bencil ile cümle
bencil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ve dua edecekseniz, bu yapabileceğiniz en bencilce dilekmiş gibi görünür.Và nó giống như là lời đề nghị kiêu ngạo mà bạn có thể làm khi cầu nguyện.
Ve dua edecekseniz, bu yapabileceğiniz en bencilce dilekmiş gibi görünür.Και ακούγεται σαν την πιο εγωιστική παράκληση που θα μπορούσες να κάνεις αν ήταν να προσευχηθείς.
Ve dua edecekseniz, bu yapabileceğiniz en bencilce dilekmiş gibi görünür.И просто звучи като най- егоистичната молба, която можеш да направиш ако се молиш.
Ve dua edecekseniz, bu yapabileceğiniz en bencilce dilekmiş gibi görünür.И это звучит как самая эгоистическая просьба, насколько это возможно, если собираешься молиться.
Ve dua edecekseniz, bu yapabileceğiniz en bencilce dilekmiş gibi görünür.І це звучить як найегоїстичне прохання, яке можна зробити під час молитви.
Ve dua edecekseniz, bu yapabileceğiniz en bencilce dilekmiş gibi görünür.וזה נשמע כמו הבקשה הכי אגואיסטית שאפשר לבקש אם אתם מתפללים.
Ve dua edecekseniz, bu yapabileceğiniz en bencilce dilekmiş gibi görünür.وإنها تبدو مثل أكثر الطلبات التي يمكنك طلبها غروراً إذا ما كنت ستصلي.
Ve dua edecekseniz, bu yapabileceğiniz en bencilce dilekmiş gibi görünür.これ以上に利己的な願いはないですよね ところが 詩編の全て その章を読み終えると
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.A lidé si to uvědomují -- a právě z toho žije cynismus.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.As pessoas conseguem perceber isso, o que alimenta o cinismo.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Az emberek megérzik az ilyet, és ez táplálja a cinizmust.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Dan orang-orang dapat merasakannya, dan ini menumbuhkan sinisme.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Det märks, och det göder folks cynisism och likgiltighet.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.E la gente la sente questa cosa, e incoraggia il cinismo.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Et les gens peuvent sentir ça, et ça se nourrit le cynisme.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.In ljudje to zavohajo in to hrani cinizem.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.그리고 사람들은 그걸 알아채곤 냉소적으로 변해갑니다.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Ľudia to ľahko vycítia, a to živí cynizmus.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Ludzie potrafią to wyczuć. To karmi cynizm.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Mensen ruiken dat soort dingen. Dat voedt het cynisme.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Oamenii își dau seama. Și asta duce la cinism.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Und die Menschen riechen das, es führt zu Zynismus.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Và người dân có thể cảm thấy những điều đó, và nó nuôi dưỡng tính hoài nghi cay độc.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Y la gente puede olerlo, y eso alimenta el cinismo.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.Και οι άνθρωποι το μυρίζονται αυτό, και τρέφει τον κυνισμό.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.И люди это чувствуют, и это подкармливает цинизм.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.И хората могат да почувстват това, и то подхранва цинизъм.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.І люди завше це відчувають і це породжує цинізм.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.ואנשים יכולים להריח את זה, וזה מזין לגלוג וציניות.
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.والناس يمكنها ان تشتم هذا النفاق الشعبوي وتواجه دوما بالسخرية
Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor.(拍手)
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.A to mi dává naději, protože lidé nejsou čistě sobečtí.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.Daje mi to nadzieję, bo ludzie się są z gruntu samolubni.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.Dat geeft me hoop want mensen zijn niet puur egoïstisch.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.E questo mi dà speranza perché la gente non è solo egoista.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.És ez reményt ad nekem, mert az emberek nem tisztán önzőek.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.Et ça me donne de l'espoir car les gens ne sont pas purement égoïstes.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.Isso dá-me esperança porque as pessoas não são egoístas, pura e simplesmente.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor."그리고 저에게 희망을 줍니다." "왜냐하면 사람들은 순수하게 이기적이지만은 않기 때문입니다."
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.Şi asta îmi dă speranţă pentru că oamenii nu sunt doar pur şi simplu egoişti.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.Und das gibt mir Hoffnung, weil es bedeutet, dass die Menschen nicht ausschließlich egoistisch sind.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.Và điều đó cho tôi hi vọng bởi vì con người không hoàn toàn ích kỷ.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.Y eso me da esperanzas, porque la gente no es puramente egoísta.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.Και αυτό μου δίνει ελπίδα επειδή οι άνθρωποι δεν είναι αμιγώς εγωιστές.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.Това ми дава надежда, защото хората не са само егоисти.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.Это даёт мне надежду, так как люди не совсем эгоистичные.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.וזה מעניק לי תקווה כי אנשים אינם אנוכיים לחלוטין.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.وهذا يعطيني الأمل لأن الناس ليسوا دائماً أنانيين.
Ve insanların sadece bencil olmadıklarını görmek bana umut veriyor.人々は全く利己的なのではありません。 ほとんどの人々は、狭量さを克服し
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.A namiesto zdieľania peňazí, sa stali sebeckými.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.A namísto sdílení peněz, se stali sobečtí.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.Anstatt Geld zu teilen, wurden sie selbstsüchtig.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.A pénz megosztása helyett önzőek lettek.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.Dan mereka tidak membagikan uangnya dan menjadi egois.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.E em vez de partilharem dinheiro, eles tornaram-se egoístas.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.E invece di distribuire soldi, sono diventati egoisti.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.Et au lieu de partager l'argent, ils deviennent égoïstes.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.În loc să-și împartă banii, au devenit egoiști.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.In plaats van geld te delen, worden ze egoïstisch.
Ve para paylaşmak yerine, bencil oldular.Ja rahan jakamisen sijasta heistä tuli itsekkäitä.