Ana içeriğe geç
Sözlük

benim ile cümle

benim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onun beyzbol veya futbolu sevmesi benim için fark etmez.It makes no difference to me whether he likes baseball or football.
O, tam benim istediğim adamdır.He is the very man I want.
O benim tipim.He is my type!
O, benim için iyi bir eştir.He is a good match for me.
O, benimle uğraşıyor.He is giving me a hard time.
Onu görürsen, lütfen benim için ona selam söyle.In case you see him, please say hello to him for me.
Onun kamerası benimkinin üç katı kadar pahalı.His camera is three times as expensive as mine.
Onun fikri benimkinden farklı.His opinion is different from mine.
Onun fikri benimkiyle çelişiyor.His opinion is in conflict with mine.
Onun konuşması benim üzerimde iyi bir izlenim bıraktı.His speech made a good impression on me.
Onun evi benimkinden üç kat büyük.His house is three times larger than mine.
Ofisi benimkine çok yakındır.His office is very close to mine.
Onun söylediği benim için önemli değil.What he says is of no importance to me.
Onun fikri benimkinden çok farklı.His idea is very different from mine.
Onun fikirleri benim için çok aşırı.His ideas are too extreme for me.
Görüşleri benimkinden çok farklı.His ideas are quite different from mine.
Onun fikirleri benimkilerden oldukça farklı.His ideas are quite different from mine.
Onun düşünme tarzı benimkine çok benzer.His way of thinking is very similar to mine.
Onun hatasının benimle ilgisi yok.His failure has nothing to do with me.
Onun arabası benimkine benziyor.His car is similar to mine.
Mektubu benim canımı sıkıyor.His letter makes me uneasy.
Onun geliri benimkinden üç kat daha büyüktür.His income is three times larger than mine.
Benim onun yardımına ihtiyacım var.I need his help.
Onun romanları benim için çok anlaşılmazdır.His novels are too deep for me.
Yenisiyle karşılaştırıldığında benim arabam külüstür gözüküyor.My car looks shabby in comparison with his new one.
Benim onun kitaplığına erişimim var.I have access to his library.
Onun yaşamı benim ellerimde.His life is in my hands.
Onun önerisini benimsemeliyiz.We should adopt his proposal.
Onun cevabı benimkinden farklıdır.His answer is different from mine.
Onun odası benimkinin iki katı kadar büyüktür.His room is twice as large as mine.
O benimle kavga çıkardı.He picked a fight with me.
Onun kızı ve benim oğlum iyi arkadaşlar.His daughter and my son are good friends.
Onun ilgi alanları benimki ile çatışıyor.His interests clash with mine.
Onun raporu benimkine göre üstündür.His paper is superior to mine.
Onun hikayesi benim şüphemi uyandırdı.His story aroused my suspicion.
O, planı benimle görüşmek için ofisime kadar bütün yolu geldi.He came all the way to my office to discuss the plan with me.
O benim dün dışarı gitmeme itiraz etti.He objected to my going out yesterday.
Benim iki saat uğraştığım problemi beş dakikada çözdü.He solved the problem in five minutes that I had struggled with for two hours.
Benim iki katım kadar yaşlıdır.He is twice as old as I.
O benim evin kırık penceresini tamir etti.He repaired the broken window of my house.
O benim önerimi reddetti.He declined my proposal.
O benim yalnız gitmemi emretti.He ordered me to go alone.
O, her zaman benimledir.He is always with me.
O her zaman benimle ilgili hata buluyor.He is always finding fault with me.
O sürekli benim tarafımda.He is always on my side.
Benim üç köpeğim var.I have three dogs.
O, yeni yöntemi benimsedi.He adopted the new method.
Handa benim için bir oda ayırttı.He booked a room for me at the inn.
O tam benim yaşımda.He is just my age.
Teniste benim için iyi bir eştir.He is a good match for me in tennis.
O hiçbir şey için benimle gitmezdi.He would not go with me for anything.
O, benim adresimi hatırlayamadı.He couldn't remember my address.
O, benim sahip olduğumdan çok daha fazla paraya sahiptir.He has much more money than I have.
O yaklaşık benim yaşımda.He is about my age.
Çoktan benim ödevimi bitirdi.He has already done my homework.
O sorularla benim canımı sıkıyor.He annoys me with questions.
O benim mektuplarımı açmaya nasıl cüret eder!How dare he open my letters!
Sık sık benim yanıma oturur ve müzik dinler.He often sits by me and listens to music.
O bir sorun üzerinde konuşmak için bütün yolu benimle birlikte geldi.He came all the way to talk over a problem with me.
O benim varlığımdan habersiz görünüyordu.He seemed unconscious of my presence.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod