên cả 2 sinh quyển.
İki farklı biyosferde yaşamış olmanın benzersiz tatminine sahibim.Имам неимоверното удоволствие, да съм живяла в две биосфери.
İki farklı biyosferde yaşamış olmanın benzersiz tatminine sahibim.Я пережила особое удовольствие жизни внутри двух биосфер.
İnsan için benzersiz bir başarı.C'est une prouesse uniquement humaine.
İnsan için benzersiz bir başarı.Das ist eine einzigartige Errungenschaft der Menschen.
İnsan için benzersiz bir başarı.Dat is een unieke menselijke prestatie.
İnsan için benzersiz bir başarı.Đây là một thành tựu riêng chỉ con người có.
İnsan için benzersiz bir başarı.Este o realizare exclusiv umană.
İnsan için benzersiz bir başarı.Es un logro exclusivamente humano.
İnsan için benzersiz bir başarı.É um feito humano único.
İnsan için benzersiz bir başarı.È una conquista esclusivamente umana.
İnsan için benzersiz bir başarı.Ez egyedien emberi teljesítmény.
İnsan için benzersiz bir başarı.Ini pencapaian manusia yang unik.
İnsan için benzersiz bir başarı.Je to jedinečný lidský úspěch.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod