Ana içeriğe geç
Sözlük

beni ile cümle

beni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Benim orada dinlenmek için hiçbir şansım yoktu.I had no chance to relax there.
O benim en sevdiğim konu değil.That's not my favorite topic.
O, beni sinirlendiriyor.It gets on my nerves.
Affedersiniz. Beni en yakın tramvay istasyonuna doğru yönlendirebilir misiniz?Excuse me. Can you direct me to the nearest subway station?
Özür dilerim! Zannedersem benim yerimde oturuyorsunuz.Excuse me, I think you're sitting in my seat.
Affedersiniz fakat sanırım bu benim koltuğum.Excuse me, but I think this is my seat.
Smith'ler benim mahallemde yaşıyor.The Smiths live in my neighborhood.
Bayan Smith, benim bir arkadaşım Pierre Dubois tanıtmak istiyorum.Mrs. Smith, I'd like to introduce a friend of mine, Pierre Dubois.
Herkes benim planım hakkında bilmez.Not everybody knows about my plan.
Uzay mekiğinin patlaması benim hafızamda hala tazedir.The explosion of the space shuttle is still fresh in my memory.
İspanya'yı ziyaret edersen, gelip gör beni.If you visit Spain, come and see me.
Bu güzel bir restoran. Beni buraya getirdiğin için teşekkürler.This is a nice restaurant. Thanks for bringing me here.
Sahnede dans eden adam benim amcam.The man dancing on the stage is my uncle.
Biftek benim favori yemeğimdir.Steak is my favorite dish.
Biftek ve havyar benim favori yemeklerim.Steak and caviar are my favorite dishes.
Uzun, uzun zaman önce sen beni bu yolda burada yalnız dururken bıraktın.You left me standing alone here on this road a long, long time ago.
Bir yaban arısı beni soktu.I got a nasty sting from a wasp.
Buz pateni benim hobilerimden biridir.Skating is one of my hobbies.
Beni bekle. Hemen döneceğim.Wait for me. I'll be back in no time.
Derhal gel ve beni gör.Come and see me right now.
Kayak benim en sevdiğim spor.Skiing is my favorite sport.
John benim küçük erkek kardeşim.John is my younger brother.
John benim en iyi arkadaşımdır.John is my best friend.
John benim iyi bir arkadaşım.John is a good friend of mine.
John benim tavsiyemi göz ardı etti.John ignored my advice.
John benim yeğenim.John is my nephew.
John benim yeğenimdir.John is my nephew.
John erkek kardeşim değil fakat benim kuzenim.John is not my brother, but my cousin.
Bay Johnson benim onun olduğunu düşündüğümden daha büyük.Mr Johnson is older than I thought he was.
Onu benim için bir alışveriş torbasına koyar mısınız?Could you put it in a shopping bag for me?
Joe benim parayı ödemem konusunda ısrar etti.Joe insisted on my paying the money.
George benim kız kardeşimle evlendi.George married my sister.
Duşu kapatamıyorum. Onu benim için kontrol eder misin?I can't turn the shower off. Could you check it for me?
Jack yanlışlıkla benim şemsiyemi almış olabilir.Jack may have taken my umbrella by mistake.
Jack, istemediğim halde beni oraya gönderdi.Jack made me go there against my will.
Jack gezisi hakkındaki hikayeleri ile beni sıkıyor.Jack bores me with stories about his trip.
Benim için bir tane ısmarlar mısın?Can you order one for me?
Jim, benim kompozisyonumda bazı dil bilgisi hatalarına dikkat çekti.Jim pointed out some grammatical mistakes in my composition.
Jim son üç haftadır beni akşam yemeğine çıkarmak için çalışıyor.Jim has been trying to take me out to dinner for the last three weeks.
Jim benim evimde kaldı.Jim stayed at my house.
Jimmy genellikle hafta sonları beni görmeye geliyor.Jimmy often comes to see me on weekends.
Jimmy benim onu hayvanat bahçesine götürmem konusunda ısrar etti.Jimmy insisted on my taking him to the zoo.
Jimmy benim onu hayvanat bahçesine götürmem için ısrar ediyor.Jimmy insist on my taking him to the zoo.
Bir müddet beni düzenli olarak ziyaret etmek zorunda kalacaksın.You'll have to visit me regularly for a while.
Benim fermuar yarıya kadar sıkışmış.My zipper stuck halfway up.
Jane benim yeni evimi görmek için yalvardı.Jane begged to see my new house.
Jane benim kadar yaşlı.Jane is as old as I am.
Jane'in bu raketi benim dün aldığımdan biraz daha ağır.This racket of Jane's is a little heavier than the one which I bought yesterday.
Sandra benim harcadığımın iki katı kadar çok harcadı.Sandra spent twice as much as I did.
Tom, beni terk etmiyor musun?Tom, don't you leave me.
Yaz kampında benim gurubumun sorumlusuydu.At the summer camp, she was in charge of the group I belonged to.
Sakura'nın konuşma tarzı beni sinirlendiriyor.Sakura's way of speaking gets on my nerves.
Onu benim için imzalar mısın?Will you sign it for me?
Benim için imzalar mısın?Will you sign it for me?
Şimdi benim sıram.It's now my turn.
Eğer bana ihtiyacın olursa beni ara.Please call me up if you want me.
Lütfen sizin için uygun olduğunda beni arayın.Please call me whenever it is convenient to you.
Beni davet ettiğiniz için çok naziksiniz.It was very kind of you to invite me.
Beni davet ettiğin için çok naziksin.It was very kind of you to invite me.
Beni davet ettiğiniz için size teşekkür ederim.Thank you for inviting me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
beni ile cümle - Sayfa 13 - beni kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App