Ve benimki üçden fazla;<br />Laptop, iç ve dış giyim!Tapi aku punya lebih dari tiga, laptop, busana dan pakaian Olah Raga!
Ve benimki üçden fazla;<br />Laptop, iç ve dış giyim!Tôi có hơn ba! Máy laptop, ngoài trời quần áo, và thời trang!
Ve benimki üçden fazla;<br />Laptop, iç ve dış giyim!Und ich habe mehr als drei: Notebook (Laptop), Outdoor- und Innenbekleidung!
Ve benimki üçden fazla;<br />Laptop, iç ve dış giyim!Όμως εγώ έχω πάνω από τρία, notebook, σπορ ένδυση και ρούχα.
Ve benimki üçden fazla;<br />Laptop, iç ve dış giyim!Но у меня есть более трех, ноутбук, верхняя одежда и одежда!
Ve benimki üçden fazla;<br />Laptop, iç ve dış giyim!، لكن أنا لدي أكثر من ثلاثة<br />!نوت بوك ( حاسوب محمول )، رداء خارجي ، ملابس
Ve birlikte bebeğimiz oldu -- delice -- Düşündüm ki eğer onun bebeği olursa, benimkileri yanlız bırakır.Затова родих бебе от него... лудост... мислейки, че ако му дам негово собствено дете, ще остави моето на мира.
Ve birlikte bebeğimiz oldu -- delice -- Düşündüm ki eğer onun bebeği olursa, benimkileri yanlız bırakır.И я от него родила — кретинка — решив, что если рожу ему его собственного ребенка, он оставит моих в покое.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.Dan saya menyadari teori ini juga menjelaskan mengapa jam Chris lebih baik dibandingkan punyaku.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.E eu percebi que essa teoria também explica por que é que o relógio do Chris é tão melhor do que o meu.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.És rájöttem, hogy ez az elmélet megmagyarázza, hogy Chris órája miért sokkal jobb, mint az enyém.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.Ik realiseerde me dat deze theorie ook verklaart waarom Chris' klok zoveel beter was dan de mijne.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.그리고 제 이론은 왜 크리스의 시계가 제 것보다 훨씬 더 좋았는지를 가르쳐 주었습니다.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.Mi-am dat seama că teoria mea explică şi de ce ceasul lui Chris e mult mai bun decât al meu.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.Mi sono reso conto che questa teoria spiega anche perché l'orologio di Chris è di gran lunga migliore del mio.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.Og jeg forstod at denne teori også forklarer hvorfor Chris' ur er så meget bedre end mit.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.Ta teoria wyjaśnia dlaczego zegar Chrisa był lepszy od mojego.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.Und ich begriff, dass diese Theorie auch erklärt, warum die Uhr von Chris besser als die meine war.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.Voici l'horloge de Chris. C'est la toute première horloge qui utilise l'odorat pour donner l'heure.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.Y me di cuenta de que esta teoría también explica por qué el reloj de Chris es mucho mejor que el mío.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.Και συνειδητοποίησα πως αυτή η θεωρία εξηγεί και γιατί το ρολόι του Κρις είναι τόσο καλύτερο απ'το δικό μου.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.И разбрах, че тази теория обяснява защо часовника на Крис е толкова по-добър от моя.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.И я понял, почему часы Криса были гораздо лучше моих.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.І я зрозумів, що ця теорія також пояснює, чому годинник Кріса набагато кращий за мій.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.והבנתי שהתיאוריה הזו מסבירה, מדוע השעון של כריס היה כל כך טוב יותר מאשר שלי.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.و أدركت أن هذه النظرية أيضا توضح لم كانت ساعة كريس أفضل من ساعتي بكثير.
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.優れていた理由も説明してくれたのです 私の時計は視覚とわずかな触覚に
Ve Chris'in saatinin benimkinden neden çok daha iyi olduğunu bu teoriyle açıklandığını fark ettim.同時我發現 呢個理論都解釋到 Chris 個鐘 點解會比我個好
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Az enyém óriási, a kontrollé a másikon, a kék, egészen kicsi.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Daar heb ik die gigantische bundel, en de controlepersoon heeft een hele kleine.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Där har jag en jättestor en, och kontrollbilden, den blåa, har en jätteliten en.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Ed ecco io ne ho una gigante, e il soggetto di controllo qui, quella blu, ne ha una piccolissima.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Eu tenho uma linha gigantesca e a linha do controlo ali, a azul tem uma linha bem pequena.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Iar aici am avut una gigantica, iar persoana de referinta, cea albastra, are una foarte mica.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Ich habe hier eine riesige, und die Kontrollperson dort in blau hat eine wirklich kleine.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Jak můžete vidět, má je skutečně obrovská, zatímco ta modrá je skutečně malá.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.또 거대한 선 하나가 있고 대조군도 저기 파란 선이 있지만 정말 매우 가는 선입니다.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Là j'en ai un géant et la référence, en bleu, en a un vraiment petit.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Og der har jeg en gigantisk en, og det blå kontrolelement derovre har en meget lille en.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Saya punya ukuran yang sangat besar, dan di sana pembanding, dengan garis biru, berukuran kecil.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Tässä minulla on suunnaton yhteys, ja verrokilla, tuo sininen, on todella pieni.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Tôi có một đường rất lớn và người đối chứng ở kia, đường màu xanh, có một đường thật là nhỏ.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Y allí tengo una gigante y la de control por allí, la de azul, tiene una realmente pequeña.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Εδώ έχω μια γιγάντια γραμμή, ενώ η γραμμή ελέγχου, η μπλε, είναι πολύ μικρή.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.И на этом снимке моя линия огромна, а у контрольного пациента (голубая линия) -- очень короткая.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.І на цьому зображенні моя лінія величезна, тоді як лінія здорової людини, блакитна лінія - маленька.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.Там имам един гигантски, а контролът ей там, синьото, има наистина малък.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.וכאן יש לי קו ענק. וקבוצת הביקורת כאן, הכחול הזה, הוא ממש קטן.
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.وهناك حصلت على خطي الضخم , والتحكم هناك , الخط الأزرق , وهو صغير الحجم بالنسبة إلى الخط الأحمر .
Ve işte orada benimki devasa boyutta kontrol de burada mavi olan, onunki gerçekten de çok küçük.非常に大きく 比較対照の 青い線はとても細いですよね この連続体に属する人たちは実際に
Ve siz, siz de benimkini.A ty, ty zdieľaš moju.
Ve siz, siz de benimkini.A vy, vy zase sdílíte tu mou.
Ve siz, siz de benimkini.A wy jesteście częścią mojej teraźniejszości.
Ve siz, siz de benimkini.Dan kau, kamu bisa berbagi masaku.
Ve siz, siz de benimkini.En jij deelt het mijne met mij.
Ve siz, siz de benimkini.És te, te részt veszel az enyémben.
Ve siz, siz de benimkini.E tu, tu cominci a condividere il mio.
Ve siz, siz de benimkini.E tu, tu partilhas o meu.
Ve siz, siz de benimkini.In vi si jo delite z mano.
Ve siz, siz de benimkini.그리고 당신은 제 현재를 공유합니다