benim ile cümle
benim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kravat benim takım ile uymuyor.The tie doesn't fit with my suit.
Benim adım Ludwig'tir.My name is Ludwig.
Bu, sizin sorunuza benim cevabım.This is my answer to your question.
Patronum benim TPS raporlarımdan memnun değil.My boss is not satisfied with my TPS reports.
Kanun benim!I am the law!
Niçin kimse benim cümlelerime katkıda bulunmuyor?Why doesn't anybody translate my sentences?
Şu tavşan benim turpları alıp kaçıyor.That rabbit's getting away with my radishes!
O kişinin aksanı benim için tutarsızThat person's accent is incoherent to me.
Augusto benim en sevgili oğlumdur.Augusto is my most beloved son.
Bu benim uzmanlık alanımın dışında.That's outside my area of expertise.
Tamam, sen benim için ne yapacaksın?OK, and what are you going to do for me?
Benim sınıfta geçen yıl Brezilyalı bir kız vardı.There was a Brazilian girl in my class last year.
Benim kalmamla ilgili bir sorunun var mı?Do you have a problem with me staying?
Benim matematik biraz paslanmış.My math is a little rusty.
Benim o konuda hiçbir bilgim yok.I don't have any information on that subject.
Benim bu saatim asla durmaz.This watch of mine never stops.
Anne, mağazaya benimle gel.Mom, come with me to the store.
Merhaba. Benim adım John Reindle. Prag'daki Amerikan Büyükelçiliği'nde çalışıyorum.Hello. My name is John Reindle. I work at the American Embassy in Prague.
Benim yapacağım şey odayı temizlemektir.What I'll do is clean the room.
Bu benim aldığım bir araba.It's a car that I bought.
O benim kaldığım ev.That is the house that I stay in.
Sadece senin ve benim aramda, kız kardeşimi seviyor musun?Just between you and me, do you love my sister?
Merhaba. Benim adım José Silva. Adınız nedir?Hello. My name is José Silva. What's your name?
Juan'ın gömleği benimki kadar şık.Juan's shirt is as elegant as mine.
Benim işim bu şeyleri bilmektir.My job is to know these things.
Benim adım Maria Sara.My name is Maria Sara.
Benim ismim Maria Sara.My name is Maria Sara.
Dördüncü olarak, benim ilk üç noktam yoktur.Fourthly, my first three points do not exist.
Benim hizmetçi haftada bir kez evimi mumlar.My maid waxes my house once a week.
Bu kitap benim. Seninki nerede?This book is mine. Where is yours?
Isabela benim ilk kız arkadaşımdı.Isabela was my first girlfriend.
O benim kız arkadaşımdı.She used to be my girlfriend.
O benimle yürümeyi sever.She likes to walk with me.
"Merhaba, bu sen misin?" "Evet, bu benim.""Hi, is this you?" "Yes, this is me."
Benim doğum günüm temmuz ayında.My birthday is in July.
Benim favori grubumla görüşme yapmaya hazırlanıyorum.I'm preparing to interview my favorite group.
Senin dostluğun benim için çok önemli.Your friendship is very important to me.
O, ona benim telefon numarasını bilip bilmediğini sordu.She asked him if he knew my telephone number.
O ona benim resmimi gösterdi.She showed him my picture.
Bu benim mülküm.This is my property.
Benim veteriner bana köpeğimi akşam beslememi söyledi.My vet told me to feed my dog in the evening.
Benim veteriner köpeğini ticari köpek maması ile beslemeyecek.My vet won't feed his dog commercial dog food.
Benim tavsiyeme karşın, o köpeğini biraz çiğ domuz etiyle besledi.Against my advice, he fed his dog some raw pork.
Benim odam güneye baktığı için, kışın bile çok soğuk değil.Since my room faces south, it isn't so cold even in the winter.
Benim hobilerim sadece geniş kapsamlı değil fakat aynı zamanda faydalı da.My hobbies are not only wide-ranging but also useful.
Benim için sürpriz oldu, o, şarkı söylemede iyiydi.To our surprise, he was good at singing.
Benim cevabım sizinkiyle uyuşuyor.My answer matches yours.
Sanırım benim için gerçeği kabul etmenin zamanıdır.I think it's time for me to come clean.
Sanırım benim bir köpek almamın zamanıdır.I think it's time for me to get a dog.
Sanırım benim bir iş bulmamın zamanıdır.I think it's time for me to get a job.
Sanırım benim için gitme zamanıdır.I think it's time for me to go.
Sanırım benim içim gitme zamanıdır.I think it's time for me to leave.
Sanırım benim için harekete geçme zamanıdır.I think it's time for me to move on.
Sanırım benim emekli olma zamanımdır.I think it's time for me to retire.
Sanırım benim için ayrılma zamanıdır.I think it's time for me to split.
Sanırım benim için çekilme zamanıdır.I think it's time for me to step aside.
Sanırım benim için çalışma zamanıdır.I think it's time for me to study.
Benim bir pasaportum var.I have a passport.
Benimle iş konuşma.Don't talk shop to me.
Onun benimle daha fazla zaman geçirmesi için onu nasıl ikna edebileceğimi düşünüyorsun?How do you think I can convince her to spend more time with me?