benim ile cümle

benim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Keşke kız arkadaşım benimle daha fazla zaman geçirse.I wish my girlfriend would spend more time with me.
Anne! Hector benim canımı sıkıyor!Mom! Hector's bugging me!
Benimle bu şekilde konuşmana izin vermeyeceğim.I won't let you speak to me that way.
Bu benim tavsiyem.This is my advice.
Onlar benim eski arkadaşlarım.They are my old friends.
O benim işim değil.That's not my thing.
Benim özel yeteneğim, herkesle, her yerde, her zaman arkadaş olmaktır.My special talent is that I become friends with anybody, anywhere, anytime.
Benim doğum günüm 12 Haziran. Magdalena, benimle aynı günde ve yılda doğdu.My birthday is June 12. Magdalena was born on the same day and year as me.
Benim hayalim bir beyzbol oyuncusu olmak.My dream is to become a baseball player.
Benim babam senin babandan daha güçlüdür.My dad is stronger than your dad.
Benim babam senin babandan daha güçlü.My dad is stronger than your dad.
Benim güzel gözlerim var.I have got beautiful eyes.
Benim için o henüz bilinmiyor.For me it is not yet known.
Japonca benim ana dilimdir.Japanese is my mother tongue.
Benim dairem üçüncü katta.My flat is on the third floor.
O benim üzerimdeki katta oturuyor.He lives a floor up from me.
Benim üstümdeki katta oturuyor.He lives on the floor above me.
Benim dil sınırlarım benim dünyamın sınırları anlamına gelir.The limits of my language mean the limits of my world.
Kremlin'de çalışmak benim ömür boyu süren düşüm olmuştur.Working in the Kremlin has been my lifelong dream.
Benimle birlikte balık tutmaya gider misin?How about going fishing with me?
Benimle birlikte balık tutmaya gitmek ister misiniz?Would you like to go fishing with me?
"Burada kimin evde bir pandası var?" "Benim var!""Who here has a panda at home?" "I do!"
Bu kitap benim uğurlu eşyam. Onu her beş ayda okurum.This book is my good luck charm. I read it every five months.
Şu bisiklet benim.That bicycle is mine.
Benim on dördüncü doğum günümde, dondurmalı pasta yedim.On my fourteenth birthday, I ate ice cream cake.
Ben eşcinsel değilim, ama benim erkek arkadaşım eşcinsel.I am not gay, but my boyfriend is.
İşte benim e-postam.This is my email address.
Bu benim e-mail adresim.This is my email address.
Bu benim e-posta adresim.This is my email address.
Bu benim e-posta adresi.This is my email address.
İşte benim email adresim.Here's my email address.
O benim arkadaşlarımdan biridir.She is one of my friends.
Sen benim damadım olacaksın.You'll be my son-in-law.
Partiye geri gitmek yerine, neden benim mekana gitmiyoruz?Instead of going back to the party, why don't we go to my place?
Bu benim kendi bisikletim.This is my own bike.
Bir doktor bana yumurtalar yemenin benim için kötü olduğunu söyledi.A doctor told me that eating eggs was bad for me.
Bütün arkadaşlarım benim hoşlandığım aynı müzik türünden hoşlanırlar.All my friends like the same kind of music that I do.
Şu evi görüyor musunuz? O benimki.Do you see that house? It's mine.
Şu evi görüyor musunuz? O benim evim.Do you see that house? That's my house.
Benim güzel olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm beautiful?
Benim deli olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm crazy?
Benim şişman olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm fat?
Benim yakışıklı olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm handsome?
Benim bu iş için nitelikli olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm qualified for that job?
Benim seksi olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm sexy?
Benim aptal olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm stupid?
Benim çok fazla materyalist olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm too materialistic?
Benim okula geri dönmek için çok fazla yaşlı olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm too old to go back to school?
Benim başka bir bebek için çok yaşlı olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm too old to have another baby?
Benim çok fazla uzun boylu olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm too tall?
Benim çirkin olduğumu düşünüyor musunuz?Do you think I'm ugly?
Benim zamanımı israf ettiğimi düşünüyor musunuz?Do you think I'm wasting my time?
Onun benim hatam olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think it's my fault?
Sizce o benim hatam mı?Do you think it's my fault?
Benim bir yerli konuşmacı gibi ses çıkarmamın mümkün olacağını hiç düşünüyor musun?Do you think it's possible for me to ever sound like a native speaker?
Hiç benimle birlikte çıkmayı düşüneceğini düşünür müsün?Do you think you would ever consider going out with me?
Akşam yemeğini benimle yemeyi düşündün mü?Have you given any thought to having dinner with me?
O benim yüzüme yalan söyledi.He lied to my face.
Benim kadar heyecanlı olmadığına inanamıyorum.I can't believe you're not as excited as I am.
Benim etkilendiğim kadar etkilenmediğine inanamıyorum.I can't believe you weren't as impressed as I was.

İlgili Sayfalar