bencil ile cümle
bencil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sürekli kasılması gerekiyor, dolayısıyla her zaman bencil.Il a besoin de se contracter en permanence, donc c'est un organe égoïste.
Sürekli kasılması gerekiyor, dolayısıyla her zaman bencil. Kan damarlarını kendi amaçları için ele geçiyor.Amikor egy tumor beférkőzik az izomszövetbe, nem jut vérhez, nem tud növekedni.
Sürekli kasılması gerekiyor, dolayısıyla her zaman bencil. Kan damarlarını kendi amaçları için ele geçiyor.Jest w ciągłym ruchu, więc samolubnie przejmuje naczynia krwionośne.
Sürekli kasılması gerekiyor, dolayısıyla her zaman bencil. Kan damarlarını kendi amaçları için ele geçiyor.어쩔 수 없이 이기적으로 혈관을 가로채서 쓰는 거에요.
Sürekli kasılması gerekiyor, dolayısıyla her zaman bencil. Kan damarlarını kendi amaçları için ele geçiyor.Пазят си кръвоносните съдове за себе си.
Sürekli kasılması gerekiyor, dolayısıyla her zaman bencil. Kan damarlarını kendi amaçları için ele geçiyor.ולכן הוא כמעט אנוכי, חוטף את כלי הדם לעצמו.
Sürekli kasılması gerekiyor, dolayısıyla her zaman bencil. Kan damarlarını kendi amaçları için ele geçiyor.لذلك فهي أنانيه. تحتفظ بالاوعي الدمويه لنفسها.
Sürekli kasılması gerekiyor, dolayısıyla her zaman bencil. Kan damarlarını kendi amaçları için ele geçiyor.そのために 腫瘍が骨格筋組織へ入って来ても
Sürekli kasılması gerekiyor, dolayısıyla her zaman bencil.Necesita estar contrayéndose constantemente, así que por eso es casi egoísta.
Sürekli kasılması gerekiyor, dolayısıyla her zaman bencil.Ne ha bisogno per contrarsi di continuo, così quindi è quasi egoista.
Sürekli kasılması gerekiyor, dolayısıyla her zaman bencil.Nó cần co lại liên tục, do đó nó có vẻ ích kỉ.
Sürekli kasılması gerekiyor, dolayısıyla her zaman bencil.Precisa de estar sempre a contrair-se, é um órgão egoísta.
Sürekli kasılması gerekiyor, dolayısıyla her zaman bencil.Ze moet constant samentrekken, en is daardoor haast egoïstisch.
Tekrarlıyorum, çünkü "bencillik" çok kınananĐể tôi nói lại nó, bởi vì từ "ích kỷ"
Tekrarlıyorum, çünkü "bencillik" çok kınananFatemelo ripetere, perché la parola "egoismo"
Tekrarlıyorum, çünkü "bencillik" çok kınananLass es mich wiederholen, denn das Wort Selbstsucht
Tekrarlıyorum, çünkü "bencillik" çok kınananدعوني اعيدها، لان كلمة "الانانية"
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Alles was wir zu tun haben ist, unser Ego auf die Seite stellen, unseren Egoismus zur Seite schieben.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Chỉ có một việc chúng ta phải làm là từ bỏ cái tôi của chúng ta từ bỏ chủ nghĩa cái tôi
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Det enda vi måste göra är att få våra egon ur vägen, få vår egoism ur vägen.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Dobbiamo però mettere i nostri ego da parte, il nostro egotismo.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Het enige wat we moeten doen is onze ego's links laten liggen, ons ego achterwege laten
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.우리가 해야 할 일은 우리의 자아를, 자기본위의 이기적인 사고를 버리는 것입니다.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Todo lo que debemos hacer es retirar nuestros egos, deshacernos de nuestro egoismo.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Tot ce trebuie sa facem este sa dam la o parte din cale egoul nostru, dam egoismul la o parte.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Tout ce que nous avons à faire est de repousser nos égos, mettre de côté notre égoïsme,
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Tudo que temos que fazer é afastar do caminho o nosso "ego", afastar do caminho o nosso egoísmo.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Vše, co musíme udělat, je odstanit naše ego z cesty, odstranit z cesty sobeckost.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Všetko, čo musíme spraviť je dostať naše egá z cesty, dostať z cesty náš egoizmus.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Wszystko, co musimy zrobić, to usunąć z drogi nasze ego, usunąć z drogi nasz egotyzm.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Yang kita perlu lakukan hanyalah untuk mengalahkan ego kita. kalahkan egoisme kita.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Το μόνο που οφείλουμε να κάνουμε είναι να παραμερίσουμε το εγώ μας, και να βγάλουμε τον εγωισμό από τη μέση.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Всё, что нам сделать, это убрать наше эго с пути, убрать наше самомнение с пути.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Все, що ми маємо робити - відкинути наше его зі шляху, відкинути егоїзм з нашого шляху.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Всичко, което трябва да направим, е да отстраним егото си от пътя, да отстраним еготизма си от пътя.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.כל שעלינו לעשות הוא לסלק את האגו מעל דרכנו, לסלק את האנוכיות מן הדרך.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.كل ما علينا عمله هو أن نزيح كبريائنامن الطريق. الأنانية من الطريق
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.利己主義を捨てれば良いのです ここにいらっしゃる大部分の方々が
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.Ano, byl egoistický, samolibý, ale dobře věděl, co dělá.
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.Era desde luego un egotista, narcisista, pero el tipo sabía lo que hacía.
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.Era sopra ogni modo egoista, era narcisista, ma quel ragazzo sapeva cosa stava facendo.
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.Er war aussderdem sehr egoistisch, er war narzistisch, aber der Typ wusste, was er tat.
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.확실히 그는 자기중심적이고, 자기도취적이었지만, 자신이 뭘 하는지 아는 놈이었습니다
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.Por todos os parâmetros ele era muito egoísta, narcisista, mas, o cara sabia o que estava fazendo.
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.Wedle wszelkich standartów był on narcystycznym egoistą, ale gość wiedział, co robi.
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.Он был эгоистичным, нарцистичным, но знал, что делал.
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.По всички критерии бил изключително егоцентричен и нарцистичен, но поне знаел какво прави.
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.وبكل المقاييس فقد كان مغروراً جداً، وكان نرجسي، ولكنه كان يعرف جيداً ماذا يفعل.
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.けど、みんな、彼のことを信頼していた。 そして、ナポレオンはさらに有名になった。
Üzgünüm. Çok bencilce davrandım.Je mi to líto, byla jsem strašně sobecká.
Üzgünüm. Çok bencilce davrandım.Съжалявам, бях егоистка.
Üzgünüm. Çok bencilce davrandım.أنا آسفة كنت أنانية جدا
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.A já jsem sobecká environmentalistka.
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.Dan saya merasa saya pecinta lingkungan yang egois.
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.E penso di essere un'ambientalista egoista.
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.És azt hiszem én egy önző környezetvédő vagyok.
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.Ik denk dat ik een zelfzuchtige milieuactiviste ben.
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.I przypuszczam, że jestem samolubnym ekologiem.
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.저는 이기적인 환경주의자입니다
Ve bencil bir çevreci olduğumu sanıyorum.Și bănuiesc că sunt o ecologistă egoistă.