benim ile cümle

benim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Saatiniz benimkinden daha pahalıdır.Your watch is more expensive than mine.
Senin şehrin nüfusu benim kasabanınkinin yaklaşık beş katı kadar büyüktür.The population of your city is about five times as large as that of my town.
Fikrini benimsemeye karar verdik.We have decided to adopt your idea.
Senin fikirlerin benimkinden farklı.Your ideas are different from mine.
Senin fikrin benimkine benzer görünüyor.Your idea seems to be similar to mine.
Fikriniz benimkinden tamamen farklı.Your idea differs entirely from mine.
Fikrini beğendim ve benimsedim.I liked your idea and adopted it.
Senin planın benimkinden daha iyi görünüyor.Your plan seems better than mine.
Sizin ayakkabılarınız burada. Benimkiler nerede?Your shoes are here. Where are mine?
Senin ayakkabıların burada. Benimkiler nerede?Your shoes are here. Where are mine?
Senin evin benimkinden üç kat daha büyük.Your house is three times as large as mine.
Senin evinin ve benimkinin arasında orta noktada buluşalım.Let's meet halfway between your house and mine.
Senin fikrin benimkine benziyor.Your opinion is similar to mine.
Senin fikrin benimkinden çok farklı.Your opinion is far different from mine.
Sizin yöntem benimkinden farklı.Your method is different from mine.
Sen benim avantajıma sahipsin.You have the advantage of me.
Senin dolma kalemin benimkinden iyidir.Your pen is better than mine.
Benim sana tam güvenim var.I have absolute trust in you.
Fotoğraf makineniz yalnızca benimkinin yarısı büyüklüğünde.Your camera is only half the size of mine.
Senin sandalyen benimki ile tamamen aynı.Your chair is identical to mine.
Benim yerime senin gitmeni istiyorum.I would like you to go instead of me.
Benimle birlikte gelmeni istiyorum.I would like you to come with me.
Benim içimde iyi bir arkadaşın var.You have a good friend in me.
Siz benimle şaka yapmamalısınız.You should not play a joke on me.
Senin ve benim dövüşmemiz gerektiği doğru mu?Is it right that you and I should fight?
Senin fikrinle benimki arasında temel bir fark vardır.There is a fundamental difference between your opinion and mine.
Gelip gelmemen benim için önemli değil.It does not matter to me whether you come or not.
Benim yerimde olsaydın ne yapardın?What would you do if you were in my place?
Benim yerimde ne yapardın?What would you do in my place?
Benim yapmamı istediğin şey nedir?What is it that you want me to do?
Benim için yaptıkların için yeterince teşekkür edemiyorum.I can't thank you enough for what you did for me.
Bitap düşene kadar benimle konuşabilirsin ama beni asla ikna edemeyeceksin.You can talk until you're blue in the face, but you'll never convince me.
Benim çoraplar zaten kuru mu?Are my socks dry already?
Benim ayakkabıların tabanları yıprandı.The soles of my shoes are worn.
Benim ayakkabılar yıpranmış.My shoes are worn out.
Gökyüzünde benim sayabileceğimden daha fazla yıldız var.There are more stars in the sky than I can count.
Cuma geldiğinde benim rahatlama ve hafta sonunun keyfini çıkarma zamanım.When Friday comes around, it's time for me to let my hair down and enjoy the weekend.
Benim az param var.I have little money.
Benim biraz param var.I have a little money.
Benim kasık bölgemde bir kaşıntım var.I have an itch in my pubic area.
Benim için sürpriz oldu, o, soruyu cevaplayamadı.To my surprise, she could not answer the question.
Benim için sürpriz oldu, çocuk Yokohama'dan buraya bütün yolu tek başına geldi.To my surprise, the child came here by himself all the way from Yokohama.
Onu ölü bulduğumda benim için sürpriz oldu.I found, to my surprise, that she was dead.
Benim için sürpriz oldu, o, ödülü kazandı.To my surprise, he won the prize.
Benim için sürpriz oldu, onlar eti çiğ yediler.To my surprise, they ate the meat raw.
Benim için büyük sürpriz oldu, kazandık.To my great surprise, we won!
Benim için sürpriz oldu, o başarısız oldu.To my surprise, he has failed.
Benim için sürpriz oldu, o bir anda gözden kayboldu.To my amazement, it disappeared in an instant.
Benim için sürpriz oldu, o çok iyi İngilizce konuştu.To my surprise, she spoke English very well.
Benim için sürpriz oldu, o çok güzel bir aktrisle evlendi.To my surprise, he got married to a very beautiful actress.
Benim için sürpriz oldu, o, sınavda başarısız oldu.To my surprise, he failed the examination.
Benim için sürpriz oldu, o benim teklifimi reddetti.To my surprise, he refused my offer.
Benim için sürpriz oldu, güzel bir sesi vardı.To my surprise, he had a beautiful voice.
Benim için sürpriz oldu, ünlü psikolog çocuk kaçırmakla suçlandı.To my surprise, the noted psychologist was accused of a kidnapping.
Benim için sürpriz oldu, antropolog cinayetle suçlandı.To my surprise, the anthropologist was accused of murder.
Kilise benim evimle seninki arasındadır.The church is between my house and yours.
Balıkçılık benim hayatımda yok.Fishing is not in my life.
Merhaba, benim bir rezervasyonum var, adım Kaori Yoshikawa. İşte onay kartı.Hello, I have a reservation, my name is Kaori Yoshikawa. Here is the confirmation card.
Benim görüşümün temel noktasını önceki sayfalarda ifade ettim.The essential points of my argument have been expressed in the preceding pages.
Başkan benim lafımı kesti.The chairperson cut me short.

İlgili Sayfalar