Ve siz, siz de benimkini.Och du, du får ta del av min.
Ve siz, siz de benimkini.Og du, du deler min.
Ve siz, siz de benimkini.Şi tu, ajungi să-l simți pe al meu.
Ve siz, siz de benimkini.Und du, du wirst meine teilen können.
Ve siz, siz de benimkini.Và bạn, bạn được chia sẻ hiện tại của tôi
Ve siz, siz de benimkini. Ve bu yaşayabileceğiniz en iyi an.Et vous, vous l'êtes à partager le mien. et c'est le plus beau de tous les cadeaux.
Ve siz, siz de benimkini.Y tú compartes el mío.
Ve siz, siz de benimkini.Και εσύ, μπορείς και μοιράζεσαι το δικό μου.
Ve siz, siz de benimkini.А ви - ви розділяєте зі мною моє.
Ve siz, siz de benimkini.А вы со мной моё.
Ve siz, siz de benimkini.А ти, ти можеш да споделяш моето.
Ve siz, siz de benimkini.אני אינני יותר חלק מהעתיד שלכם.
Ve siz, siz de benimkini.وانت كذلك
Ve siz, siz de benimkini.これがあらゆるものの中で 最大の贈り物だ
Vücut dilin bana ne anlatıyor? Benimkisi sana ne anlatıyor?Mitä sinun elekielesi viestii minulle, ja minun sinulle.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,A Jakob povedal Rebeke, svojej matke: Hľa, Ezav, môj brat, je chlpatý človek, a ja som hladký.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Da sa Jakob til Rebekka, sin mor: Esau, min bror, er jo lodden, og jeg er glatt.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Gia-cốp thưa lại cùng mẹ rằng : Thưa mẹ , Ê - sau , anh con , có lông , còn con lại không .
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Gia-cốp thưa lại cùng mẹ rằng: Thưa mẹ, Ê-sau, anh con, có lông, còn con lại không.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Iacov a răspuns mamei sale: ,,Iată, fratele meu Esau este păros, iar eu n'am păr deloc.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,I řekl Jákob Rebece matce své: Víš, že Ezau bratr můj jest člověk chlupatý, a já jsem člověk hladký.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Jacob dijo a Rebeca su madre: --He aquí que Esaú mi hermano es hombre velludo, y yo soy lampiño
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Jacob répondit à sa mère: Voici, Ésaü, mon frère, est velu, et je n`ai point de poil.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Jakob aber sprach zu seiner Mutter Rebekka: Siehe, mein Bruder Esau ist rauh, und ich glatt;
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Jakob pa reče Rebeki, materi svoji: Glej, Ezav, brat moj, je mož kosmat, jaz pa mož gladek.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Jákób pedig monda Rebekának az õ anyjának: Ímé az én bátyám Ézsaú szõrös ember, én pedig sima vagyok.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,야곱이 그 모친 리브가에게 이르되 내 형 에서는 털사람이요 나는 매끈매끈한 사람인즉
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Men Jakob sade till sin moder Rebecka: »Min broder Esau är ju luden, och jag är slät.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Men Jakob sagde til sin Moder Rebekka: "Se, min Broder Esau er håret, jeg derimod glat;
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Mutta Jaakob sanoi äidillensä Rebekalle: "Katso, veljeni Eesau on karvainen, mutta minä olen sileäihoinen.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Respondeu, porém, Jacó a Rebeca, sua mãe: Eis que Esaú, meu irmão, é peludo, e eu sou liso.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Rispose Giacobbe a Rebecca sua madre: «Sai che mio fratello Esaù è peloso, mentre io ho la pelle liscia
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Tedy rzekł Jakób do Rebeki, matki swej: Oto, Ezaw brat mój, człowiek kosmaty, a jam człowiek gładki;
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Tetapi Yakub berkata kepada ibunya, "Ibu, bukankah badan Esau berbulu, sedangkan badan saya tidak
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Иаков сказал Ревекке, матери своей: Исав, брат мой, человек косматый, а я человек гладкий;
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,Но Яков рече на майка си Ревека: Виж, брат ми Исав е космат, а аз съм гладък.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,ויאמר יעקב אל רבקה אמו הן עשו אחי איש שער ואנכי איש חלק׃
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,فقال يعقوب لرفقة امه هوذا عيسو اخي رجل اشعر وانا رجل املس.
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,雅 各 對 他 母 親 利 百 加 說 、 我 哥 哥 以 掃 渾 身 是 有 毛 的 、 我 身 上 是 光 滑 的
Yakup, ‹‹Ama kardeşim Esavın bedeni kıllı, benimkiyse kılsız›› diye yanıtladı,雅各 對 他 母親 利百加說 、 我哥哥 以 掃渾 身 是 有 毛 的 、 我 身上 是 光滑 的
Ya seninki? Benimki ölmek.Mitt behov är att vara död - absolut, orörligt död.
Yine eğer sizinki 1 ise benimkini 2 alacağım, değilse benimkini 1 alacağım.여러분의 숫자가 1이 나오면 저는 2라고 쓰고, 그외 숫자가 나오면 저는 1이라고 쓰겠습니다.
Yine eğer sizinki 1 ise benimkini 2 alacağım, değilse benimkini 1 alacağım.Ancora, se si tratta dell'uno, prendo il due, altrimenti prendo l'uno.
Yine eğer sizinki 1 ise benimkini 2 alacağım, değilse benimkini 1 alacağım.De nuevo, si la de Uds es un uno, la mía será un dos; y si no lo es, la mía será un uno.
Yine eğer sizinki 1 ise benimkini 2 alacağım, değilse benimkini 1 alacağım.Iarăşi, dacă la voi e 1, la mine va fi 2, altfel, trec la mine 1.
Yine eğer sizinki 1 ise benimkini 2 alacağım, değilse benimkini 1 alacağım.Là encore, si le vôtre est un UN, je place un DEUX dans le mien. Dans le cas contraire, je place un UN.
Yine eğer sizinki 1 ise benimkini 2 alacağım, değilse benimkini 1 alacağım.Một lần nữa, nếu số của bạn là 1, thì tôi viết lại là 2, nếu khác thì tôi viết là 1.
Yine eğer sizinki 1 ise benimkini 2 alacağım, değilse benimkini 1 alacağım.Outra vez, se a vossa for um 1, a minha será um 2 e caso contrário, a minha será um 1.
Yine eğer sizinki 1 ise benimkini 2 alacağım, değilse benimkini 1 alacağım.Ugyanúgy, ha az egy, akkor én kettőt írok, ha nem, akkor egyet.
Yine eğer sizinki 1 ise benimkini 2 alacağım, değilse benimkini 1 alacağım.Знову ж таки, якщо у вас одиниця, в мене буде двійка, якщо ж ні, то одиниця.
Yine eğer sizinki 1 ise benimkini 2 alacağım, değilse benimkini 1 alacağım.Снова: если у вас единица, у меня будет двойка, иначе я поставлю единицу.
Yine eğer sizinki 1 ise benimkini 2 alacağım, değilse benimkini 1 alacağım.ושוב, אם הספרה שלכם היא 1, הספרה שלי תהיה 2. אחרת - הספרה שלי תהיה 1.
Yine eğer sizinki 1 ise benimkini 2 alacağım, değilse benimkini 1 alacağım.وأيضاُ، إذا كان رقمك مساوياً للواحد، سيكون رقمي اثنين، وإلا فسيكون رقمي واحد.
Yine eğer sizinki 1 ise benimkini 2 alacağım, değilse benimkini 1 alacağım.どうなるかお分かりでしょうか? そうして作った小数は このリスト中に存在し得ないのです
Zor kısım benimki sanıyordum.Ik dacht dat ik hier het moeilijke deel had.
Zor kısım benimki sanıyordum. Tamam.Ich dachte ich hätte den schwierigen Teil.
Zor kısım benimki sanıyordum. Tamam.Je croyais avoir la partie difficile.
Zor kısım benimki sanıyordum. Tamam.Myślałem, że mnie jest trudno.
Zor kısım benimki sanıyordum. Tamam.Pensaba que tenía la parte difícil.
Zor kısım benimki sanıyordum. Tamam.Pensavo toccasse a me la parte difficile.