bencil ile cümle
bencil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tabii ki onlar onun bencil olduğunu söyler.En este caso, se dice que es autónomo.
Nasıl bu kadar bencil olabilirsin?Come puoi essere così egoista?
Bencil bir kızken sevecen bir kıza dönüşür.In realtà quando si cura è una ragazza di bell'aspetto.
Daima rüzgarın akışına göre davranan, bencil, çıkarcı bir kadındır.Lei è sempre la stessa timida ragazza spaventata della vita stessa.
Bencil, çıkarcı bir karakter olarak resmedilmiştir.È presentato come un personaggio codardo e traditore.
Angelica Pickles çok bencildir.Анжелика Пиклз очень эгоистична.
Çok bencildir.Очень эгоистичный.
Şımarık ve bencil bir kızdır.Стервозная и эгоистичная женщина.
Bencil bir kızken sevecen bir kıza dönüşür.При этом из маленького ребёнка она превращается в юную девушку.
Şakir çapkın bencilin tekidir.Она — Мастер Розыгрышей.
Görevi onun bencilce isteklerini yerine getirmektir.سلوك الآخر هو بسبب رغباته الأنانية.
Bu istisnai hareketin nedeni ise "haksız ve bencil spekülasyonlara bir son vermek için" idi.كان سبب الفاتيكان من اجل هذا التحرك هو " وضع نهاية للتخمين الظالم والطائش."
Her şeyden önce, bencil olmamalıyız.قبل كل شيء، يجب ألا نكون أنانيين.
Başkaları ise onu "bencil, agresif ve kötü ruhlu" olarak tanımladı.Outros descreveram ele como "egoísta, agressivo e miserável".
Bütün bu bencillikler ve yalanlar rahibin insanlığa olan inancını zayıflatır.Essa série de mentiras e decepções abalam a fé do sacerdote na bondade da Humanidade.
Felsefesi ve kitapları kendi bireycilik, rasyonel bencillik ve kapitalizm mefhumlarını vurgular.A filosofia e ficção enfatizam noções de individualismo, egoísmo racional, e capitalismo.
Bu istisnai hareketin nedeni ise "haksız ve bencil spekülasyonlara bir son vermek için" idi.O Vaticano justificou-se sua ação "para pôr fim à injusta e irrefletida especulação."
Çok bencildir.É totalmente egoísta.
Çartizmin başarısızlığına sebep olarak, O'Connor'ın kibri ve bencilliği gösterilmektedir.Na deze teleurstellende prestatie werd het stil rond O'Shaughnessy.
Ben bencil olmak niyetinde değilim.Het is niet mijn bedoeling om zelfzuchtig te zijn.
O çok bencil olduğu için Tom'u bir arkadaş olarak istemedim.Ik zou Tom niet als vriend willen, want hij is erg egoïstisch.
Bencilliği bırak!Ophouden met dat egoïsme!
Halbuki bencilin tekidir.I ona sama odczuwa gwałtowne pożądanie!
Ders bittikten sonra Milo, Oscar ve Bea'ye kendisinin bencil mi olduğunu onlara sorar.Wahała się z odpowiedzią na pytanie, czy ona i Abby były wobec siebie serdeczne.
Görevi onun bencilce isteklerini yerine getirmektir.Jej zadaniem jest odcięcie egoizmu.
Çok bencildir.Jest egoistą.
Kant ve Hobbes gibi bazı felsefeciler insanların doğuştan bencil olduğuna inanmıştır.Podobnie jak Augustyn i Hobbes uważał, że człowiek jest z natury zły.
Georg'in babası onu bencil olmakla suçlar ve sonunda oğlunu "boğulmak suretiyle ölümle" cezalandırıyor.Georgs far anklagar honom för att vara självisk och dömer honom slutligen till "död genom drunkning".
George büyükannesini sevmemektedir çünkü büyükannesi bencil, kötü, aksi ihtiyarın tekidir.Molly tycker inte om sin styvmor, som är småaktig, ytlig och självisk.
Georg'in babası onu bencil olmakla suçlar ve sonunda oğlunu "boğulmak suretiyle ölümle" cezalandırıyor.Батько звинувачує Ґеорґа в егоїзмі і, нарешті, засуджує його до «смерті від утоплення».
