Ana içeriğe geç
Sözlük

benimki ile cümle

benimki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
İtiraf etmeliyim, senin fikrin benimkinden daha iyiydi.I must admit, your idea was way better than mine.
Senin kazağın benimkinden daha renkli.Your jumper is more colourful than mine.
Mükemmel suç işleyelim: Ben senin kalbini çalacağım ve sen benimkini çalacaksın.Let's commit the perfect crime: I'll steal your heart, and you'll steal mine.
Tom'un evi benimkinin yanında.Tom's house is next to mine.
Tom'un en az benimki kadar çok kitabı var.Tom has at least as many books as me.
Tom'un evi benimkinden çok uzak değil.Tom's house isn't very far from mine.
Tom'un ofisi benimkinden çok farklı.Tom's office is very different from mine.
Annen benimkinden çok daha yaşlı.Your mother is a lot older than mine.
Tom'un ofisi benimkine çok benziyor.Tom's office looks a lot like mine.
Tom benimki gibi bir şapka giyiyor.Tom is wearing a hat like mine.
Tom'un benimkinden daha yeni bir arabası var.Tom has a newer car than I do.
Sizinki benimkinden daha büyük.Yours is larger than mine.
Tom'un ofisi benimkine benzemez.Tom's office isn't like mine.
Tom'un ofisi benimki gibi değil.Tom's office isn't like mine.
Bu bavul benimki değil.This suitcase isn't mine.
Tom'un benimkinden daha fazla boş zamanı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom has as much free time as I do.
Senin bavulun benimkinden daha ağır.Your suitcase is heavier than mine.
om'un köpeği benimkinin iki katı kadar büyük.Tom's dog is twice as big as mine.
Odanız benimki kadar büyük mü?Is your room as big as mine?
Benimki orada.Mine is over there.
Tom'un maaşı benimkinden çok daha yüksek.Tom's salary is much higher than mine.
Ebeveynlerin benimkilerden daha yaşlı.Your parents are older than mine.
Tom'un maaşı benimkiyle aynı.Tom's salary is the same as mine.
Tom senin arkadaşın, benimki değil.Tom is your friend, not mine.
Bu bisiklet benimkiyle aynı.This bike is the same as mine.
Benimki Tom'unki kadar iyi değil.Mine isn't as good as Tom's.
Senin evin benimkinden daha hoş.Your house is nicer than mine.
Tom'un bavulu yok, o yüzden benimkini ödünç aldı.Tom doesn't have a suitcase, so he borrowed mine.
Tom benimkinden daha fazla parası var.Tom has more money than me.
Tom'a o arabanın benimki olmadığını söyledim.I told Tom that that car wasn't mine.
Senin cevabın benimkinden farklı.Your answer is different from mine.
Senin yanıtın benimkinden farklı.Your answer is different from mine.
Bu Tom'un şemsiyesi, benimki değil.That's Tom's umbrella, not mine.
Tom'un teyzesi benimkinden daha zengin.Tom's aunt is richer than mine.
Tom'un arkadaşları benimkinden daha zengin.Tom's friends are richer than mine.
Tom'un işi benimki kadar zor değil.Tom's job isn't as difficult as mine.
Tom'un atı hızlı ama benimki daha hızlı.Tom's horse is fast, but mine is faster.
Bisikletin benimkinden daha pahalıydı.Your bicycle was more expensive than mine.
Ofisiniz benimki kadar büyük değil.Your office isn't as large as mine.
Tom'un yatak odası benimkinden çok daha büyük.Tom's bedroom is much larger than mine.
Tom'un elleri benimkinden daha büyük.Tom's hands are bigger than mine.
"Benim çocuklarım artık yetişkin oldular. Ya seninkiler?" "Benimkiler de.""My children are already adults. What about yours?" "Mine, too."
Senin evin benimkinden iki kat daha büyük.Your house is twice the size of mine.
Arkadaşımda benimkinin iki katı pul var.My friend has twice as many stamps as I do.
Müzik zevki benimkine benziyor.Her taste in music is similar to mine.
Sonsuza kadar benimkini kullanmaya devam edemezsin.You can't keep using mine forever.
Tom'un soyadı benimkiyle aynı.Tom has the same last name as me.
Tom şemsiyesini bulamadı, bu yüzden benimkini aldı.Tom couldn't find his brolly, so he took mine.
("Sen kendi Barry'inle evlenmedim hayatım ama ben benimkiyle evlendim.")("You didn't marry your Barry, honey—but I married mine.")
Boston: "Benimki de kesik ve aurorasal akımla çalışıyoruz.Boston: "Mine is disconnected, and we are working with the auroral current.
Benimkiler hiçbir şey.I own nothing.
Sadece benimkini değil ama diğerlerininkini de.Not only for herself, but for all the other children.
Benimki Gurdjieff’inki benzeri, adam yerine konmamakla mücadele etmek.Mine is like Gurdjieff's, around struggle with one's denial.
Benimkini al, seninkini ver, pişmanlıklar olmadan, geriye dönüş olmadan. "You must build up your man, but never top him, never steal the laughs from him."
Çünkü onun orijinal sesinin benimkine hükmetmesini istemedim." dedi.Your only wish, to rule at his side."
- Benimki beyaz.-Mine is white.
"Bu benimkinden daha güzel""Those are nicer than mine."
Düşünceleriniz aynı benimkilere benziyor.We have this connection.
Benimki... Benimki hayal kýrýklýđý.Mine is a disappointment
Eğer 1 ise, benimkini 2 alacağım. Değilse benimkini 1 alacağım.If it's a one, I'll make mine a two; otherwise I'll make mine a one.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod