Mutluluğu pek çok diğer şeyle karıştırmıştım duygusuzluk, yozlaşma ve bencillik gibi.堕落や わがままと取り違えていました ヴァギナモノローグと この旅から
Oksijen elektronları alıp bencillik etmeyi seviyor.Es mag die Elektronen zu horten (aneignen)
Oksijen elektronları alıp bencillik etmeyi seviyor.Lubi przyłączać elektrony.
Oksijen elektronları alıp bencillik etmeyi seviyor.Rád si přivlastňuje elektrony.
Oksijen elektronları alıp bencillik etmeyi seviyor.Ему нравится притягивать электроны.
Oksijen elektronları alıp bencillik etmeyi seviyor.これにもかかわらずこれを共有していることを示しています