Bu plazmidlerin "bencil DNA" yönlerinin bir örneğidir.Це приклад плазмід, як егоїстичної ДНК.
Bana öyle geliyor ki, seninki daha bencil ... bir yaratıcıya ait soru: Neyin yaratıcısı? ...Перед кожним з персонажів твору постає нелегке питання: з ким ти?
Milo, arkadaşlarını kurtarmak için bencilce davranmaması gerek.Ґендо не знає як йому слід поводитися зі своїм сином.
Bu da onu bencil, aşağılayıcı ve kibirli yapmıştır.Від цього їй стає страшно, образливо і соромно.
Bu bakımdan bencil olmak, başkalarını dert etmemek bir yaşam biçimi hâline getirilmelidir.Все це цілком природно, тому боятися подібних відчуттів не варто.
Angelica Pickles çok bencildir.Анжеліка Піклз дуже егоїстична.
Bencil olanlar veya fedakâr olamayanlar ne yaparlarsa yapsınlar aydın olamazlar.Prameny polozapomenutých událostí aneb o těch, co nezapomněli.
Tabii ki onlar onun bencil olduğunu söyler.Obviní ji, že je sobecká ženská.
Şımarık ve bencil bir kızdır.Lstivý a sobecký člověk.
Çok bencildir.Este foarte egoist.
Şakir çapkın bencilin tekidir.Râde prostul de neghiob.
Başkaları, Bart'ı "bencil, agresif ve kötü ruhlu" olarak tanımladı.Maria își găsea soțul "rece, timid și nepăsător".
Bencil bir kızken sevecen bir kıza dönüşür.A fi tânăr este o afacere solemnă atunci când îți pasă de cineva.
O bencil ve hırslıdır.El este egoist și lacom.
Çok bencildir.Az önző.
Bencil ve kendini beğenmişin tekidir.Önző és akaratos nő.
Gretel kardeşinin bu bencilliğine kızmıştır.Vanhemmat suuttuvat Helenalle tämän härkäpäisyydestä.
Bencil ve cimridir, herkesin sinirini bozmayı başarır.Είναι εγωιστής, τσιγκούνης και καταφέρνει να εκνευρίζει τους πάντες.
Tabii ki onlar onun bencil olduğunu söyler.Έχει δηλώσει πως είναι ομοφυλόφιλος.
Oyunbozan bencil bir çocuk gibi davranır.Brincar (Μπρινκάρ)= Παίζω όπως ένα παιδί.
Royal Tenenbaum (Gene Hackman) - Bencil bir avukat ve başarısız bir babadır.Ο Χατζή Ιωάννης (Χάννα) Φάχρη υπήρξε Ελληνοσύριος τραπεζίτης και εθνικός ευεργέτης.
Başkaları ise onu "bencil, agresif ve kötü ruhlu" olarak tanımladı.Andre beskrev ham som "egoistisk, aggressiv og ond-viljet".
Bencil ve cimridir, herkesin sinirini bozmayı başarır.Da er du kold og kan tværtimod frastøde hvem som helst.
Bencildir ve zengindir.Han er selvbevidst og velhavende.
Tom bencil.Tom er egoistisk.
Aynı zamanda da yeryüzündeki en eğlenceli ve bencil kişi.Han var også den mest herlig underholdende og selvopptatte mann på jordens overflate.
Bencil ve kendini beğenmişin tekidir.Han er katolikk og enslig.
Matematikçi Pappus, Apollonius'un, bencil, üne düşkün, kibirli ve gururlu birisi olduğunu yazmaktadır.Nasihat ayahnya adalah supaya Homobonus menjadi pedagang yang jujur, adil, dan ramah.
Bu plazmidlerin "bencil DNA" yönlerinin bir örneğidir.Đây là một ví dụ về plasmid như là phân tử DNA ích kỉ (selfish DNA).
2 kız kardeşi vardır ve onlar da Bonnie gibi bencildirler.Bà ta có hai đứa con gái, và cả hai cũng đều kiêu kỳ, ích kỉ như mẹ của mình.